Hatırlarsak ilk kamp döneminde iki İbrahim kavga etmiş ve kamptan kovulmuştu.
İkiside birbirine göre haklıydı. Kovanlarda haklıydı.
Peki sonra verilen demeçler;
*Bu kararın geri dönüşü yok.
*İki oyuncuda satılık listesindedir.
*Üzülmez, Jübile istese bile yapılmayacaktır.
*Sinan Engin önünde kavga edilmiş hatta kendiside hırpalanmıştır.
*Rekor para cezası ile futbolcuların geri dönüş ihtimali bitmiştir.
*Başkan;'Kimse Beşiktaş'tan büyük değildir. İki futbolcuda satılıktır'.
*Özür dileseler bile geri dönüş olmayacaktır.
*Kesinlikle İbrahim defteri kapandı.
Sonuç:
İbrahimler Affedildi...
Aksi bekleniyor muydu? HAYIR...
Yönetim bir kez daha tükürdüğünü yalamıştır.
Soru sormaya devam;
-Kaptan, Delgado ve Nobre bu iki oyuncuya nasıl söz geçirecektir?
-Eğer doğruysa kavga ederken yerlerde sürünen Sinan Engin'in yüzüne İbrahimler nasıl bakacaktır?
-Kulüpte futbolcular birbirleriyle kavga eder yada kuralları çiğnerlerse yönetim neye dayanarak yada neyi örnek göstererek ceza verecektir?
-Hiçbir futbolcu Beşiktaş'tan büyük değildir derken kampın huzurunu kaçırıp kavga eden futbolcular o kadar ceza'dan sonra affedilince nasıl bir davranışta bulunacak?
-Ertuğrul hoca nasıl söz geçirecek?
-Hocanın koyduğu kurallara uymayan bir futbolcuyu kaptanı uyardığında bu futbolcu nasıl bir cevap verecek?
-Futbolcular bundan sonra kurallara ne kadar uyacaklar?
vs.vs.vs.
Küçük bir fıkra ile son verelim;
Ağa ile kahya atlı arabaya binmişler, şehre gidiyorlar.
Ağanın keyiflenesi tutmuş. Ağa kimle keyiflenir, tabii ki kahya ile...
Yolda gördüğü at pisliğini gösterip, seslenmiş kahyaya:
-Bak kahya, demiş, şu pisliği ye, sana şu kadar altın lira vereyim...
Kahya bir pisliğe bakmış bir altın liraları düşünmüş, yutkunmuş, yutkunmuş, para tatlı gelmiş.
-Olur ağa, demiş.
"N'olacak, bir hamlede yutarım." diye düşünmüş. Ve yemiş.
Ağa, altın liraları saymış kahyanın eline.
Sonra, içi içini yemeye başlamış.
-Ulan demiş, durup dururken altın liraları saydık kahyaya. N'olacak, adam yedi işte. Neyi eksildi? Biz de çok mühim bir şey zannettik pislik yemeyi...
Sonra dönmüş kahyaya:
-Ula kahya, demiş, hadi bir pazarlık daha yapalım. Ben yiyeyim şu yolun kenarındaki pisliği, sen o parayı geri bana ver.
Kahya, bakmış, düşünmüş, ağanın pislik yemesi ona keyif vermiyor ama, ağayı kırmak olmaz, nasıl olsa ağa çıkarır bunun acısını kendisinden, iyisi mi ağanın suyuna gitmeli...
-Olur ağa, demiş. Ye vereyim parayı...
Ağa da yutkuna yutkuna yemiş yoldaki pisliği...
Sonra n'olmuş?
Ağa şöyle demiş:
-Bu para benim paramdı, sana gitti geldi, yine benim param oldu. Peki ama biz niye yedik o pisliği?
Bu futbolcular hakkında cezayı verdikten sonra ileri geri konuşan yöneticiler, teknik heyet ve başkan bu affedilme kararını aldıktan sonra neden biz bu şekilde konuştuk acaba diye düşündülermi???
Not:
İbrahimler affedilmelimiydi?
Bence aile içinde olan içeride kalmalıydı. Önüne gelen konuşmamalıydı. Affedilecekse o şekilde affedilmeliydi ama öncelikle konuşulmamalıydı. Ceza verilirken bile reklamı yapılmamalıydı.
Saygılarımla...
Altuğ Aktaş
Galatasaray:1-0:Liverpool
-
We Are Family and Family is Everything (Biz bir aileyiz ve aile her şeydir)
yazarken bir kale arkasında, diğerinde de Liverpool'un dünyaca meşhur
slogan...
21 saat önce


yine döktürmüşsün altuğ abi
YanıtlaSileline sağlık