Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.09.2015

Bu ikili ile olmuyor

Bu ikili ile olmuyor

22 Eylül 2015 12:32


Fenerbahçe derbisi öncesinde Ankara deplasmanında 2 gol atan Beşiktaş 1 puan aldı

Uzun süredir Gökhan Töre'yi ağır bir şekilde eleştiriyor ve bu şekilde oynarsa faydadan çok zararı olur diyordum. Quaresma'nın transferi sonrasında da benzer şeyleri dile getirmiştim ama daha büyük tehlikeyi Gençlerbirliği maçında görmüş olduk.
Bir dönem Sergen – Tümer aynı anda oynarmı tartışması vardı. Şimdi ise bence Quaresma ve Gökhan Töre aynı anda oynayamaz. Aslında oynar ama 60. dakikadan sonra oynarlar.
İlk 45 dakikaya baktığımızda varlık gösteremeyen bir Quaresma, topu kaptırdığında bile yerden kalkmayan Gökhan Töre vardı. Gerçi ilk 45 dakikayı konuşurken Gomez, Olcay, Tosic'i de konuşamız gerekir. Tamamen rakibini çok ciddiye almayan bir Beşiktaş sahadaydı.
İkinci 45 dakikada ise Cenk'in performansı üst düzeydi. Buna en çok sevinen herhalde Fatih Terim olmuştur. Burak Yılmaz'ın sakatlığı sonrasında milli takıma 1. santrafor olarak bu sefer Cenk'i çağıracaktır düşüncesindeyim.
Quaresma'nın oyundan çıkması ile Gökhan Töre daha faydalı olmaya başladı. Gerçi ara ara fabrika ayarlarına dönüp topu kendi içinden geçirmeye, topukla pas vermeye falan çalıştı ama goldeki akıllığını da taktir etmek gerekir. Bir çok santrafor o pozisyonda ofsayta kalırdı.
Şenol Güneş'in yapması gereken çok net bir şekilde ortaya çıktı. Quaresma ve Gökhan Töre yanyana oynayabilmesi için Sosa'yı arkaya atmak faydadan çok zarar getirdi ve yarın bu kadroya Oğuzhan da gelecek. O zaman Quaresma, bu performans ile kenarda kurtarıcı konumunda bekleyecek ya da beklemelidir. Bu performans onun 11'de çıkması için yeterli değil.
Atiba'yı ayrı değerlendirmek lazım. Mersin karşılaşması ile aynı dizilişle başlayan Beşiktaş, aynı istek ve baskıyla başlamadı ama Atiba sahanın her yerindeydi. Hem ileride hem de geride mücadele etti. Çok istekliydi. Necip, Veli ve Tolgay'ın oynamadığı mevkiisinde kendisi takımına çok fazla katkı sağlamaya çalıştı. 80. dakikalarda 3 kişiyi üst üste çalımladı ve hala mücadele etmeye devam ediyordu. Yeteneği daha doğrusu yaratıcılığı tartışılır ama istekli ve hırslı oynaması sonucu taktiri haketti.
TARAFTAR YİNE ŞAHANE
Ankara deplasmanı Beşiktaş için her zaman kendi evinde oynaması anlamına geliyor. Özellikle tribünde 7.000 taraftar olsa bile yaptıkları etki 10.000 taraftardan fazlaydı. Tamamen kendi evinde oynadığını hissettiren ve hakeme, rakibine baskı kuran bir tribün vardı. Koltukları dolduran bütün taraftarları tebrik ediyorum.
Haftaya Fenerbahçe ve sonrasında Avrupa Ligi maçları Olimpiyat Stadında oynanacak. Bu 3 günlük süreç çok önemli bir hal aldı. Bakalım bu puan kaybını Beşiktaş nasıl telafi edecek.
Tüm islam aleminin Kurban Bayramını kutlarım.

Altuğ AKTAŞ
22 Eylül 2015
http://www.fotospor.com/yazi-bu-ikili-ile-olmuyor-195696

DEPLASMAN EV OLDU

Deplasman ev oldu

29 Ağustos 2015 12:32










Mersin deplasmanını sorunsuz geçen Beşiktaş, Antep deplasmanından da 3 puanı aldı.


Son 3 sezona baktığımızda deplasmandan aldığı puanlar ile kendine avantaj yakalayan Beşiktaş, bu sezonda benzer bir görüntü sergileyeceğini gösterdi. Geçtiğimiz sezon rakiplerine karşı deplasmanda 12 galibiyet alan Beşiktaş, şuana kadar çok dişli rakipler ile karşılaşmadı. Gaziantepspor’un bu sezon sonunda oluşacak sıralamada çok yukarılarda olmasını beklemiyorum. Bu kadro ve oyun yapısı ile bu çok zor gözüküyor. Aynı sözler aslında ilk hafta oynadıkları Mersin İY. için de geçerli gözüküyor. Milli maç arası mutlaka takımın toparlanmasına biraz daha yardımcı olacaktır. Hazır olmayan oyuncular takımın içerisine girecek ve tabi sakatlar da dönecek.
TAKIM OLABİLMEK
Bu 3 puan çok önemliydi. Özellikle zorlu Trabzonspor karşılaşmasında alınan mağlubiyet sonrasında 3 puan ile dönüş yapmak ve verilecek olan araya 2 galibiyet ile girmek hem takımın özgüveni açısından hem de bir bütün olabilme adına çok önemliydi. Atılan goller sonrası yaşanan coşku bu takımın artık iyisi ve kötüsüyle, sahada olanı ve olmayanı ile bir takım olduklarını gösteriyor, anlatıyordu. Oğuzhan’ın muhteşem golünden sonra yaşanan sevinç esnasından her oyuncunun gözünde sadece “biz bir takımız” ifadesi vardı.
İNANMIŞLIK ve HIRS BAŞARI GETİRECEK
Cenk Tosun’un penaltı atışında topu eline aldığında inanarak arkadaşlarına dönüp “ben atacağım” demesi ve aynı anda diğer oyuncuların da penaltıyı atmak istemesi tabii ki olumlu sahnelerdi. Çünkü dakikalar 84’ü gösteriyor ve skor sadece 0-1’di. Eğer penaltı kaçar ve sonrasında yenebilecek bir gol maçın kaderini değiştirebilirdi. İşte bu kritik dakikalarda o sorumluluğu almayı her oyuncu istemez ama bizim gördüğümüz sahnede ise bir çok oyuncu penaltıyı kullanmak istiyordu.
Beşiktaş’ta geride kalan üç hafta da, hem takım olabilmeyi başaran bir ekip hem de kendine inanan hırslı bir oyuncu topluluğu gördük. Şenol Güneş ve talebeleri bunu devam ettirebilirse bu takım kısa sürede çok işler yapabilir.
AVRUPA MESAİSİ BAŞLIYOR
Şimdi milli maç arasından sonra önce Başakşehir ile evinde (!) sonrasında da Skenderbeu deplasmanı Beşiktaş adına çok önemli iki maç olacak. Hatta yeni teknik direktörü ile rakip olacak olan Gençlerbirliği deplasmanı da bu iki maçın arkasına eklenirse, milli maç arası ilaç gibi geldi diyebiliriz. Mutlaka eksiklerin tamamlanıp, sakatların bu süreçte takıma katılması gerekiyor.
Son olarak, başta yıllardır kura şanssızlığı yaşayan Beşiktaş olmak üzere çok iyi kura çekmiş olan temsilcilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe’ye Avrupa mücadelelerinde başarılar dilerim. Unutmamak lazım ki alınan her puan hepimiz için çok önemli olacak...

17.08.2015

1000 DEFA TEBRİKLER!

1000 defa tebrikler!

17 Ağustos 2015 11:36








Mersin deplasmanında 5 gollü galibiyet alan Beşiktaş, lig tarihinde 1.000. galibiyetini aldı.




Beşiktaş, daha maçın 10. saniyesinde Cenk ile pozisyona girerek aslında oyunun nasıl olacağını bizlere anlatmaya başlamıştı.
3. dakikada Oğuzhan sahneye çıktı ve çektiği şut korner olmuştu. Korner ise Atiba’nın kafa vuruşu sonrası direkte sonlandı.
Dakikalar 5’i gösterirken yayın sol köşesinden kaleyi yoklayan Cenk, tribünlere “gözünüzü açık tutun” mesajını yollamıştı.
Daha 9. dakikaya geldiğimizde Atiba’nın yüksek mücadelesi sonrasında topu Oğuzhan’a kazandırması ve akıl dolu bir pas ile topun Cenk’le buluşması sadece saniyeler içerisinde olmuş ve Cenk’te önce savunmayı önünden kaydırıp sonrada topu yumuşak bir şekilde kaleye yollayarak artık skoru değiştirmişti.
Buraya kadar anlatılanların tamamı bir kurgudan ibaret değildir. Tamamen dün Beşiktaş’ın ilk 9 dakika içerisinde yaptıklarıdır. Geride bıraktığımız sezon maç başına 5 isabetli şut çeken Beşiktaş, bu sezonun ilk karşılaşmasında daha 9. dakikada 5 şut çekti ve 1’i gol oldu. Özellikle kendi sahasında oynayacağı futbol ile hem seyir zevki yüksek hem de tabelada birden fazla rakamın yazılacağı bir oyun oynayacağının ışığını gösterdi.
ŞENOL GÜNEŞ FARKINI GÖSTERDİ
Kadroya baktığımızda Atiba’nın tek ön libero olması ve hazırlık döneminin yıldızı Oğuzhan ile Cenk’in 11’de olması aslında bir çok şeyi gösterdi. Öncelikle rakibe göre kadro ve taktik kurgusunu sahaya yansıtacağını görüyoruz. Necip ve Atiba ikilisi yerine bu maçta Atiba tek başına yeter ve onun önüne sürekli yer değiştiren Olcay, Gökhan Töre ve Quaresma’yı yerleştirip bir de son 1 aydır çok iyi performans gösteren Oğuzhan’ın sahada olması, aslında Şenol Güneş’in kafasındaki taktiği anlatır gibi oldu.
Önümüzdeki hafta Trabzonspor karşısında benzer bir kadroyla veya taktik ile çıkmayabilir. O maç çift ön liberoya dönebilir. Eleştirilmemelidir.
TÖRE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR
Futbol bir takım oyunu ve o takım 11 kişilik bir takımdır. Taraftar şovu sever, şov yapanı el üstünde tutar. Fakat Gökhan Töre bunu biraz abartıyor veya yanlış anlıyor. Maç sonunda tabelada yazan skoru düşünmeyin ve maç içerisinde Gökhan Töre’nin, top ayağına gelmediği sürece koşmadığı, pozisyon almadığı, rakibini kovalamadığı ve topu kaptırdığında bile oyuna küsmesini görmeye bakın. Hatta yanında rakip olmadığı zamanlarda bu sefer kendi kendini çalımlamaya çalıştığını da unutmayalım.
Yenilen ilk golde Rhodolfo rakibini ofsayta düşürmek için hamle yaptı ve pozisyonu bozdu fakat 1-2 saniye daha öncesine bakalım; taç çizgisinin orada Gökhan Töre topu kafayla indirmeye çalıştı ve rakibine çarpan top için tekrar müdahale etmek yerine elini kaldırıp hakeme itiraz etti. Halbuki sadece 1 metre önünde duran topa hamle yapsa, rakibini bozsa Rhodolfo’nun rakibini nasıl kaçırdığını konuşmayacaktık. İlk yarıda ceza sahası içerisinde ayağına pas atılmadı diye küsüp, arkadaşına el kol hareketi yaparken aslında top 2 metre ötesinden boş bir şekilde geçiyordu.
Orta saha’da Olcay, Oğuzhan, Quaresma, Gökhan Töre, Sosa hatta Kerim ile 6 yetenekli oyuncuya sahip olan Şenol Güneş, bu davranışları devam ederse Gökhan Töre’yi bence ara ara kulübeye çekmelidir. Çift ön libero ve tek forvet ile kurulacak bir kadro düşündüğümüzde sadece bu 6 oyuncunun 3’ü ilk 11 oynayacak…
Sonuç olarak baktığımızda Şenol Güneş ile çehresi değişen bir Beşiktaş görüyoruz. Daha çok kaleyi düşünen ama bunu paslar ile en garanti noktaya ulaşmaya çalışan bir oyun sahaya yansıyor. Bakalım bunu kaç hafta veya kaç rakibe karşı yapabilecekler. Tek ön libero çıkılması, rakibe göre kadro ve taktik anlayışını izleyeceğimizi gösterdi.
Bunların hepsini bir yana bırakırsak, bitmiş olan sezonu 7. sırada tamamlayan ve 90. yılını kutlayan bir rakibe karşı ağır hava şartları altında 5 gol ile alınan 1.000. resmi galibiyetten dolayı bütün kafileyi tek tek tebrik etmek gereklidir…

23.06.2015

Başkanım sen çok yaşa...


BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA...

Futbolumuzun yeni başkanını 25 Haziran günü hep birlikte seçmiş olacağız.


23 Haziran 2015 tarihli yazı: http://www.fotospor.com/yazi-baskanim-sen-cok-yasa-186360

Bu seçimde bizi şaşırtan aslında ortaya çıkan başkan adayları mı?
Yoksa onların yapacaklarını iddia ettikleri vaadler mi?
Ya da şaşırtıcı bir şekilde arkalarına aldıkları destek mi?

Destekler benim aklımı karıştırmaya başladı. Çünkü ilk günden bugüne kadar sürekli TFF’yi, kurullarını ve başkanı yerden yere vuran, istifaya çağıran yöneticiler, kulüpler şimdi aynı yönetimin arkasında olduklarını açıkladılar.
Özellikle Trabzonspor’un Yıldırım Demirören’in arkasında olup, desteklediklerini açıklamış olması, yıllardır iddia ettikleri ve talep ettikleri şampiyonluk kupasından vazgeçtikleri anlamına gelmiyor mu?
Tabi bir de İbrahim Usta’nın da yönetim listesinde olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yeni sezon öncesi flaş transferler daha doğrusu pahalı transferler yapan ve yapmayı hedefleyen Fenerbahçe cephesinde de bir sıkıntı var. Transferlere perde arkasından sponsor olunduğu söyleniyor. Bu isim aynı zamanda Yıldırım Demirören’in yeni yönetimdeki listesinde yer alıyor. Peki Yıldırım Demirören seçilirse, TFF yönetimindeki bir ismin, bir kulübün transferlerinde sponsor olması ne kadar doğru olur?

Beşiktaş’ın destek veriyor olması zaten tam bir fiyaskodur.
Fikret Orman ve yönetimi Beşiktaş’ta göreve geldiği gün ve sonrasında hep eski yönetime hesap soracakları, yapılan hatalar veya yanlışlıklar ile ilgili üzerine gideceklerini söylüyorlardı. Üstelik hararetli atışmalar ve söylemlerde olmuştu.
Peki şimdi o bahsedilen eski Beşiktaş yönetiminin başkanı olan Yıldırım Demirören’in tekrar TFF başkanı olması için nasıl destek veriyor? Acaba TFF seçimini Demirören kaybederse tekrar Beşiktaş yönetimine aday olur diye mi? Bu düşünce neden doğru olmasın ki…

Galatasaray cephesinde ise olay biraz daha farklı gözüküyor. Sonuç olarak Duygun Yarsuvat’ın desteklenmesi doğru bir hamledir. Kulislerden gelen haberlere göre Duygun Yarsuvat’ın, Ulusoy ile birleşebileceği söyleniyor. Bu durumda Galatasaray’ın desteği o cepheye kayabilir.

Sonuç olarak Türk futbolu yine bir başkanını seçiyor.
Başkan ve yeni yönetimin seçilmesinin akabinde, yine kulüp yöneticileri ve başkanları maalesef kendi hoşlarına gitmeyen sonuçlarla karşılaştıklarında TFF’yi istifaya davet edecek ama bir sonraki seçimde yine aynı kişileri destekleyeceklerdir.
Aslında olay çok basit...
BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA!...
Başka söze gerek mi var?
Türk futbolu adına her şeyin daha iyi olması dileklerimle…



29.04.2015

ŞİMDİ SIRA SENDE... GÖSTER GÜCÜNÜ...


ŞİMDİ SIRA SENDE... GÖSTER GÜCÜNÜ...

21.04.2015 tarihli yazı: http://www.fotospor.com/yazi-simdi-sira-sende-goster-gucunu--180476

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. Neymiş, "üç puanlı sistemde herşey olurmuş".



Neymiş, "lig uzun maratonmuş".
Arkadaşım, göz açtık, kapadık her şey bitti. Hangimiz dün gibi hatırlamıyoruz birinci haftayı? Simdi kaldı yedi hafta…
"Haydi kalk ayağa, yürü güneşe"
Göçebe gibi oynadığın o uzun maratonda artik son kulvardasın. Karabük, Gaziantep, Konya ve son maçın Gençlerbirliği. Arada Trabzon ve Galatasaray deplasmanları…

"Sen iste, uçurumlardan atlarız Sen iste, aşkına destan yazarız Sen iste, seninle her şeye varız" Demedin mi?
İste şimdi sıra sende...

Passolig hikayende tutmaz. Çünkü yeterli kombine satıldı. Havalarda güzelleşti, bahar geldi, gönüller kıpırdar oldu. "Tek Aşkın" seni bekler oldu… Uzun lafın kısası; artık senin bahanen kalmadı.

Senin mabedin; bayrağının dalgalandığı yerdir,

Senin evin; icinin ısındığı yerdir.
Sen inandın, sen 27 hafta önce inandın, sen yıllardır inandın, sen doğduğunda inanıyordun... Sen, "neredeysen ordayız biz, ne dağlar engel ne de deniz" demedin mi, Sen, "birlikte yürümenin şerefliliğiyle övünmedin mi?" İste sen, "övünmekte çok haklısın..." İster dördüncü ol, ister birinci ol…

Sen, "sevinmek için sevmedin" Unutma; Simdi sıra sende... Giy formanı, tak atkını, çık sokağa, yürü güneşe... "Bir gün değil, her gün..."

Altuğ AKTAŞ
http://www.fotospor.com/yazi-simdi-s...gucunu--180476

7.05.2009

31. hafta maçlar aynı gün aynı saatte... Peki Haftaya???


Türkiye Futbol Federasyonu, ligde herhangi bir şike söylentilerine yer vermemek için hem düşme hattını ilgilendiren hem de Şampiyonluğu ilgilendiren bütün maçları aynı saatte başlatma kararı aldı.

31. Hafta oynanacak olan Kayserispor Gaziantepspor arasında oynanacak maç dışında bütün maçlar aynı gün ve aynı saatte başlıyor.
Buraya kadar herşey çok doğal ve normal.
Maçlar oynanacak ve bitecek.
ve sonra 32. hafta maçları gelecek....
Federasyon hafta içinde maçların saatlerini ve günlerini duyuracak. Her sene olduğu gibi bu senede Şampiyonluk yolunda ki takımlar aynı saat ve günde oynamaya devam edecekler.
Bakalım 32. Hafta fikstüründe hangi takım nerede kimle oynuyor:

32. haftada Beşiktaş, Ankaragücü’ne, Sivasspor ise Hacettepe’ye konuk olacak. Hem Hacettepe hem de Ankaragücü’nün maçlarını suni çimle kaplı olan 19 Mayıs stadında oynuyor.
Bitmedi,
15-17 Mayıs tarihleri arasında Bank Asya 1. Lig'de play-off maçlarının Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacak olması da aslında Futbol Federasyonu'nunu karar almakta epey zorlayacak gibi gözüküyor.
Sanırım önümüzde iki seçenek yer alacak;
İlk seçenek Bank Asya 1. Lig play-off maçlarını hafta içine kaydıracak.
Diğer seçenek de Beşiktaş ve Sivasspor'un maçlarının cumartesi ve pazara bölünmesi, yani farklı günlerde, aynı statta oynatılması...

13 Mayıs Çarşamba İzmir'de Fortis Türkiye Kupası Finali olduğu için muhtemelen Beşiktaş'ın lig maçı pazar olacaktır. Bu durumda da Sivasspor Cumartesi oynayacak gibi gözüküyor.

Acaba o zaman Şaibe olmayacak mı?
Stat değişikliği de yapılabilir ama o zaman da ev sahibi takımlardan birinin avantajı elinden alınmış ve deplasman takımına verilmiş olacak. Sonuç olarak suni çime oynamakta alışık olan takım ev sahibi takımlar...

Ben Futbol Federasyonu görevlilerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Çünkü ne karar alırlarsa alsınlar diğer taraf eleştirecektir...

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12386

Lig TV 31. Hafta tam 6 maçı CANLI yayınlayacak

Ligde son viraja girmek üzereyken hem ligin dibi hemde zirvesi kaynıyor. Bunun üzerine Lig TV de canlı yayın sayısını arttırdı.

Şansal Büyüka, Salı günleri yayınlanan Dobra Dobra programında bile kaç maçı canlı yayınlayacaklarını net olarak açıklayamıyorken ilerleyen haftalarda maçların önemine göre 8 maç bile canlı yayınlayacaklarını üstü kapalı olarak söylemişti.
Son dakika gelişmesi olarak yapılan açıklamada Turkcell Süper Lig de 31. hafta oynanacak tam 6 maç canlı yayınlanacağı duyuruldu.
Bunun yanı sıra maçların başlama saatinden 2 saat önce maç önü programı başlayacak ve stüdyoda Teknik Direktörler ile birlikte 8 stattan canlı yayın yapılacak.

İşte Canlı yayınlanacak maçlar:

GENÇLERBİRLİĞİ - HACETTEPE
SİVASSPOR - BÜYÜKŞEHİR BLD
ANKARASPOR - BEŞİKTAŞ
FENERBAHÇE - DENİZLİSPOR
GALATASARAY - ANKARAGÜCÜ
KOCAELİSPOR - TRABZONSPOR

Ayrıca 8 maçta Lig Radyo ve Alem FM'den canlı yayınlanacak.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12374

16.04.2009

Turkcell Süper Lig 28. hafta cezalı listesi

Turkcell Süper Lig 28. hafta cezalı listesi Türkcell Süper Lig de 17-18-19 Nisanda oynanacak olan maçların cezalı listesini hazırladık.
KIRMIZI KARTLAR
Meye (Ankara)
Ali Zitouni (Antalya)
Semih Şentürk, Lugano (F.Bahçe)
Arda Turan, Emre Aşık (G.Saray)
Selçuk Şahin (Hacettepe)

SARI KART CEZALILARI
Sercan Yıldırım (Bursa)
Koray Avcı (G.Birliği)

NOT: Galatasaray-Fenerbahçe maçı sonrasında PFDK'ya sevk edilen 6 oyuncunun durumu daha netleşmemiştir.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10244

2.04.2009

Ateşi olmayan Cehennem


Ateşi olmayan Cehennem

Skor sonrası yazı yazmak yerine spor sonrası yazı yazmayı tercih eden biri olarak; Türkiye A Milli takımımızın, özellikle İspanya ile oynadığı 2 maç ile ilgili dikkat çekmek istediğim bazı noktalar var.

Semih oyundan alınır mıydı, Gökdeniz ve Fatih Tekke nerede, Emre’ye bu kadar katlanılır mıydı, Nihat neden 11’de başladı, Batuhan mı kurtaracak bu takımı gibi bir çok şeyi maçtan sonra yazmak çok kolay ama biraz daha dikkatimizi başka yönlere çekmeliyiz;


-Sponsored by Cehennem…

Hep dedik ki; Ali Sami Yen CEHENNEMİ…

Allah düşmanımıza böyle cehennem göstermesin!

Sponsorlar ile neredeyse tribünlerin yarısını dolduran futbol severlerimiz açıkçası neredeyse tamamen tiyatro izler gibiydi. İspanya’da oynanan maç sonrasında Kadıköy, İnönü, Sami Yen gibi atmosferlere cehennem demeyelim, burası gerçek cehennem dendi ama sorarım bu sözleri eden büyüklerime; 90 dakika çalan kornalar olmasaydı acaba İspanya’nın neresi cehennem olurdu?

Dönelim bizim cehennemimize… İspanya’nın milli marşını ıslıklamak dışında ne yaptı? Tabi unutmamak lazım birde saygı duruşunda çıt çıkmadı.

Kendi Milli takımımızın taraftarını oluşturmamız lazım. Bir Hollanda gibi her yer turuncu, bir Avustralya gibi her yer sarı, bir İtalya gibi her yer lacivert olduğu gibi bizimde tribünlerimiz tamamen kırmızı olmalı.

Acaba kaç taraftarımızın evinde Milli takım forması var? Bizim Milli takımımızın formalarının satışı bile yakın zamana kadar her yerde yapılmıyordu…

Böyle bir taraftar olgusu varken nasıl bir cehennemden söz edilebilirdi ki?

Efes Pilsen özellikle son 1 senedir bazı maçlardan önce stada gelen taraftarlara forma dağıtarak bu olguyu oturtmaya çalışıyor ama sanırım anlayana…

Halbuki 18 takımında tribün liderleri ile bir araya gelip bir toplantı yapılsa. Bu toplantıyı ister federasyon aracılığıyla ister kendi kendilerine organize olacak şekilde gerçekleştirseler. Bütün bu taraftar topluluklarının belli bir tecrübesi, yeteneği ve belli bir ekibi var. Hepsi 100 kişilik ekip çıkarsa en az 1000-1500 kişilik bir ekip toplanmış olur. Zaten İstanbul’da ki 3 büyüklerin toplulukları biraz daha kalabalık gelir ve bu sayı 5.000’e çok rahat çekilir. Bir tribünü yönlendirmek ve tabiri caizse gaza getirmek için 5.000 rakamı bence çok ama çok fazladır hatta 1.500 kişi bile yeterli bir sayıdır.

Bunların kendi içlerinde koordinasyonları ile gerçekten bir Türkiye cehennemi oluşturulsa fena mı olur? Bizde içeriye korna sokmak yerine yüreğimizle, ciğerimizle sahayı rakibe dar etsek, ıslıklarımızla hakem düşen oyuncumuza kalk kalk diyecekken dönüp rakibe sarı akrt gösterebilse fena mı olur?

Dedim ya; sponsored by cehennem… biz böyle devam edersek cehennem sadece bizim tribünlerin sponsoru olur…

-Sabri ortalasa, Batuhan indirse, Nuri vursa ne olacaktı?

Herkesin ağzında, Arda çıkar mıydı, Nihat neden ilk 11 başladı, Semih niye çıktı, Emre’nin ne işi var, Batuhan mı kurtaracak bu takımı, Batuhan ne yaptı ki milli takımda, 87de mi Nuri girip kurtaracak gibi ve benzeri yorumlar yapıldı.
Peki ben sorarım sizlere;
Semih, bu takımın formasını giymeden önce bu kadar başarılı olacağını bilebiliyor muyduk? Arda, Manisaspor’a kiralandıktan sonra bu kadar büyük bir çıkış yakalayacağını biliyor muyduk? Nihat, Beşiktaş’ta sağ açık oynatılırken İspanya da forvet oynayacak diye düşünüyor muyduk? Bunların hepsinin cevabı basit; HAYIR…

O zaman bu Batuhan’ın bu Milli takımda oynamayacağını nereden biliyoruz?

Keşke Sabri sağdan ortalasaydı, Batuhan kafasıyla Nuri’nin önüne indirseydi ve Nuri’de çok düzgün bir vuruş ile kaleciyi bir köşeye topu bir köşeye yollasaydı bu eleştiriler yapılacak mıydı?

Yaklaşık 10 ay önce kırmızı herhangi bir şeyi üzerimize giyip göğsümüzü gere gere sokağa çıkmamızı sağlayan bu Nihat, Emre, Semih hatta ve hatta Volkan değil midir?

Batuhan, oyuna girdi diye o kadar eleştirildi ama hiç dikkat edildi mi kaç tane top indirdi, rakibi rahatsız etti. Bir pozisyonda defansı çaktırmadan kalecinin üzerine doğru itti ve ikisi de yere düştü topta boşta kaldı. O pozisyon gol olsa Batuhan’ı hangi şekilde eleştirecektik?

Batuhan’ı her platformda eleştiren ve hatta belki açıklanmaması gereken özellerini açıklayan biri olarak futbolunu asla eleştirmem, her zaman arkasında dururum çünkü bu çocuk geleceğimiz olacaktır… Bu takımda da forma giyerek bunu başaracaktır. Rooney 17-18 yaşında forma giyiyorsa bizimde o yaşta oynatacak yeteneğimiz olmalıdır…

-Penaltı hangi köşeye atıldı?

Deli İbrahim topu eliyle kestikten sonra hakem penaltı noktasını gösterdi. Peki biz bu penaltıyı izleyebildik mi? Bu kadar rezalet bir maç yayını sanırım 1980 li yıllarda (!) izlemiştim…

Daha penaltının bile hangi köşeye ve nasıl atıldığını göremedik. Zaten penaltı köşeye değil, kalenin tam ortasına atılmıştı ama bunu uzun süre göremedik.

Maç içinde istatistik yayınlıyorlar. Çok güzel ve bizi bilgilendirici ama neden neredeyse ekranın 1/4ü kadar ve neden o kadar uzun süre ekranda kalıyor.

Artık neredeyse Avrupa’nın bütün liglerini canlı izleyebiliyoruz ve bir istatistiğin nasıl yayınlanacağını teknik ekip olarak öğrenemiyoruz.

Reklam konusuna ise hiç girmemek lazım… Reklam içinde maç izlediğimiz bir yayın oldu. Bu kriz döneminde bu kadar reklam almaları yayıncı kuruluş için gerçekten çok iyi ve belki bu kadar reklam almaları da çok iyi bir başarı ama yayın açısından baktığımızda çok büyük başarısızlıktır. Halbuki X kanallar gibi reklamı girdiklerinde görüntüyü küçültseler çok daha verimli olurdu.

A Milli Futbol Takımımız Afrika’ya gidecektir. Buna bütün Futbolseverler olarak inanmamız lazım. Eleştirmek yerine yapıcı olmamız lazım. İşte o zaman Afrika’ya gideriz…

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=8776

13.03.2009


Turkcell Süper Lig cezalı listesi
Türkcell Süper Lig de 13-14-15 Martta oynanacak olan maçların cezalı listesini hazırladık.

Kırmızı Kartlar
Elsaka (Eskişehir)
Volkan Demirel (F.Bahçe)

Sarı Kart Cezalıları
Bekir İrtegün (G.Antep)
Orhan Şam, İbrahim Şahin (Hacettepe)
Marcin Kus (İst.BŞB)
Mehmet Topuz (Kayseri)
Serdar Topraktepe (Kocaeli)
Abdurrahman Dereli (Sivas)

Disiplin Cezası
Emre Belözoğlu (Fenerbahçe)
Bülent Uygun (Sivasspor)

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=6365

5.03.2009

Tartışan futbolcuya kol kola girme cezası

Zonguldakta oynanan Yıldızlar Play-Off karşılaşmasında, daha yaşları 15i bile bulmayan futbolcuların birbirlerine sert girmesi sonrasında, hakem bu futbolcuların birbirlerine sarılarak bekleme cezası verdi. Peki İl hakem kurulu başkanı ne yaptı: Hakemden savunma istedi....
ZONGULDAK’ta, Kilimli Belediyespor ile Erdemirspor arasında oynanan Yıldızlar Play-Off karşılaşmasının hakemi Ömer Tekcan, birbirlerine sert giren ve ardından tartışan iki futbolcuyu saha dışına çıkarıp, 10 saniye kol kola girerek durma cezası verdi. Hakem Tekcan, amacının yaşları küçük olan oyunculara, futbolun kardeşlik olduğunu öğretmek ve aşılamak olduğunu söyledi. İl Hakem Kurulu Başkanı Erol Pesen ise, bu tür bir uygulamanın resmi maçlarda olamayacağını belirterek, hakemin savunmasını isteyeceklerini açıkladı.
Yıldızlar Play-Off karşılaşmasında Kilimli Belediyespor ile Erdemirspor, dün Fener Sahası’nda karşılaştı. Maçın 62’nci dakikasında Kilimli Belediyespor’dan Yasin ile Erdemirspor’dan Barış, ikili mücadele sırasında birbirlerine sert girdi ve tartışmaya başladı. Bunun üzerine oyunu durduran hakem Ömer Tekcan, iki oyuncuyu saha dışına çıkararak, 10 saniye boyunca kol kola girerek durma cezası verdi. Karşılaşma devam ederken, yüzleri saha içine doğru dönük şekilde yan yana gelip kol kola giren iki futbolcu, 10 saniye sonra hakemin düdük işaretiyle yeniden oyuna dahil oldu. Hakemin ilginç cezası, futbolcular ve seyirciler tarafından şaşkınlıkla karşılandı.

‘AMACIM FUTBOLUN KARDEŞLİK OLDUĞUNU ÖĞRETMEKTİ’
Kilimli Belediyespor’un 3-1 üstünlüğüyle sona eren maçın ardından konuşan hakem Ömer Tekcan, futbolun kavga değil, kardeşlik olduğunu söyledi. Yıldızlar Playy-Off’da mücadele eden futbolcuların ilköğretim ve lise düzeyinde olduğunu hatırlatan Tekcan, şöyle dedi:
“Bunların bir çoğu futbolu yeni yeni öğrenen çocuklar. Bu çocuklar eğer bu yaşta birbirlerine sert girer ve böyle davranırlarsa, ileride neler yapmazlar. Ben de, rakip iki futbolcunun birbirlerine faullü girdiklerini ve sonrasında tartıştıklarını gördüm. Belki kartlık bir pozisyon değildi ama, onlara futbolun kardeşlik olduğunu öğretmek ve aşılamak için saha dışına çıkarıp böyle bir ceza verdim. Bu onlara bir ders oldu.”
Karşılaşma sonunda Erdemirspor antrenörü Ahmet Uzun’un soyunma odasına gelerek kendisini tebrik ettiğini belirten Tekcan, “Erdemir antrenörü, ‘Zonguldak ve Türk futbolunun sizin gibi eğitici hakemlere ihtiyacı var. Yaptığınız uygulama örnek bir uygulamaydı. Keşke bütün hakemler sizin gibi olsa’ dedi. Bu yaştaki çocuklara önce fair-play ve centilmenlik ruhunu öğretmeliyiz” diye konuştu.

SAVUNMASI İSTENECEK
İl Hakem Kurulu Başkanı Erol Pesen ise, bu tür bir uygulamanın resmi maçlarda olamayacağını belirterek, şöyle konuştu:
“İyi niyetle de olsa yapılmaz. Kurallar ne ise o uygulanmalı. Hakemin saha dışına çıkararak futbolculara böyle bir ceza vermesi yanlış bir karar. Hakem arkadaşın bu konuyla ilgili savunmasını isteyeceğiz.”
http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=5345

Fortis Türkiye Kupası saçmalığında Finale az kaldı...


Beşiktaş ve Fenerbahçe, rakiplerini 3-1lik skorlar ile geçti ve finale yaklaştılar.

Öncelikle Fortis Türkiye kupasının statüsünü hazırlayan ve hala ses çıkarmayan bütün yetkilileri tebrik ediyorum.
UEFA'nın yapmış olduğu UEFA kupası statü değişikliğinden sonra daha test bile edilmeden hemen alıp kendi ülkemizde kupamıza monte etmemizin sorunlarını yaşamaya devam ediyoruz.
İlk turu 3-4 Eylül'de oynanan Fortis Kupası'nın ikinci turu 24 Eylül de oynandı ve gruplu tura geçildi.
İlk maçlar 29-30 Ekim de oynanırken, ikinci maçlar 11-12 Kasım da oynandı.
Üçüncü maçlar 6-7 Ocak da oynanırken, dördüncü maçlar 10-11 Ocak da oynandı.
17-18 Ocak'ta da son maçlar oynandı.
Çeyrek Final maçları 27-28 Ocak ve 4-5 Şubat da oynandı.
O kadar muhteşem bir kupa statümüz vardı ki 1 hafta içinde 2 maç yaptıktan sonra diğer maçı 1 ay sonra oynuyordu takımlar.
Yarı Final maçları ise tam bomba bir fikstür ile hazırlanmış.
3-4 Mart'ta oynanan ilk maçların rövanşı 22 Nisan da oynanacak.
Ben futbolcu olsam yaklaşık 1,5 ay sonra rövanşa çıktığımda ilk maçın skorunu unuturum. Acaba futbolcular, taraftarlar rövanş maçlarına nasıl konsantre olabilecekler?
Bu fikstürü yapan yetkililer neye dayanarak bunu yaptılar? Kupa maçları 3 gün arayla oynanırken bir yarı final müsabakasının rövanşı 1,5 ay sonra nasıl olabiliyor? Fransa, Almanya, İngiltere gibi ligler tek maçlı statü ile kupalarını oynatırken acaba bizim yaptığımız bu statü mü doğru?
UEFA Kupası bile yanlışını fark etti ve statüyü değiştir. Acaba bizde hemen yeni statüyü kopyalayacak mıyız?
Yarı Final maçlarının rövanş tarihlerinin bu kadar uzak olmasının nedeni için Avrupa Kupaları tarihleri ve Milli maçların takvimlerinin birbiriyle kesiştiği için diye bir savunmaya geçilebilir ama sorarım; Sivasspor, Fenerbahçe, Beşiktaş, Ankaraspor’un hangisi bu Avrupa Kupaları takviminde kendilerine yer buluyor?
Bu durumda yapılması gereken, Çeyrek Final’de Avrupa Kupasında oynayan takımın elenmesiyle fikstür yeniden düzenlenebilirdi.
Bu düşünce ile bakıldığında rövanş maçları 11 ya da 18 Mart’a çekilebilirdi.
Peki bunu düşünen oldu mu acaba?

Tek sorun tabi ki Yarı Final Rövanş maçları değildi. Çeyrek Final eşleşmeleri bile rezalet denebilecek kadar kötü bir şekilde organize edilmişti. Grup turunda Beşiktaş 1. olurken Antalyaspor aynı grupta ikinci olmuştu ve Çeyrek Final’de de eşleştiler. Aynı şekilde Fenerbahçe de bulunduğu grupta 2. olan Bursaspor ile eşleşmişti.
7 Ocak tarihinde grup turunda karşılaşan Fenerbahçe ve Bursaspor, 28 Ocak ve 5 Şubat’ta da Çeyrek Final maçlarını yaptılar. Yani 1 ay içinde tam 3 kere Fortis Türkiye Kupasında karşılaştılar. Ama Fenerbahçe Yarı Finalde ki rakibi Sivasspor ile 1,5 ayda anca 2 kere karşılaşabilecek.

Fortis Türkiye Kupası statüsü tam bir rezalettir. En kısa sürede bir çeki düzene geçilmelidir. Fortis Türkiye Kupası, Avrupa Kupalarına katılamayan diğer takımlar için bir kapı olmalıdır ve aynı zamanda Anadolu takımlarının taraftar ve yetkilileri sadece televizyonda izleyebildikleri oyuncuları kendi statlarında ağırlayabiliyor olmalı, onlar İstanbul, Sivas, Trabzon’a gitmemeli. Mevcut statüde bu olamamaktadır.

En kısa sürede aksaklıkların giderilmesi gerekmektedir. Yoksa her sene grupta karşılaşan takımlar tekrar karşılaşmaya devam edecektir. Eğer bu statü değişmeyecekse o zaman gruplardan sadece 1. olanlar Yarı Final’e yükselmelidir. Zaten bir nevi şuan ki mevcut statüde de bu olmaktadır. 1. ve 2. ler birbirleriyle tekrar oynamaktadır. Aynen bir Play Off gibi... Aslında bu sayede 2 maçlık fazlalıktan kurtulmuş olunur….

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=5332

23.02.2009

21. Haftanın ardından Turkcell Süper Lig

Sevgili Global Spor okurları,
Bu haftaya damga vuran olaylara baktığımızda açıkçası gözümüze bir kaç not çarpıyor ve ilk yazımı da buna göre yazacağım.

Öncelikle Trabzonspor’un aldığı yenilgiyi konuşmak gerekirse belki de bir çok Türk futbolunu takip eden kişiye göre sürpriz değildi.

Çünkü bir zamanlar birlikte çalışan Mesut Bakkal ve Ersun Yanal’ın farklı takımlarda karşı karşıya gelmeleri genelde Ersun Hoca’nın yenilgisiyle sonuçlandı.

Bu haftanın bir başka dikkat çeken sonucu ise Fenerbahçe’nin mağlubiyetiydi.

Aslında bu sonuç beni şaşırtmadı. Nedeni ne geldiğimizde çok basitti,

Türkiye’nin ilk suni çim’i neredeydi? Fenerbahçe Dereağzı tesislerinde.

Fenerbahçe, bu tesislerde ne kadar idman yaptı? Benim bildiğim kadarıyla hiç…

Fenerbahçe dışında kalan diğer 3 büyük takım Ankara’da maç yapacağı zaman 1 gün daha erkenden gidip o sahada idman yapıyor ve zemine alışmaya çalışıyor. Yada Ersun Yanal’ın yaptığı gibi bütün hafta halı sahada idman yapıyorlar ama Fenerbahçe, bir başka deplasmana gider gibi standart yolculuğunu ve idmanını yaparak hazırlanıyor ve yolculuk ediyor.

Asıl can alıcı soru ise, Fenerbahçe bunları yaparken acaba hiç suni çimde oynadığı lig maçını kazandı mı? Benim hatırladığım kadarıyla hayır…

Fenerbahçe, bir önce ki hafta 7-0 gibi şok bir galibiyet almıştı, herkes ayaklanmış ve süper Fenerbahçe demeye başlamıştı. Ama asıl nokta unutuluyordu; Fenerbahçe, İlhan Cavcav’ın takımı olan Hacettepe’ye fark atmıştı. Bir sonra ki maçı ise yine İlhan Cavcav’ın olan ve 7-0 yenilen takımın abisi diye nitelendirebileceğimiz Gençlerbirliği idi.

Bunları alt alta topladığımızda yenilgi aslında hiçte şaşılmaması gereken noktaydı.

Herkesi şaşırtan asıl sonuç Galatasaray’ın rakiplerinin puan kaybından sonra kendi sahasında 5 gol ile bozguna uğramasıydı. Baktığımızda bu maça Taner’in damga vurduğunu görebiliyoruz. Şimdi bütün spor programları Taner’in gol vuruşunu ve muhteşem özelliklerini tartışacak. 2008-2009 sezonunda toplam 15 gol atan Taner, aslında bu gollerin 5’ini Galatasaray’a, 1’er golünü de Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’a attı. Peki attığı bu 15 gol’ün kaçı ne kadar değerliydi?

Galatasaray’a 4-1 yenildikleri maçta 1 gol, Fenerbahçe’ye 3-2 yenildikleri maçta 1 gol, Ankaragücü’ne penaltıdan atarak maçı 1-1’e taşıdı, Beşiktaş’a 5-2 yenildikleri maçın ilk golü, Konyaspor’u 3-0 yendikleri maçın son golünü 90. dakikada, Trabzonspor’a 2-1 yenildikleri maçta 1 gol, Gaziantepspor karşısında 5-1 yenilirken dakika 80’de attığı 1 gol, Hacettepe’yi 4-0 yendikleri maçta skor 1-0 ken attığı 2 gol, tabi son olarak Galatasaray’ı 5-2 yendikleri maçta attığı 4 gol.

Galatasaray maçını saymaz isek Taner Gülleri’nin attığı gollerin hangisi takımına puan getirmiştir acaba? Bence bir Ankaragücü maçını sayabiliriz. 10. dakikada yedikleri gole hemen 13. dakikada penaltı atışı ile beraberliği yakaladı ama bu golünde penaltı olduğunu düşünürsek belki de anlam olarak önemli olan sadece Hacettepe maçında ki golleri diyebiliriz. Hem sıralamada rakibi olan takım ile oynadıkları maç 1-0 devam ederken 2 tane gol atarak maçı kopartıyor hem de rakibinden puan çalarken hem de takımına puan kazandırıyordu.

Taner Gülleri, çok iyi vuruş tekniğine sahip ve yetenekli olması bir kenara, bugün ve ilerleyen günlerde bütün spor programlarında kendisini överken aslında rahat olduğu maçlarda gol attığını da unutmadan dile getirilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak Skibbe ve Bülent Korkmaz’a değinmek gerekirse bence Galatasaray yönetimi Skibbe’den önce Adnan Sezgin’i göndermeliydi diye düşünüyorum. Florya da bütün huzursuzluğu çıkartanın Adnan Sezgin olduğu her olaydan sonra dile getiriliyor. O zaman birde onun yetkilerinin daraltılması yada gönderilmesi denenmelidir. Sonuçta Galatasaray camiasının içini tam olarak bilmeyen biri olarak fazla yorum yapmak benim haddim tabi ki olamaz ama uzaktan görünen budur.

Skibbe’nin gönderilmesi geç kalınmıştır. Tek bir şey söylemek gerekirse takım ile şuana kadar yaklaşık 30 maça çıktığını düşünürsek ben toplasak 5 defa üzerinde sarı-kırmızı renkler olan bir kıyafet görmüşümdür. Evet belki biraz küçük ve belki saçma bir ayrıntı olabilir ama taraftar gözlüğü ile bakıldığında biraz mide bulandırıcı bir olaya dönüşebiliyor. Aynen bir hoca yada oyuncu geldiğinde boynuna takımın renklerinde bir atkının geçirilmesi gibi bir mantık ile düşünülebilir.

Bülent Korkmaz ise kulüpten küs ayrılmıştı. Jübile bile yapmamıştı. Bunun üzerine bir çok açıklamasında kırgın olduğunu ve sinirli olduğunu dile getirmiş ama her fırsatta da bir şekilde sarı kırmızılı kulüpte görev alacağını dile getiriyordu. Yeni ve genç bir hoca için bence eleştirmek yerine destek olunmalıdır. Türk futbol’u bu hamleleri hak ediyor. Belki Kalli ile çalışıyor olması yetkileri açısından kafamızda soru işaretleri oluşturabilir ama yönetim ve taraftar biraz sabırlı olursa bence Bülent hoca’ya biraz şans verilerek başarılı olabileceğini düşünüyorum. Geçmişte çalıştırdığı kulüplerde genelde başarısız olmuş denecek kadar kötü bir performans sergilemiş olsa bile o takımların bütçeleri ile Galatasaray’ın bütçe ve kadrosu tartışılmamalıdır. Tabi bide özellikle Galatasaraylılık ruhunu aşılayabilecek hırslı ve artık takım için sembol olmuş bir isim olması kesinlikle avantajıdır.

İyisi kötüsüyle bir haftayı daha bitirdik.

Şimdi gözler Fenerbahçe-Sivasspor maçında olacak. Sivasspor, galip gelir ise haftaya belki de Aragones’in gönderilmesi ile ilgili yazı yazıyor olabiliriz.

Saygılarımla

Altuğ AKTAŞ


www.GlobalSpor.com dan alıntıdır.

18.02.2009

Fortis Türkiye Kupası Yarı Final Eşleşmeleri

Ankaraspor - Beşiktaş 4 Mart Çarşamba
Fenerbahçe - Sivasspor

Rövanş tarihi 22 Nisan...

Maç tarihleri 1 gün kayabilecek.

12.02.2009

Fenerbahce Hacettepespor maçı ile ilgili bilgiler

FENERBAHÇE - HACETTEPESPOR

Fenerbahçe, maç başına 1,7 gol atıyor - 1,1 gol yiyor,
Hacettepe, maç başına 0,6 gol atıyor - 1,7 gol yiyor,
Fenerbahçe, 34 puan topladı - Hacettepe, 11 puan topladı,
Fenerbahçe, son 5 maçında 2 galibiyet, 2 beraberlik aldı - 8 puan topladı,
Hacettepe, son 5 maçında 2 beraberlik aldı - 2 puan topladı,
Fenerbahçe, evinde oynadığı son 5 maçında 3 galibiyet, 2 beraberlik aldı - 11 puan topladı,
Hacettepe, deplasmanda oynadığı son 5 maçında 1 beraberlik aldı - 1 puan topladı,
Fenerbahçe, evinde 23 puan topladı - Hacettepe deplasmanda 3 puan topladı,
Fenerbahçe'nin sahasında iki takım arasında oynanan son 5 maçta;
1 maçı Fenerbahçe kazandı, 4 maçı Hacettepe
İki takım arasında son 2 senede oynanan maçlarda;
Fenerbahçe'nin 1 galibiyet, Hacettepe'nin 1 galibiyeti var, 1 maç berabere bitti.

Bu maçın istatistiki olarak olası sonucu:
%54 Fenerbahçe kazanır,
%20 Berabere biter,
%26 Hacettepe kazanır,
%67 Alt biter,
%33 Üst biter.

İstatistikler sonucu ortaya çıkan Globaliddaa.com tahmini:
9 güvenle Fenerbahçe kazanır @1,17
%52 ihtimalle üst biter
2 güvenle üst biter @1,60

Antalyaspor Galatasaray maçı ile ilgili bilgiler

ANTALYASPOR - GALATASARAY

Antalyaspor, maç başına 1 gol atıyor - 1,4 gol yiyor,
Galatasaray, maç başına 2,2 gol atıyor - 1,2 gol yiyor,
Antalyaspor, 19 puan topladı - Galatasaray, 37 puan topladı,
Antalyaspor, son 5 maçında 2 galibiyet, 1 beraberlik aldı - 7 puan topladı,
Galatasaray, son 5 maçında 3 galibiyet, 1 beraberlik aldı - 10 puan topladı,
Antalyaspor, evinde oynadığı son 5 maçta 2 galibiyet, 3 beraberlik aldı - 9 puan topladı,
Galatasaray, deplasmanda oynadığı son 5 maçında 3 galibiyet, 1 beraberlik aldı - 10 puan topladı,
Antalyaspor, evinde 10 puan topladı,
Galatasaray, deplasmanda 14 puan topladı,
Antalyaspor, evinde oynadığı son 5 maçta, 2 galibiyet, 3 beraberlik aldı,
Galatasaray, deplasmanda oynadığı son 5 maçta, 3 galibiyet, 1 beraberlik aldı,
İki takım arasında son iki senede oynanan maçlarda;
2 beraberlik oldu.
Antalyaspor'un evinde oynanan iki takım arasında ki son 5 maçta;
1 maç berabere bitti, 4 maçı Galatasaray kazandı.

Bu maçın istatistiki olarak olası sonucu:
%20 Antalyaspor kazanır,
%33 Berabere biter,
%46 Galatasaray kazanır,
%60 Alt biter,
%40 Üst biter.

İstatistikler sonucu ortaya çıkan Globaliddaa.com tahmini:
4 güvenle Galatasaray kazanır @1,60
%52 ihtimal ile üst bitecektir,
2 güvenle üst @1,90

Eskisehirspor Genclerbirligi maçı ile ilgili bilgiler

ESKİŞEHİRSPOR - GENÇLERBİRLİĞİ

Eskişehirspor maç başına 1,5 gol atıyor - 1,5 gol yiyor
Gençlerbirliği maç başına 1,3 gol atıyor - 1,5 gol yiyor
Eskişehirin 23 puanı var - Gençlerbiliğinin 20 puanı
Eskişehirspor son 5 maçında 3 beraberlik 1 galibiyet aldı
Gençlerbirliği son 5 maçında 2 galibiyet aldı
iki takımda son 5 maçında 6şar puan topladı
Eskişehirspor evindeki son 5 maçında 2 galibiyet 2 beraberlik aldı
Gençlerbirliği son 5 deplasman macında 3 galibiyet 1 beraberlik aldı
Eskişehirspor evinde 17 puan topladı
Gençlerbirliği deplasmanda 14 puan topladı
Eskişehirspor'un evindeki son 5 maçında 2 galibiyet 2 beraberlik aldı
Gençlerbirliği deplasmanda ki son 5 maçında 1 galibiyet 1 beraberlik aldı
İki takım arasında son iki senede oynanan maçlarda
Gençlerbiliği 1 galibiyet aldı
Eskişehirspor'un sahasında oynanan her iki takım arasında ki son 5 maçta
4 maçı Gençlerbirliği kazandı
1 maçı Eskişehirspor

Bu maçın istatistiki olarak olası sonucu:
%26 Eskişehirspor kazanır
%20 beraberlik
%54 Gençlerbiliği kazanır
%60 alt
%40 üst

İstatistikler sonucu ortaya çıkan Globaliddaa.com tahmini:
4 güvenle Eskişehirspor yada beraberlik @1,32
%59 ihtimal ile üst bitecektir
4 güvenle 2.5 üstü @1,86

Ankaragücü Gaziantepspor maçı ile ilgili bilgiler

ANKARAGÜCÜ - GAZİANTEPSPOR

Ankaragücü maç başına 0,8 gol atıyor - 1,5 gol yiyor
Gaziantepspor maç başına 1,4 gol atıyor - 1,2 gol yiyor
Ankaragücü 15 puanda - Gaziantepspor 30 puanda
Ankaragücü son 5 maçında 1 beraberlik - 4 mağlubiyet aldı
Gaziantepspor son 5 maçında 3 galibiyet 2 beraberlik aldı
Ankaragücü son 5 maçında sadece 1 puan aldı
Gaziantepspor son 5 maçında sadece 11 puan aldı
Ankaragücü evinde ki son 5 maçının 3'ünü kaybetti 2 beraberlik aldı
Gaziantepspor deplasmanda ki son 5 maçının 1'ini kazandı 3'ü berabere bitti
Ankaragücü evinde 3 puan topladı
Gaziantepspor deplasmanda 13 puan topladı
İki takım arasında son iki senede oynanan maçlarda
Ankaragücü 2 galibiyet aldı 1 maç berabere bitti Gaziantepspor 1 kere kazandı
Ankaragücü'nün sahasında oynanan iki takım arasında ki son 5 maçın 2 Sini Ankaragücü kazandı 3'ü berabere bitti

Bu maçın istatistiki olarak olası sonucu:
%54 beraberlik
%26 gaziantepspor
%20 ankaragücü
%74 alt
%26 üst


İstatistikler sonucu ortaya çıkan Globaliddaa.com tahmini:
5 güvenle 02 çifte şans @1,37
%54 ihtimalle alt bitecektir
2 güvenle 2.5 alt @ 1,60

11.02.2009

Türkiye U21, Ukrayna U21 ile 2 maç yaptı.

İlk maç 2-2 sonuçlanırken ikinci maçı Ukrayna U21 2-1 kazandı.
İki maçta toplam 35 Milli oyuncumuz sahaya çıkmış oldu.
İki maçta aynı gün oynandı. Biri gündüz diğeri akşam saatlerinde oynandı.
Bu sayede bütün oyuncuların form durumları denenmiş oldu.

10.02.2009

Oğuz Sarvan basın toplantısı düzenledi

Basın toplantısında yaptığı açıklamaları uzun uzadıya yazmayacağım sadece kendi görüşlerimi dile getireceğim.
Oğuz Sarvan, özellikle devre arasında aldığı karar ile artık zaman zaman bu tarz toplantılar yapacağını açıkladı.
Her hafta belli başlı hakemleride gereksiz yere gösterdikleri kartlar için uyardığını söyledi. Peki neden o hakemlere bir müddet dinlenme vermeyi düşünmedi bilmiyorum.
Maç izlerken hatalı kart gösteren hakemlerin ikinci bir hatayı yapmaktan korktuğunu dile getiren Sarvan, aslında paragraf aralında hakemlerin kötü yönetim, yanlış kart gösterdiklerinide itiraf etmiş oldu ama bir yaptırımda bulunma konusunda bir açıklama yapmadı.
Ayrıca Lincoln'un olayınada açıklık getiren Sarvan, kitapçıkta bulunan iki maddeyi birlikte değerlendirmek gerektiğini ve sonrasında da hakemin hata yapmadığını dile getirdi.
Maç tekrarı konusununda hassas olduğunu ve bu sezon bir kaç maçın tekrarı kararının çıktığını, başvuruların hep olumsuz sonuçlanmayacağınıda anlattı.
Bunun yanı sıra BAL'da oynanan maçlarda en az hata yapıldığını söylerken aslında TSL'ye göre daha az popüler olduğu için mi diye düşünmeden alamadım kendimi...

Özetle ligimiz bu hakemler ile devam edecek ve bitecek...

Altuğ AKTAŞ