Tahmin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tahmin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.09.2015

Önemli olan hatice değil netice!



Önemli olan hatice değil netice!

28 Eylül 2015 13:00

Bir süredir derbi kazanamayan Beşiktaş, Fenerbahçe’yi 3-2 yendi.

Geçen hafta orta sahada oynayan Sosa’nın bir adım daha ileriye atılması konuşulurken, kötü oynayan Quaresma ve Olcay çok eleştiriliyordu. Sonuç olarak Fenerbahçe karşısında Quaresma kulübede, Sosa ise forvet arkasına geçmişti. Oğuzhan’ın sakatlıktan çıkıp takıma dönmesi de ayrı bir avantaj oldu.
Haftalardır yazıyorduk. Quaresma bu şekilde oynamaya, daha doğrusu oynamamaya devam ederse Şenol Güneş’in yanında oturacaktır diye ve nitekim Fenerbahçe maçında da bu oldu. Geçmişine baktığımızda genelde derbi maçlarda ya cezalı olduğu için oynamamış ya da laubaliliği yüzünden puan kaybedilmişti. Demek ki bu tarz maçlarda ve bu disiplin ile oynadığı sürece Quaresma sadece hamle oyuncusu olacaktır.
Bu karşılaşmada ben yine Atiba’yı çok beğendim. Fakat Tosic, Gençlerbirliği maçındaki hatalarının bir maça ait olmadığını bu karşılaşmada da gösterdi. Acaba gerçekten bizlere verebileceği, gösterebileceği yeteneği bu mu? Yoksa kendi içinde bazı sorunlar mı yaşıyor? Özel hayatı olabilir, takım uyumu olabilir, İstanbul’a uyum olabilir bir problemi mi var?
Maç esnasında bakıyorsunuz bir anda kopmuş gitmiş. Top önünden geçiyor bizim Tosic ise adeta gökyüzü ne kadar güzel, yıldızlar, ay, uçaklar diye manzaraya bakıyor… Belki de Olimpiyattan eve nasıl döneceğini de düşünüyor olabilir…
ŞENOL GÜNEŞ’in OLDUĞU YERDE BU OLMAZ
Karşılaşma 2-2 devam ederken taraftarlar bir ağızdan “Quaresma… Quaresma…” diye bağırmaya başladı. Eğer kulübenin en önünde Şenol Güneş oturuyorsa, sen istediğin kadar bağır, hangi oyuncuya bağırırsan bağır, o oyuncu oyuna girmez… Şenol Güneş gibi bir insan asla ama asla taraftar istedi diye bir oyuncuyu oyuna almaz. Zaten almamalıdır da…
Öncelikle bu tarz bir tezahürat kesinlikle Şenol Güneş’e yapılmış bir ayıptır. Umarım tekrarı olmaz.
HAKEMİ DE YENMEYİ BİLECEKSİN
Maç bittiğinde tabelada 3-2 yazıyordu.
Bazı yöneticiler, taraftarlar, maçın skorunu hakemin belirlediğini söylüyor ve hatta seslerini yükselterek konuşuyorlardı.
Fakat insana sormazlar mı “arkadaş sen yıllardır benzer şekilde kazanırken iyiydi de şimdi ne oldu?”
Beşiktaş, taraftarıyla, futbolcusuyla, yöneticisiyle kısaca bütün camiasıyla yıllardır tek bir şeyi çok iyi öğrendi; “Yenebiliyorsan Hakemi de Yeneceksin ve önemli olan Hatice değil NETİCE…”
Uzun lafın kısası maç bittiğinde tabelada 3-2 yazıyordu…
Bayram trafiği, tatil vs demeden tribünleri dolduran herkesi tebrik ediyorum…

Altuğ AKTAŞ
28.09.2015
http://www.fotospor.com/yazi-onemli-olan-hatice-degil-netice-196178

Bu ikili ile olmuyor

Bu ikili ile olmuyor

22 Eylül 2015 12:32


Fenerbahçe derbisi öncesinde Ankara deplasmanında 2 gol atan Beşiktaş 1 puan aldı

Uzun süredir Gökhan Töre'yi ağır bir şekilde eleştiriyor ve bu şekilde oynarsa faydadan çok zararı olur diyordum. Quaresma'nın transferi sonrasında da benzer şeyleri dile getirmiştim ama daha büyük tehlikeyi Gençlerbirliği maçında görmüş olduk.
Bir dönem Sergen – Tümer aynı anda oynarmı tartışması vardı. Şimdi ise bence Quaresma ve Gökhan Töre aynı anda oynayamaz. Aslında oynar ama 60. dakikadan sonra oynarlar.
İlk 45 dakikaya baktığımızda varlık gösteremeyen bir Quaresma, topu kaptırdığında bile yerden kalkmayan Gökhan Töre vardı. Gerçi ilk 45 dakikayı konuşurken Gomez, Olcay, Tosic'i de konuşamız gerekir. Tamamen rakibini çok ciddiye almayan bir Beşiktaş sahadaydı.
İkinci 45 dakikada ise Cenk'in performansı üst düzeydi. Buna en çok sevinen herhalde Fatih Terim olmuştur. Burak Yılmaz'ın sakatlığı sonrasında milli takıma 1. santrafor olarak bu sefer Cenk'i çağıracaktır düşüncesindeyim.
Quaresma'nın oyundan çıkması ile Gökhan Töre daha faydalı olmaya başladı. Gerçi ara ara fabrika ayarlarına dönüp topu kendi içinden geçirmeye, topukla pas vermeye falan çalıştı ama goldeki akıllığını da taktir etmek gerekir. Bir çok santrafor o pozisyonda ofsayta kalırdı.
Şenol Güneş'in yapması gereken çok net bir şekilde ortaya çıktı. Quaresma ve Gökhan Töre yanyana oynayabilmesi için Sosa'yı arkaya atmak faydadan çok zarar getirdi ve yarın bu kadroya Oğuzhan da gelecek. O zaman Quaresma, bu performans ile kenarda kurtarıcı konumunda bekleyecek ya da beklemelidir. Bu performans onun 11'de çıkması için yeterli değil.
Atiba'yı ayrı değerlendirmek lazım. Mersin karşılaşması ile aynı dizilişle başlayan Beşiktaş, aynı istek ve baskıyla başlamadı ama Atiba sahanın her yerindeydi. Hem ileride hem de geride mücadele etti. Çok istekliydi. Necip, Veli ve Tolgay'ın oynamadığı mevkiisinde kendisi takımına çok fazla katkı sağlamaya çalıştı. 80. dakikalarda 3 kişiyi üst üste çalımladı ve hala mücadele etmeye devam ediyordu. Yeteneği daha doğrusu yaratıcılığı tartışılır ama istekli ve hırslı oynaması sonucu taktiri haketti.
TARAFTAR YİNE ŞAHANE
Ankara deplasmanı Beşiktaş için her zaman kendi evinde oynaması anlamına geliyor. Özellikle tribünde 7.000 taraftar olsa bile yaptıkları etki 10.000 taraftardan fazlaydı. Tamamen kendi evinde oynadığını hissettiren ve hakeme, rakibine baskı kuran bir tribün vardı. Koltukları dolduran bütün taraftarları tebrik ediyorum.
Haftaya Fenerbahçe ve sonrasında Avrupa Ligi maçları Olimpiyat Stadında oynanacak. Bu 3 günlük süreç çok önemli bir hal aldı. Bakalım bu puan kaybını Beşiktaş nasıl telafi edecek.
Tüm islam aleminin Kurban Bayramını kutlarım.

Altuğ AKTAŞ
22 Eylül 2015
http://www.fotospor.com/yazi-bu-ikili-ile-olmuyor-195696

DEPLASMAN EV OLDU

Deplasman ev oldu

29 Ağustos 2015 12:32










Mersin deplasmanını sorunsuz geçen Beşiktaş, Antep deplasmanından da 3 puanı aldı.


Son 3 sezona baktığımızda deplasmandan aldığı puanlar ile kendine avantaj yakalayan Beşiktaş, bu sezonda benzer bir görüntü sergileyeceğini gösterdi. Geçtiğimiz sezon rakiplerine karşı deplasmanda 12 galibiyet alan Beşiktaş, şuana kadar çok dişli rakipler ile karşılaşmadı. Gaziantepspor’un bu sezon sonunda oluşacak sıralamada çok yukarılarda olmasını beklemiyorum. Bu kadro ve oyun yapısı ile bu çok zor gözüküyor. Aynı sözler aslında ilk hafta oynadıkları Mersin İY. için de geçerli gözüküyor. Milli maç arası mutlaka takımın toparlanmasına biraz daha yardımcı olacaktır. Hazır olmayan oyuncular takımın içerisine girecek ve tabi sakatlar da dönecek.
TAKIM OLABİLMEK
Bu 3 puan çok önemliydi. Özellikle zorlu Trabzonspor karşılaşmasında alınan mağlubiyet sonrasında 3 puan ile dönüş yapmak ve verilecek olan araya 2 galibiyet ile girmek hem takımın özgüveni açısından hem de bir bütün olabilme adına çok önemliydi. Atılan goller sonrası yaşanan coşku bu takımın artık iyisi ve kötüsüyle, sahada olanı ve olmayanı ile bir takım olduklarını gösteriyor, anlatıyordu. Oğuzhan’ın muhteşem golünden sonra yaşanan sevinç esnasından her oyuncunun gözünde sadece “biz bir takımız” ifadesi vardı.
İNANMIŞLIK ve HIRS BAŞARI GETİRECEK
Cenk Tosun’un penaltı atışında topu eline aldığında inanarak arkadaşlarına dönüp “ben atacağım” demesi ve aynı anda diğer oyuncuların da penaltıyı atmak istemesi tabii ki olumlu sahnelerdi. Çünkü dakikalar 84’ü gösteriyor ve skor sadece 0-1’di. Eğer penaltı kaçar ve sonrasında yenebilecek bir gol maçın kaderini değiştirebilirdi. İşte bu kritik dakikalarda o sorumluluğu almayı her oyuncu istemez ama bizim gördüğümüz sahnede ise bir çok oyuncu penaltıyı kullanmak istiyordu.
Beşiktaş’ta geride kalan üç hafta da, hem takım olabilmeyi başaran bir ekip hem de kendine inanan hırslı bir oyuncu topluluğu gördük. Şenol Güneş ve talebeleri bunu devam ettirebilirse bu takım kısa sürede çok işler yapabilir.
AVRUPA MESAİSİ BAŞLIYOR
Şimdi milli maç arasından sonra önce Başakşehir ile evinde (!) sonrasında da Skenderbeu deplasmanı Beşiktaş adına çok önemli iki maç olacak. Hatta yeni teknik direktörü ile rakip olacak olan Gençlerbirliği deplasmanı da bu iki maçın arkasına eklenirse, milli maç arası ilaç gibi geldi diyebiliriz. Mutlaka eksiklerin tamamlanıp, sakatların bu süreçte takıma katılması gerekiyor.
Son olarak, başta yıllardır kura şanssızlığı yaşayan Beşiktaş olmak üzere çok iyi kura çekmiş olan temsilcilerimiz Galatasaray ve Fenerbahçe’ye Avrupa mücadelelerinde başarılar dilerim. Unutmamak lazım ki alınan her puan hepimiz için çok önemli olacak...

25.08.2015

Daha yolun başı

Daha yolun başı

25 Ağustos 2015 11:36




Beşiktaş, ligin ikinci haftasında ilk puan kaybını yaşadı.



İlk hafta 5 gollü ve ışıltılı oyunu ile herkesin gözünü boyayan Beşiktaş, Trabzonspor karşısında puan kaybı yaşadı. Mersin karşılaşmasından sonra oyunun güzelliklerinden öteye geçerek bazı sıkıntılı yerlere parmak basmaya çalışmıştık. Bu sıkıntıların ilerleyen haftalarda daha fazla büyümemesi için şimdiden önlem almak gerekiyordu.
PROTESTO MU? DESTEK Mİ?
Bazen taraftarı anlamak gerçekten zor oluyor. Çok kötü bir şekilde görülen iki saçma sarı kart ile takımını 10 kişi bırakan Quaresma, sahadan çıkarken alkışlanıyor ve boş kaleye topu gönderse maçın kopmasını sağlayacakken daha sonrasında kendi kalesinin önünde rakibine kafa ile asist yaparak mağlubiyet golünün yenmesine sebep olan Gökhan Töre, maçtan sonra tribünlere çağırılıp bir de üçlü çektiriliyor.
Öncelikle Quaresma’ya baktığımızda ilk sarı kart inanılmaz bir laubalilikten ve vurdum duymazlıktan görülen bir kart ve ikinci kart ise daha 3 saniye önce hakem düdüğünü göstermesine rağmen, konsantrasyon eksikliği sonucu yapılan hareket sonrası takım arkadaşlarına ihanetten başka bir şey değildir. Özellikle ilk yarıya baktığımızda, sürekli arkadaşlarına bağıran, tepki gösteren hatta eline aldığı topu yumruklayıp dışarıya atarak tepkiler gösteren bir Quaresma sahadaydı.
Gökhan Töre ise ilginçtir ki hala rakiplerinin dışında bir de kendini çalımlamaya devam ediyor. Korkarım ki ilerleyen haftalarda takım arkadaşlarını da çalımlamaya çalışacaktır. Boş kaleye atılamayan gole baktığımızda, top gelirken yere yatsa bile o meşin yuvarlak kendisine çarpar ve kaleye giderdi.
Peki; bu topa vuramaması sağ ayağının kötü olması mı?
Ben buna katılmıyorum.
Bir futbolcunun herhangi bir ayağının tekniği ne kadar kötü olursa olsun en azından ayak içi ile pas atmayı bilir ve bunu idmanlarda az çok çalışır. Üstelik futbola yeni başlamayan, yurt dışında alt yapı gören bir futbolcudan bahsediyoruz. O zaman bu kaçan golün tek açıklaması vardır. Artistlik, laubalilik ve ciddiyetsizlik…
Olimpiyat stadına gece 21:45’de gelebilmek her taraftarın göze alabileceği bir şey değildir. Çilesi, zaman kaybı vs bir çok etken vardır. Bunları göze alan taraftar oradan bireysel hatalar ile boynu bükük ayrılırken, hem taraftarın kendisine hem de arkadaşlarına karşı saygısızlık yaparak kırmızı kart gören oyuncuyu çıkarken alkışlamak acaba protesto mudur yoksa destek mi? Ayrıca boş kaleye gol atamayıp, rakibe asist yapan ve maç boyu fazla aktif olmayan Gökhan Töre’ye üçlü çektirmek protesto mudur yoksa destek mi? Ben bunları çözemedim…
Şenol Güneş, takıma zarar veren oyuncu her kim olursa olsun gözünün yaşına bakmadan yanına oturtan bir teknik direktördür. Quaresma’nın bu hafta cezalı olacak olması tabiî ki Gökhan Töre için bir şanstır ama önümüzdeki haftalarda aynı oyun tarzı ile devam ederse geçen hafta dediğim gibi kulübe yolu çok uzak değildir. Kenarda bekleyen oyuncuların Sosa ve Kerim olduğunu unutmamak lazım.
Daha yolun başındayız ama sıkıntıların erkenden giderilmesi gerektiğini hepimizin fark etmesi gerekmektedir.
Maçı izlemeyip skor tabelasına baktığımızda 1-2’yi görünce çok daha farklı bir oyunu hayal ediyoruz ama gerçeklerde rakip takımın santraforu N’Doye, Erkan, Özer gibi oyuncuların hiçbir pozisyonu yokken, rakibe verilen tek pozisyonun ilk goldeki Yusuf’un pozisyonu olduğunu düşündüğümüzde maçın çok daha farklı bir şekilde bitmesi gerektiğini anlayabiliyoruz.
Daha yolun başındayız… Bunun yağmuru var, karı var, kışı var… Bu tribünler bir daha bu kadar dolup, destek vermeyebilir. Derhal toparlanmak gerekmektedir. Özellikle Gökhan Töre’nin yaşadığı problemleri kendi içinde çözmesi gerekmektedir.
Daha yolun başındayız, her şey çözülür, her problem giderilir. Yeter ki isteyelim…

Altuğ AKTAŞ
25.08.2015
http://www.fotospor.com/yazi-daha-yolun-basi-192935

17.08.2015

1000 DEFA TEBRİKLER!

1000 defa tebrikler!

17 Ağustos 2015 11:36








Mersin deplasmanında 5 gollü galibiyet alan Beşiktaş, lig tarihinde 1.000. galibiyetini aldı.




Beşiktaş, daha maçın 10. saniyesinde Cenk ile pozisyona girerek aslında oyunun nasıl olacağını bizlere anlatmaya başlamıştı.
3. dakikada Oğuzhan sahneye çıktı ve çektiği şut korner olmuştu. Korner ise Atiba’nın kafa vuruşu sonrası direkte sonlandı.
Dakikalar 5’i gösterirken yayın sol köşesinden kaleyi yoklayan Cenk, tribünlere “gözünüzü açık tutun” mesajını yollamıştı.
Daha 9. dakikaya geldiğimizde Atiba’nın yüksek mücadelesi sonrasında topu Oğuzhan’a kazandırması ve akıl dolu bir pas ile topun Cenk’le buluşması sadece saniyeler içerisinde olmuş ve Cenk’te önce savunmayı önünden kaydırıp sonrada topu yumuşak bir şekilde kaleye yollayarak artık skoru değiştirmişti.
Buraya kadar anlatılanların tamamı bir kurgudan ibaret değildir. Tamamen dün Beşiktaş’ın ilk 9 dakika içerisinde yaptıklarıdır. Geride bıraktığımız sezon maç başına 5 isabetli şut çeken Beşiktaş, bu sezonun ilk karşılaşmasında daha 9. dakikada 5 şut çekti ve 1’i gol oldu. Özellikle kendi sahasında oynayacağı futbol ile hem seyir zevki yüksek hem de tabelada birden fazla rakamın yazılacağı bir oyun oynayacağının ışığını gösterdi.
ŞENOL GÜNEŞ FARKINI GÖSTERDİ
Kadroya baktığımızda Atiba’nın tek ön libero olması ve hazırlık döneminin yıldızı Oğuzhan ile Cenk’in 11’de olması aslında bir çok şeyi gösterdi. Öncelikle rakibe göre kadro ve taktik kurgusunu sahaya yansıtacağını görüyoruz. Necip ve Atiba ikilisi yerine bu maçta Atiba tek başına yeter ve onun önüne sürekli yer değiştiren Olcay, Gökhan Töre ve Quaresma’yı yerleştirip bir de son 1 aydır çok iyi performans gösteren Oğuzhan’ın sahada olması, aslında Şenol Güneş’in kafasındaki taktiği anlatır gibi oldu.
Önümüzdeki hafta Trabzonspor karşısında benzer bir kadroyla veya taktik ile çıkmayabilir. O maç çift ön liberoya dönebilir. Eleştirilmemelidir.
TÖRE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR
Futbol bir takım oyunu ve o takım 11 kişilik bir takımdır. Taraftar şovu sever, şov yapanı el üstünde tutar. Fakat Gökhan Töre bunu biraz abartıyor veya yanlış anlıyor. Maç sonunda tabelada yazan skoru düşünmeyin ve maç içerisinde Gökhan Töre’nin, top ayağına gelmediği sürece koşmadığı, pozisyon almadığı, rakibini kovalamadığı ve topu kaptırdığında bile oyuna küsmesini görmeye bakın. Hatta yanında rakip olmadığı zamanlarda bu sefer kendi kendini çalımlamaya çalıştığını da unutmayalım.
Yenilen ilk golde Rhodolfo rakibini ofsayta düşürmek için hamle yaptı ve pozisyonu bozdu fakat 1-2 saniye daha öncesine bakalım; taç çizgisinin orada Gökhan Töre topu kafayla indirmeye çalıştı ve rakibine çarpan top için tekrar müdahale etmek yerine elini kaldırıp hakeme itiraz etti. Halbuki sadece 1 metre önünde duran topa hamle yapsa, rakibini bozsa Rhodolfo’nun rakibini nasıl kaçırdığını konuşmayacaktık. İlk yarıda ceza sahası içerisinde ayağına pas atılmadı diye küsüp, arkadaşına el kol hareketi yaparken aslında top 2 metre ötesinden boş bir şekilde geçiyordu.
Orta saha’da Olcay, Oğuzhan, Quaresma, Gökhan Töre, Sosa hatta Kerim ile 6 yetenekli oyuncuya sahip olan Şenol Güneş, bu davranışları devam ederse Gökhan Töre’yi bence ara ara kulübeye çekmelidir. Çift ön libero ve tek forvet ile kurulacak bir kadro düşündüğümüzde sadece bu 6 oyuncunun 3’ü ilk 11 oynayacak…
Sonuç olarak baktığımızda Şenol Güneş ile çehresi değişen bir Beşiktaş görüyoruz. Daha çok kaleyi düşünen ama bunu paslar ile en garanti noktaya ulaşmaya çalışan bir oyun sahaya yansıyor. Bakalım bunu kaç hafta veya kaç rakibe karşı yapabilecekler. Tek ön libero çıkılması, rakibe göre kadro ve taktik anlayışını izleyeceğimizi gösterdi.
Bunların hepsini bir yana bırakırsak, bitmiş olan sezonu 7. sırada tamamlayan ve 90. yılını kutlayan bir rakibe karşı ağır hava şartları altında 5 gol ile alınan 1.000. resmi galibiyetten dolayı bütün kafileyi tek tek tebrik etmek gereklidir…

23.06.2015

Başkanım sen çok yaşa...


BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA...

Futbolumuzun yeni başkanını 25 Haziran günü hep birlikte seçmiş olacağız.


23 Haziran 2015 tarihli yazı: http://www.fotospor.com/yazi-baskanim-sen-cok-yasa-186360

Bu seçimde bizi şaşırtan aslında ortaya çıkan başkan adayları mı?
Yoksa onların yapacaklarını iddia ettikleri vaadler mi?
Ya da şaşırtıcı bir şekilde arkalarına aldıkları destek mi?

Destekler benim aklımı karıştırmaya başladı. Çünkü ilk günden bugüne kadar sürekli TFF’yi, kurullarını ve başkanı yerden yere vuran, istifaya çağıran yöneticiler, kulüpler şimdi aynı yönetimin arkasında olduklarını açıkladılar.
Özellikle Trabzonspor’un Yıldırım Demirören’in arkasında olup, desteklediklerini açıklamış olması, yıllardır iddia ettikleri ve talep ettikleri şampiyonluk kupasından vazgeçtikleri anlamına gelmiyor mu?
Tabi bir de İbrahim Usta’nın da yönetim listesinde olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yeni sezon öncesi flaş transferler daha doğrusu pahalı transferler yapan ve yapmayı hedefleyen Fenerbahçe cephesinde de bir sıkıntı var. Transferlere perde arkasından sponsor olunduğu söyleniyor. Bu isim aynı zamanda Yıldırım Demirören’in yeni yönetimdeki listesinde yer alıyor. Peki Yıldırım Demirören seçilirse, TFF yönetimindeki bir ismin, bir kulübün transferlerinde sponsor olması ne kadar doğru olur?

Beşiktaş’ın destek veriyor olması zaten tam bir fiyaskodur.
Fikret Orman ve yönetimi Beşiktaş’ta göreve geldiği gün ve sonrasında hep eski yönetime hesap soracakları, yapılan hatalar veya yanlışlıklar ile ilgili üzerine gideceklerini söylüyorlardı. Üstelik hararetli atışmalar ve söylemlerde olmuştu.
Peki şimdi o bahsedilen eski Beşiktaş yönetiminin başkanı olan Yıldırım Demirören’in tekrar TFF başkanı olması için nasıl destek veriyor? Acaba TFF seçimini Demirören kaybederse tekrar Beşiktaş yönetimine aday olur diye mi? Bu düşünce neden doğru olmasın ki…

Galatasaray cephesinde ise olay biraz daha farklı gözüküyor. Sonuç olarak Duygun Yarsuvat’ın desteklenmesi doğru bir hamledir. Kulislerden gelen haberlere göre Duygun Yarsuvat’ın, Ulusoy ile birleşebileceği söyleniyor. Bu durumda Galatasaray’ın desteği o cepheye kayabilir.

Sonuç olarak Türk futbolu yine bir başkanını seçiyor.
Başkan ve yeni yönetimin seçilmesinin akabinde, yine kulüp yöneticileri ve başkanları maalesef kendi hoşlarına gitmeyen sonuçlarla karşılaştıklarında TFF’yi istifaya davet edecek ama bir sonraki seçimde yine aynı kişileri destekleyeceklerdir.
Aslında olay çok basit...
BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA!...
Başka söze gerek mi var?
Türk futbolu adına her şeyin daha iyi olması dileklerimle…



29.04.2015

ŞİMDİ SIRA SENDE... GÖSTER GÜCÜNÜ...


ŞİMDİ SIRA SENDE... GÖSTER GÜCÜNÜ...

21.04.2015 tarihli yazı: http://www.fotospor.com/yazi-simdi-sira-sende-goster-gucunu--180476

Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış. Neymiş, "üç puanlı sistemde herşey olurmuş".



Neymiş, "lig uzun maratonmuş".
Arkadaşım, göz açtık, kapadık her şey bitti. Hangimiz dün gibi hatırlamıyoruz birinci haftayı? Simdi kaldı yedi hafta…
"Haydi kalk ayağa, yürü güneşe"
Göçebe gibi oynadığın o uzun maratonda artik son kulvardasın. Karabük, Gaziantep, Konya ve son maçın Gençlerbirliği. Arada Trabzon ve Galatasaray deplasmanları…

"Sen iste, uçurumlardan atlarız Sen iste, aşkına destan yazarız Sen iste, seninle her şeye varız" Demedin mi?
İste şimdi sıra sende...

Passolig hikayende tutmaz. Çünkü yeterli kombine satıldı. Havalarda güzelleşti, bahar geldi, gönüller kıpırdar oldu. "Tek Aşkın" seni bekler oldu… Uzun lafın kısası; artık senin bahanen kalmadı.

Senin mabedin; bayrağının dalgalandığı yerdir,

Senin evin; icinin ısındığı yerdir.
Sen inandın, sen 27 hafta önce inandın, sen yıllardır inandın, sen doğduğunda inanıyordun... Sen, "neredeysen ordayız biz, ne dağlar engel ne de deniz" demedin mi, Sen, "birlikte yürümenin şerefliliğiyle övünmedin mi?" İste sen, "övünmekte çok haklısın..." İster dördüncü ol, ister birinci ol…

Sen, "sevinmek için sevmedin" Unutma; Simdi sıra sende... Giy formanı, tak atkını, çık sokağa, yürü güneşe... "Bir gün değil, her gün..."

Altuğ AKTAŞ
http://www.fotospor.com/yazi-simdi-s...gucunu--180476

25.03.2015

EZELİ REKABET, EBEDİ DOSTLUK MU?

EZELİ REKABET, 

EBEDİ DOSTLUK MU?


24 Mart 2015 12:23 

http://www.fotospor.com/yazi-ezeli-rekabet-ebedi-dostluk-mu-177955

Bir tarafta 112 yıllık Beşiktaş JK, diğer tarafta 108 yıllık Fenerbahçe SK.


Ülkemizin en eski iki kulübünün ezeli rekabeti ve tabiî ki 20. yüzyıl başında başlayan ebedi dostlukları, bugüne kadar olduğu gibi 338. defa olmak üzere bu hafta da yaşandı.
Gerçi 45 dakika üzerinden Soma için oynanan karşılaşmayı daha rekabetin içinde tutarsak o zaman 339 müsabaka oynandı diyebiliriz.
28 Kasım 1924 tarihinde başlayan rekabette 338 karşılaşmanın 128’ini Fenerbahçe kazanırken, Beşiktaş 122 karşılaşmadan galip ayrıldı.
2000’li yıllarında başında başlayan ve üst üste gelen Fenerbahçe galibiyetleri ezeli rekabette farkın açılmasını sağladı. Beşiktaş’ın elinde Kadıköy’de oynanan maçlardaki üstünlüğü moral kaynağıydı fakat son maç ile beraber eşitlik sağlandı. Beşiktaş, Kadıköy’de oynanan 51. maçın sonunda 17 olan mağlubiyet sayısını 18’e çıkardı. (18 Beşiktaş-18 Fenerbahçe-15 Beraberlik)
İyi kötü bütün maçlar oynandı ve bitti.
Hafızalara kazınan bir çok karşılaşma oldu; Pancu’nun kalede oynadığı 3-4 Beşiktaş galibiyeti, Sergen’in 90. dakikada frikikten atığı gol ile 0-1 Beşiktaş’ın kazandığı karşılaşma,  90+1’de Kleberson ile beraberliği yakalayan Beşiktaş’a 90+3’de Tuncay’ın cevap vermesi ile 1-2 Fenerbahçe galibiyeti, 2013 yılında 90+3’de Olcay’ın attığı gol ile 3-2 Beşiktaş galibiyeti, ezeli rekabeti 1924’de başlatan 4-0’lık Fenerbahçe galibiyeti, Uche’nin 90’da attığı gol ile 1-2 Fenerbahçe galibiyeti ve daha unutamadığımız ama satırlara sığmayan karşılaşmalar oldu ve aslında bu ezeli rekabeti ve ebedi dostluğu güzel yapan zaten bu yaşananlar olmadı mı? Bu maratonun başından sonuna kadar hep bir takım kazanıyor olsaydı, bunun adı ezeli rekabet ya da ebedi dostluk olabilir miydi?
Bir tarafın kazandığı, diğer tarafın kaybettiği, yer yer ufak tartışmaların yaşandığı tarihteki maçlardan sonra bir de 22 Mart 2015 Pazar akşamı oynanan mücadeleye baktığımız zaman kendimize bir soruyu sormamız gerekiyor;
“Ezeli Rekabet mi? Ebedi Dostluk mu?”
Bu karşılaşma da dostluktan, rekabetten öte başka şeyler vardı.
Öncelikle hem milli takımda hem de kulübünde kaptanlık yapmış bir oyuncu defalarca İstanbul aksanı ile küfür etmesine rağmen ne hakem ne de başka bir kurum tarafından cezalandırılmıyordu.
İstanbul aksanı diye ayırt etmemin nedeni, bu futbolcunun doğum yerinin İstanbul olmasıdır.
Çünkü aynı küfürleri edip, geçmişte kırmızı kart gören Köln doğumlu Gökhan Töre’nin ise muhtemelen tek suçu Alman aksanı ile küfür etmiş olmasıydı.
Rakip takım teknik direktörünün üzerine, neredeyse orta yuvarlağın oradan koşarak el kol hareketleri ve İstanbul aksanlı İngilizce küfürler ile yürümesi yetmiyormuş gibi başka bir karede Türkçe bir şekilde, kutsal varlık saydığımız Annelere edilen küfürler de açık açık görülüyordu. Tabii bunları tv’den veya tribünden izlediğiniz zaman görebiliyordunuz. Ne yan hakem, ne de 4. hakem bunu görmez iken orta hakem zaten hiçbir şeyi görmüyordu. Tıpkı, Bodrum sahillerinde, kızgın kumlardan, serin sulara atlarmış gibi üzerindeki formayı çıkartıp saha dışına koşarak çıkan futbolcuyu izledikten sonra görmediğini açıkladığı gibi bunu da görmemiş olabilirdi. Hatta maç boyu yapılan el kol hareketlerini konuşmaya gerek yok.
Gerçi İstanbul aksanlı İngilizce konuşan bu oyuncu ilk maç sonunda koridorlarda da teknik direktörün üzerine yürüyüp küfür etmemiş miydi?
Ama kamuoyunun kabul ettiği gibi saha dışında iyi adam…
Nedense Veli Kavlak, el kol hareketleri yapmamasına, bağırmamasına rağmen bir anda sarı kart görüp cezalı duruma düştü. Küfür mü etti? O zaman neden sarı kart? Abartılı itiraz mı etti? Biz göremedik hocam…
Gerçi ne hikmetse bu olanları görmeyen/gören maçın düdüğü 22 Eylül 2013’ten bugüne hiçbir Beşiktaş maçına atanmamıştı. Hani şu hükmen Beşiktaş’ın kaybettiği Galatasaray karşılaşmasından bugüne hiçbir Beşiktaş maçına atanmamıştı…
Ee peki şimdi kime sormak lazım, kimden cevap beklemek lazım?
“Nerede ezeli rekabet, Nerede ebedi dostluk?”
Yoksa mühim olan “İstanbul aksanıyla İngilizce küfür edebilmek mi?”
Kazanan takımı tebrik etmek erdemliktir ama dilimize hakim olabilmek sanki daha büyük erdemliktir…
Futbolcular, yöneticiler gider ama taraftar ile kulüpler, ebedi dostları ile her daim yaşamaya devam eder…

Altuğ AKTAŞ
http://www.fotospor.com/yazi-ezeli-rekabet-ebedi-dostluk-mu-177955

4.09.2013

"Dakika Skor" Kazandırıyor

Sevgili dostlar,
Sevgili dostum Hasan Yar ile beraber 92.3 Lig Radyo'da hazırlayıp sunduğumuz "Dakika Skor" programımızda verdiğimiz tahminler ve kuponlar ile kazandırıyoruz.
"Dakika Skor"u yaparken bültendeki 100'lerce maçı değerlendirip, tahmin vermek yerine, az, öz ve nokta tahminler vermeyi tercih ediyoruz. Bunun için başta Türkiye Süper Lig olmak üzere, major liglere tahmin vermeye dikkat ediyoruz.
Ayrıca bu liglerde oynanan bütün maçlara bir tahmin yürütmek yerine en güvendiğimiz tahminleri veriyoruz. Örnek vermek gerekirse 1 Eylül Pazar günü yaptığımız programda İtalya Seri A liginde 8 maç varken sadece 2 maça güvendik ve bu maçlara tahmin verdik. (Catani-İnter üst 0-3 / Udinese-Parma üst 3-1)
Bunun yanı sıra her programımızda az ve öz kupon veriyoruz. 10'larca kupon verip sadece bir tanesi ile tutturmak yerine, en güvendiğimiz kuponu sizlerle paylaşıyoruz. Neden bu kadar az kupon veriyorsunuz sorusuna cevap aslında çok basit. Biz yayında verdiğimiz bütün kuponlara gerçekten biz de oynuyoruz. Bu nedenle verdiğimiz kuponlar az ve öz oluyor.




“Dakika Skor” Tutan Kuponlar

17 Ağustos 2013 Cumartesi yayınında verilen kuponlar
293      Swansea-Manchester United   KG Var           1,50
300      Cambuur-Groningen    KG Var           1,40
318      Ş.Urfaspor-Karşıyaka  KG Var           1,65
Oran: 3.47

342      Roda-Vitesse   KG Var           1,30
359      Valencia-Malaga          1          1,40
390      Monaco-Montpellier    Üst       1,65
Oran:3,03

24 Ağustos 2013 Cumartesi yayınında verilen kupon
309      Kasımpaşa-Kayserispor          KG Var           1,55
310      İstanbul BB.Bucaspor  KG Var           1,65
346      Espanyol-Valencia       KG Var           1,45
518      Elazığspor-Karabükspor          KG Var           1,55
Oran: 5.75

25 Ağustos 2013 Pazar yayınında verilen kupon
518      Elazığspor-Karabükspor          Üst       1,75
519      Sivasspor-Konyaspor  1          1,70
537      Bursaspor-Galatasaray KG Var           1,50
Oran: 4,46

31 Ağustos 2013 Cumartesi yayınında verilen kuponlar
314      Kayserispor-Elazığspor            Üst       1,70
345      Antalyaspor-Bursaspor            Üst       1,70
346      Fenerbahçe-Sivas        KG Var ve Üst            1,50
Oran: 4,34

318      Heracles-Den Haag     1          1,55
344      Juventus-Lazio Üst       1,50
360      Osasuna-Villareal         Üst       1,80
Oran: 4,19

1 Eylül 2013 Pazar yayınında verilen kupon
570      Catania-İnter    Üst       1,65
582      Marsilya-Monaco        İY Alt  1,25
585      Sevilla-Malaga Üst       1,60
Oran: 3,30



Tekrar hatırlatmak gerekirse, Altuğ Aktaş ve Hasan Yar'ın hazırlayıp sunduğu "Dakika Skor", her Cumartesi / Pazar 19:00 / 21:00 saatleri arasında 92.3 Lig Radyo'da.

Tamamen interaktif olan programımıza Twitter üzerinden @AltugAktas ve @Hasan_Yar adreslerinden hem program esnasında hem de bize haftanın 7 günü görüş ve önerilerinizi yollayabilirsiniz.

Alem FM logo

3.09.2013

"Dakika Skor" BAŞLADI



Sevgili dostlar,
2005 yılından bugüne hem RadyoSpor hem de NTVSpor Radyo olmak üzere bu iki spor kanalında hazırlanan belli programlara hem stüdyo'dan hem de telefon ile katılım gösterdim.

Alem FM logo
10 Ağustos 2013 itibariyle 92.3 Lig Radyo'da "Dakika Skor" programı ile sizlerle olacağımı duyurmak isterim.
Bugün itibariyle geç kalmış bir duyuru ve bunun farkındayım. Fakat biraz zaman geçmesini, program akışının oturmasını beklemekte fayda olduğunu düşünmüştüm.
Bundan böyle her Cumartesi/Pazar 19:00 / 21:00 saatleri arasında, sevgili dostum "Hasan Yar" ile beraber 92.3 Lig Radyo'da "Dakika Skor" programını hazırlayıp sizlere ulaştıracağız.


Programımızın yayın akışı, alışa gelmiş programlara göre biraz daha farklılık göstermektedir.
İsminden de anlaşılacağı gibi programımız aslında özetle dakika ve skorların size ulaştırılmasını sağlayacaktır. Fakat biz içeriğimizi biraz daha farklılaştırdık ve sizlere programımızın yayın saati içerisinde oynanan Türkiye Süper Lig maçlarının önemli pozisyonlarını, gollerini anlık olarak sizlere aktarıp, o dakikaya kadar takımların sahada sergilediği oyunu yorumlayarak, sizlere aktarılmasını sağlıyoruz. Bunun dışında özellikle yayınımızın ilk saatinde başta Türkiye Süper Lig olmak üzere, major liglerden günün maçlarına iddaa tahminlerimizi paylaşıp, güvendiğimiz kuponları sizlerle paylaşıyoruz. İkinci saatte ise bir önceki hafta ve bir önceki gün oynanan Türkiye Süper Lig maçlarını, hafta içi yaşanmış olan gelişmeleri yorumlayıp, kendi gördüklerimizi ve bildiklerimizi sizlere aktarıyoruz. Programımızın iki gün olmasının avantajıyla Pazar günü yaptığımız yayınımız daha çok bir önceki günü, Pazar günü gündüz oynanan maçları ve bir sonraki hafta oynanacak maçlar ile ilgili analizlerimizi paylaşıyoruz.
Tamamen interaktif olan programımıza Twitter üzerinden @AltugAktas ve @Hasan_Yar adreslerinden bize haftanın 7 günü görüş ve önerilerinizi yollayabilirsiniz. Özellikle program esnasında gelen mesajlarınız ile programımızın yayın akışını şekillendiriyoruz.

Tekrar hatırlatmak gerekirse, Altuğ Aktaş ve Hasan Yar'ın hazırlayıp sunduğu "Dakika Skor", her Cumartesi / Pazar 19:00 / 21:00 saatleri arasında 92.3 Lig Radyo'da sizlerle olacak.


17.11.2008

14 Kasım Fotomaç İddaalıyız da tutan kupon

ALTUĞ AKTAŞ FRANSA
332 Auxerre-Sochaux 2.5 Altı 1.35
334 Le Mans-Valenciennes 1 1.50
335 Marsilya-Lorient 2.5 Üstü 1.60
Oran: 3.24

Ayrıca yapılan 8 tahminin 7'si tuttu.

3.11.2008

31 Ekim Fotomaç İddaalıyız'da Tutan Kupon

ALTUĞ AKTAŞ SÜPER LİG

153 Büyükşehir Bld. Spor-Trabzonspor 2.5 üstü 1.60
266 Eskişehirspor-Fenerbahçe 2.5 üstü 1.40
613 Galatasaray-Gaziantepspor 2.5 üstü 1.40
3.14

30.10.2008

28 Ekim Fotomaç İddaalıyız'da Tutan Kupon

ALTUĞ AKTAŞ İDEAL KUPON
126 Wolfsburg-M’Gladbach 1 1.35
511 E.Frankfurt-B.Münih 2 1.35
543 Roma-Sampdoria 1 1.45 ?
554 Arsenal-Tottenham 2.5 Üstü 1.55
Oran: 4.10

Roma maçı ertelendiği için 2.83 orandan kupon tutmuştur.

13.10.2008

10 Ekim Fotomaç İddaalıyız'da Tutan Kuponlar


ALTUĞ AKTAŞ BANKO 1
311 İsviçre-Letonya 1 1.35
321 Macaristan-Arnavutluk 1 1.30
326 Türkiye-Bosna Hersek 1 1.30
333 Sırbistan-Litvanya 1 1.30
Oran: 2.97

ALTUĞ AKTAŞ BANKO 2
313 İngiltere-Kazakistan 1 1.45
315 Galler-Liechtenstein 1 1.30
323 Danimarka-Malta 1 1.30
345 Estonya-İspanya 2 1.30
Oran: 3.19

22.09.2008

19 Eylül Fotomaç İddaalıyız'da Tutan Kupon

ALTUĞ AKTAŞ FR1 KUPONU

314 Grenoble-Bordeaux 2.5 Altı 1.50
316 Lille-Auxerre 1 1.65
522 Nancy-Rennes 2.5 Altı 1.40
Oran: 3.47

11.09.2008

9 Eylül Fotomaç İddaalıyız'da tutan kupon

ALTUĞ AKTAŞ SİSTEM

235 Faroe Adaları-Romanya 10 2.19 (2hcp)
241 Andorra-Beyaz Rusya 10 2.19 (2 hcp)

242 Karadağ-İrlanda Cumhuriyeti 1 2.90
256 San Marino-Polonya 10 2.06 (3 hcp)
261 İsviçre-Lüksemburg 02 2.06 (3 hcp)
266 Hırvatistan-İngiltere 2 2.80

Sistem 4-5-6
Kupon Bedeli: 22 ytl
Kazanç: 184,71 ytl
8,40 katı.

27.08.2008

27 Ağustos TV Programı


Resmi büyütmek için üstüne tıklayınız

22.07.2008

22-24 Temmuz Maç Yorumları


YAVAŞ YAVAŞ ZENİT GELİYOR.

Zenit, artık yavaş yavaş tırmanmaya başladı. Evinde oynayan Zenit, oynadığı son 8 maçtan sadece 1 galibiyet alabilen rakibini rahat geçecektir düşüncesindeyim. Hava şartları umarım bize engel olmaz.


YAZILARIN VE TAHMİNLERİN DEVAMI İÇİN LÜTFEN FOTOMAÇ İDDAALIYIZ ALINIZ.


132 DC UNITED-HOUSTON 2.5 ÜSTÜ 1.55

Dc United, evinde başarılı bir performansı var...

225 SATURN-SHINNIK 2.5 ALTI 1.55

Bu maç aslında tam 02 denemelik bir maç ama gerçekten zor bir tahmin olur...

226 ZENIT-LOKOMOTIF MOSKOVA 1 1.50

Bu maçın mutlak favorisi Zenit...

242 ELFSBORG-NORRKOPING 2.5 ÜSTÜ 1.60

Norrkoping, çok zayıf bir ekip...

243 STURM GRAZ-MATTERSBURG 2.5 ÜSTÜ 1.60

İnter Toto Kupası nedeniyle liginde maç eksiği var Sturm Graz’ın...

251 FENERBAHÇE-SHAKTAR DONETSK 1 1.70

Fenerbahçe, hazırlık maçlarında fazla başarılı olamasa da oyunuyla göz doldurdu...

256 BOTAFOGO-ATLETİCO MG 2.5 ÜSTÜ 1.80

Bu maç ev sahibi takımın galibiyeti ile sonuçlanacaktır buna kesin gözüyle bakıyorum...

ALTUĞ AKTAŞ BANKO

132 DC United-Houston 2.5 Üstü 1.55

226 Zenit-Lokomotif Moskova 1 1.50

242 Elfsborg-Norrkoping 2.5 Üstü 1.60

256 Botafogo-Atletico MG 2.5 Üstü 1.80

6.70

ALTUĞ AKTAŞ İDEAL

243 Sturm Graz-Mattersburg 2.5 Üstü 1.60

225 Saturn-Shinnik 2.5 Altı 1.55

251 Fenerbahçe-Shaktar Donetsk 1 1.70

254 Cruzeiro-Gois 2.5 Üstü 1.45

6.11

ALTUĞ AKTAŞ ÜST

132 DC United-Houston 2.5 Üstü 1.55

243 Sturm Graz-Mattersburg 2.5 Üstü 1.60

242 Elfsborg-Norrkoping 2.5 Üstü 1.60

254 Cruzeiro-Gois 2.5 Üstü 1.45

256 Botafogo-Atletico MG 2.5 Üstü 1.80

10.36

18.07.2008

18-21 Temmuz Maç Yorumları


Maç yorumlarının tamamını Fotomaç İddaalıyız'da bulabilirsiniz.

KAZANMAK İÇİN URAWA’ya DEVAM
Geçen haftanın manşeti Urawa, bizi yanıltmadı ve galip geldi. Bu hafta evinde oynuyor. Üst üste kaybettiği puanların acısını yavaş yavaş çıkaracaktır. Haftanın ikinci bankosu Nagoya.

341 SAPPORO-KOBE 2 2.00
Kobe, muhtemelen galibiyet serisine devam edecek...
412 OITA-IWATA 02 1.64
Gerçekten çok zor bir maç. Oita, Sapporo gibi kolay gözüken maçta gol atamadı...
413 TOKYO VERDI-KASHIWA 02 1.22
Sanırım Kashiwa’ya ‘bi dur’ diyen olmayacak gibi...
414 ICHIHARA-GAMBA OSAKA 2 1.70
Bu maç tipik 2.5 üstü maçı ama maalesef değerlendiremiyoruz...
415 SHIMIZU-NIGATA 2 2.90
Bir tarafta 4 maçtır galip gelemeyen ev sahibi takım...
416 YOKOHAMA MARINOS-KASHIMA 2 1.80
Kashima, hafta sonunda aldığı liderliği Kyoto Sanga’ya yenilerek tekrar Urawa’ya verdi...
611 URAWA-KAWASAKI 1 1.60
Haftalardır puan kaybeden Urawa, bu hafta rakiplerinin puan kaybı ile kazandığı moralle galip geldi ve liderliğini tekrar aldı...
612 KYOTO-FC TOKYO 1 1.80
İki takım arasında 30 Mart’ta oynanan son maç gol düellosuyla bitmiş...
613 NAGOYA-OMIYA 1 1.50
Bence haftanın ikinci bankosu...

ALTUĞ AKTAŞ JAP BANKO
611 Urawa-Kawasaki 1 1.60
415 Shimizu-Nigata 2 2.90
613 Nagoya-Omiya 1 1.50
414 Ichihara-Gamba Osaka 2 1.70
11.83
ALTUĞ AKTAŞ JAP İDEAL
341 Sapporo-Kobe 2 2.00
412 Oita-Iwata 02 1.64
413 Tokyo Verdi-Kashiwa 02 1.22
416 Yokohama Marinos-Kashima 2 1.80
612 Kyoto-FC Tokyo 1 1.80
12.96
ZENIT’TEN GOL SESİ ÇIKMAZ
Bol goll, maçlarına alıştığımız Zenit, hafta içinde Vladivostok deplasmanında hava durumu nedeniyle golsüz bir maç izlettirdi. Amkar maçı da farksız olmaz.
CSKA MOSKOVA BU HAFTA KAZANACAKTIR.
Son 7 lig maçında sadece 1 mağlubiyet, 3 beraberlik alan CSKA Moskova, bu maç evinde uzun süredir yenilmediği rakibine karşı galip gelecektir.

212 TOM TOMSK-KHIMKI 1 1.40
Bu maç Tom Tomsk’u seçmemdeki en önemli etken tabi ki hafta içi aldıkları galibiyeti ve aralarındaki üstünlüğü...
232 SATURN-STUTGART 10 1.31
Intertoto kupasında bu tarz eşleşmeleri sıkça görüyoruz...
455 SİVASSPOR-BRAGA 10 1.13
Belki milliyetçilik diyeceksiniz bu satırları okurken ama ben Sivasspor’un bu maç için şanslı olduğunu düşünüyorum...
254 ZENIT-AMKAR 2.5 ALTI 1.80
Öncelikle hafta içinde Zenit’in berabere kalmasına bir açıklık getireyim...
265 FENERBAHÇE-CESKE BUDEJOVICE 1 1.15
Kısa ve öz yorum yapacağım. Fenerbahçe, şanssız bir dönem geçiriyor...
313 ODENSE-ASTON VILLA 10 1.62
Aston Villa, yaptığı son hazırlık maçını 2-1 kaybetti. Bu tur öncesi en ciddi maçıydı...
411 VLADIVOSTOK-DINAMO MOSKOVA 2 2.20
Bu maç için ben bu yazıyı yazarken Avrupa’da çok farklı oranlar vardı...
422 CSKA MOSKOVA-FK MOSKOVA 1 1.50
FK Moskova, 3 maçtır berabere kalıyor. Beraberlik serisi yakaladı diyebiliriz...
445 TEREK-RUBIN KAZAN 2.5 ALTI 1.50
Baktığımızda Rubin Kazan ile Terek arasında çok fazla gömlek farkı var...
ALTUĞ AKTAŞ RUSYA
212 Tom Tomsk-Khimki 1 1.40
254 Zenit-Amkar 2.5 Altı 1.80
411 Vladivostok-Dinamo Moskova 2 2.20
422 CSKA Moskova-FK Moskova 1 1.50
446 Terek-Rubin Kazan 2.5 Altı 1.50
12.47
ALTUĞ AKTAŞ INTER TOTO
232 Saturn-Stutgart 10 1.31
455 Sivasspor-Braga 10 1.13
312 Hapoel Bnei Sakhnin-D.La Coruna 2 1.6
313 Odense-Aston Villa 10 1.62
3.83
ALTUĞ AKTAŞ AMERİKA
316 Toronto-San Jose 2.5 Üstü 1.80
331 New York-Los Angeles 2.5 Üstü 1.60
333 DC United-Houston 2.5 Üstü 1.70
335 Dallas-Colorado 2.5 Üstü 1.65
8.07