Federasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Federasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.06.2015

Başkanım sen çok yaşa...


BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA...

Futbolumuzun yeni başkanını 25 Haziran günü hep birlikte seçmiş olacağız.


23 Haziran 2015 tarihli yazı: http://www.fotospor.com/yazi-baskanim-sen-cok-yasa-186360

Bu seçimde bizi şaşırtan aslında ortaya çıkan başkan adayları mı?
Yoksa onların yapacaklarını iddia ettikleri vaadler mi?
Ya da şaşırtıcı bir şekilde arkalarına aldıkları destek mi?

Destekler benim aklımı karıştırmaya başladı. Çünkü ilk günden bugüne kadar sürekli TFF’yi, kurullarını ve başkanı yerden yere vuran, istifaya çağıran yöneticiler, kulüpler şimdi aynı yönetimin arkasında olduklarını açıkladılar.
Özellikle Trabzonspor’un Yıldırım Demirören’in arkasında olup, desteklediklerini açıklamış olması, yıllardır iddia ettikleri ve talep ettikleri şampiyonluk kupasından vazgeçtikleri anlamına gelmiyor mu?
Tabi bir de İbrahim Usta’nın da yönetim listesinde olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Yeni sezon öncesi flaş transferler daha doğrusu pahalı transferler yapan ve yapmayı hedefleyen Fenerbahçe cephesinde de bir sıkıntı var. Transferlere perde arkasından sponsor olunduğu söyleniyor. Bu isim aynı zamanda Yıldırım Demirören’in yeni yönetimdeki listesinde yer alıyor. Peki Yıldırım Demirören seçilirse, TFF yönetimindeki bir ismin, bir kulübün transferlerinde sponsor olması ne kadar doğru olur?

Beşiktaş’ın destek veriyor olması zaten tam bir fiyaskodur.
Fikret Orman ve yönetimi Beşiktaş’ta göreve geldiği gün ve sonrasında hep eski yönetime hesap soracakları, yapılan hatalar veya yanlışlıklar ile ilgili üzerine gideceklerini söylüyorlardı. Üstelik hararetli atışmalar ve söylemlerde olmuştu.
Peki şimdi o bahsedilen eski Beşiktaş yönetiminin başkanı olan Yıldırım Demirören’in tekrar TFF başkanı olması için nasıl destek veriyor? Acaba TFF seçimini Demirören kaybederse tekrar Beşiktaş yönetimine aday olur diye mi? Bu düşünce neden doğru olmasın ki…

Galatasaray cephesinde ise olay biraz daha farklı gözüküyor. Sonuç olarak Duygun Yarsuvat’ın desteklenmesi doğru bir hamledir. Kulislerden gelen haberlere göre Duygun Yarsuvat’ın, Ulusoy ile birleşebileceği söyleniyor. Bu durumda Galatasaray’ın desteği o cepheye kayabilir.

Sonuç olarak Türk futbolu yine bir başkanını seçiyor.
Başkan ve yeni yönetimin seçilmesinin akabinde, yine kulüp yöneticileri ve başkanları maalesef kendi hoşlarına gitmeyen sonuçlarla karşılaştıklarında TFF’yi istifaya davet edecek ama bir sonraki seçimde yine aynı kişileri destekleyeceklerdir.
Aslında olay çok basit...
BAŞKANIM SEN ÇOK YAŞA!...
Başka söze gerek mi var?
Türk futbolu adına her şeyin daha iyi olması dileklerimle…



7.05.2009

31. hafta maçlar aynı gün aynı saatte... Peki Haftaya???


Türkiye Futbol Federasyonu, ligde herhangi bir şike söylentilerine yer vermemek için hem düşme hattını ilgilendiren hem de Şampiyonluğu ilgilendiren bütün maçları aynı saatte başlatma kararı aldı.

31. Hafta oynanacak olan Kayserispor Gaziantepspor arasında oynanacak maç dışında bütün maçlar aynı gün ve aynı saatte başlıyor.
Buraya kadar herşey çok doğal ve normal.
Maçlar oynanacak ve bitecek.
ve sonra 32. hafta maçları gelecek....
Federasyon hafta içinde maçların saatlerini ve günlerini duyuracak. Her sene olduğu gibi bu senede Şampiyonluk yolunda ki takımlar aynı saat ve günde oynamaya devam edecekler.
Bakalım 32. Hafta fikstüründe hangi takım nerede kimle oynuyor:

32. haftada Beşiktaş, Ankaragücü’ne, Sivasspor ise Hacettepe’ye konuk olacak. Hem Hacettepe hem de Ankaragücü’nün maçlarını suni çimle kaplı olan 19 Mayıs stadında oynuyor.
Bitmedi,
15-17 Mayıs tarihleri arasında Bank Asya 1. Lig'de play-off maçlarının Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacak olması da aslında Futbol Federasyonu'nunu karar almakta epey zorlayacak gibi gözüküyor.
Sanırım önümüzde iki seçenek yer alacak;
İlk seçenek Bank Asya 1. Lig play-off maçlarını hafta içine kaydıracak.
Diğer seçenek de Beşiktaş ve Sivasspor'un maçlarının cumartesi ve pazara bölünmesi, yani farklı günlerde, aynı statta oynatılması...

13 Mayıs Çarşamba İzmir'de Fortis Türkiye Kupası Finali olduğu için muhtemelen Beşiktaş'ın lig maçı pazar olacaktır. Bu durumda da Sivasspor Cumartesi oynayacak gibi gözüküyor.

Acaba o zaman Şaibe olmayacak mı?
Stat değişikliği de yapılabilir ama o zaman da ev sahibi takımlardan birinin avantajı elinden alınmış ve deplasman takımına verilmiş olacak. Sonuç olarak suni çime oynamakta alışık olan takım ev sahibi takımlar...

Ben Futbol Federasyonu görevlilerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Çünkü ne karar alırlarsa alsınlar diğer taraf eleştirecektir...

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12386

12.02.2009

SON DAKİKA: Galatasaray'a 119.000 TL Para cezası + Lincoln'e 1 mac ceza verildi.

Futbol Federasyonu Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Galatasaray Kulübü'ne 119 bin TL para cezası verirken, futbolcu Lincoln'ün kırmızı kartının kaldırılması yönündeki talebini de reddetti. Kurul, yaptığı toplantıda, sarı-kırmızılıların, 7 Şubat'ta oynanan Kayserispor maçında Lincoln'ün gördüğü ikinci sarı kart ve buna bağlı olarak kırmızı kartın iptal edilmesi ve cezai uygulamalarının kaldırılmasına ilişkin talebini görüştü ve reddini kararlaştırdı.

Bu arada, aynı maçta Galatasaray'a, stat çimlerinin statüye aykırı şekilde sulanmasından dolayı 5 bin TL, taraftarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 5 bin TL ve takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle 9 bin TL para cezası veren PFDK, kulübün resmi internet sitesinde ''Futbol Federasyonu'nun saygınlığını zedeleyen ve futbolun değerini düşüren sportmenliğe aykırı beyanlarda bulunmaktan'', sarı-kırmızılı kulübe 100 bin TL daha ceza uyguladı. Böylece Galatasaray toplam 119 bin TL para cezası aldı.

30.01.2009

Tahkim'den cezalar çıktı...

Galatasaray'ın Sivasspor ile, Beşiktaş'ın Denizlispor ile oynadığı lig maçlarında hakeme küfür ettikleri gerekçesiyle kırmızı kart gören Ümit Karan ve Tomas Zapotocny'nin cezaları belli oldu.. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, iki futbolcuya da 2'şer maç ceza verdi.
Bunun yanı sıra Galatasaray yöneticilerinden Sayın Haldun Üstünel'e de Sivasspor maçından sonra Federasyona karşı yapmış olduğu konuşmalardan dolayı 15 gün hak mahrumiyeti verildi.

Denizlispor maçında yapılan kötü tezaruhattan dolayı sahasının kapanmasını bekleyen Beşiktaş taraftarlarına sevindirici haber geldi; Beşiktaş yönetiminin iyi niyetli davranışından dolayı sadece 10.000 TL para cezası verildi.

Diğer Cezalar:
1 maç seyircisiz oynama: Çaykur Rizespor
3 maç: Naci Şensoy (İstanbulspor Teknik Sorumlusu)
2 maç: Habip Tok (Adanaspor), Kenan Aslanoğlu (Bucaspor), Serkan Cinaz (Bozüyükspor), Alican Çelik (Adana Demirspor), Hüsamettin Balcı (Gaziosmanpaşaspor Antrenörü), Gökhan Böyter (Gençlerbirliği PAF)
30 gün hak mahrumiyeti: Orhan Keskin (Alibeyköysporlu yönetici)
20.000 TL: Sivasspor
15.000 TL: Çaykur Rizespor
10.000 TL: Galatasaray, Beşiktaş
5.000 TL: Kocaelisipor, Orhan Keskin (Alibeyköysporlu yönetici)
4.500 TL: Kayseri Erciyesspor, Arsinspor
3.900 TL: Kırıkkalespor
3.750 TL: Karşıyaka, Manisaspor
2.500 TL: Malatyaspor, Adanaspor, Kasımpaşa
2.400 TL: Etimesgut Şekerspor
2.000 TL: Çorumspor, Beykoz 1908
1.500 TL: Çankırı Belediyespor

29.01.2009

Sivasspor'un maçlarıda canlı yayında

27 Ocak Salı günü Globaliddaa.com adresinden geçmiş olduğum bir duyuru en sonunda netlik kazandı.
Yayıncı kuruluşun yaptığı anlaşmaya göre; 1 maç hafta içi, özel durumlar hariç 3 maç hafta sonu olmak üzere toplam 4 maç canlı yayınlanmaktaydı.
Fakat Sivasspor'un müthiş çıkışı ve bunu devam ettirmesi nedeniyle LİG TV yöneticileri Federasyon'a başvurarak Sivasspor maçlarınıda canlı yayınlamak üzere girişimde bulundular.
Bu başvuru dün akşam sonuçlandı ve bu hafta Kayserispor ile Adana'da oynanacak olan maç canlı yayınlanacak.
Öncelikle LİG TV'ye her ne kadar reyting kaygısı güdülerek alınmış bir karar olsa da bu kararı aldığı ve başvuruda bulunduğu için ayakta alkışlıyorum.
Televizyonda canlı yayınlanan maçın kalitesi her zaman yayınlanmayan maçlardan daha yüksek olur.
Bundan sonra umarım her hafta 5 maç izleriz.

Altuğ AKTAŞ

23.01.2009

UEFA Kupası final biletleri için kura çekimi 29 Ocak'ta

Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'nda 20 Mayıs'ta oynanacak UEFA Kupası Finali'nin biletleri için talep toplama süresi sona erdi. Talep toplama süreci sonunda bilet almaya hak kazanan futbolseverler, 29 Ocak 2009'da noter huzurunda yapılacak çekiliş sonucu belirlenecek.
30 Ocak 2009'daki TCMB döviz satış kuru üzerinden fiyatlandırılacak bilet ücretleri, 30 Ocak - 5 Şubat tarihleri arasında başvuru formunda belirtilen kredi kartlarından çekilecek. Biletler, hak sahiplerine 15-24 Nisan 2009 tarihleri arasında kargoyla gönderilecek.
UEFA, daha önce düzenlediği tüm finallerde olduğu gibi ev sahibi ülkeden ve Avrupa'dan karşılaşmayı izlemek isteyen futbolseverler için belirli bir kontenjan ayırıyor. Final biletlerinin büyük çoğunluğu ise finalist takımlar ile UEFA'nın üye federasyonları ve sponsorlara ayrılıyor.
Yurtdışında yaşayan ve finali seyretmek isteyen çift pasaport sahibi vatandaşlarımız, UEFA'nın resmi internet sitesi uefa.com'da 23 Şubat'ta başlayacak bilet satışından final biletlerini temin edebilecek. UEFA'nın tüm Avrupa'ya bilet satışı ise 20 Mart'ta sona erecek.

Başvurularınız hakkında detaylı bilgi ve başvuru takibi için www.tffbilet.org adresini ziyaret edebilirsiniz.

12.01.2009

Türkiye-İspanya maçı Sami Yen'de...Gülsek mi? Ağlasak mı?

İşte yanda ki resimde ki gibi sevinmiş, coşmuştuk hepimiz. Yarı Finalde elenmiştik...
İspanya Şampiyon olmuştu... Ne güzel günlerdi değil mi?
İşte o son Şampiyon İspanya ile 1 Nisan'da kendi evimizde maçımız olacak.
Kayseride ki muhteşem statta oynanacaktı fakat maalesef inşaat yetişemedi. Bunun üzerine yönetim bir çözüm aramaya başladı.
Bu sırada İspanyol yetkililer açıkladı ve 28 Mart'ta İspanya'da oynayacağımız maçın Santiago Bernabeu Stadında oynanacağını açıkladılar.
Çok efsane ve modern bir stat...
Bizimde Dünya 3.sü ve Avrupa Yarı Finalisti olarak onlardan aşağı kalmamamız lazımdı...
ve Bugün Federasyon kararını verdi...
Maç Ali Sami Yen'de oynanacak...
Galatasaraylı taraftarların 15 günde bir lig maçına bile gitmek için sıkıla pıkıla gittikleri beğenmedikleri statta...
Şampiyon'u ağırlaaycağız ama nerede? sezon sonunda yıkılacak olan Ali Sami Yen Stadında...
Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu stadında oynansa hem prestij açısından daha iyi olmazmıydı?
Ya da Ali Sami Yen'den daha çok taraftar kapasiteli olan İnönü'de oynansa olmazmıydı?
Açıkçası bu kararı alan Federasyon yetkililerini kınıyorum...
Neden böyle bir karar aldıklarının gerekçeleri açıklanmalıdır.
Ali Sami Yen stadının basın tribünlerinden bile, maç anlatım noktasından bile sahaya hakim olunamıyor... Ne akla hizmet bu karar çıktı bilmiyorum...
Umarım değişir...

Altuğ AKTAŞ

2.01.2009

Fortis maçı 19:00 a alındı

Gelde çıldırma arkadaş.
İstanbul gibi bir şehir'de hafta içi maçını 20:00'den 19:00 aldırıyorsun ve yönetimin sesini çıkarmıyor.
Ne gibi bir bahane var acaba?
Beşiktaş maçı 19:00 a alındıysa o zaman bir sonraki gün oynanacak Fenerbahçe-Bursaspor maçı neden 20:00 de oynatılıyor.
NEREDESİN YÖNETİM...
İstanbul gibi bir şehirde 18:00 de paydos ederken insanlar 1 saat içerisinde Beşiktaş'a nasıl ulaşacaklar???

O zaman sorarım size neden Cuma maçları 20:00'de oynatılıyor...
Neden 1 gün sonra Fenerbahçe'nin İstanbul'da oynayacağı maç 20:00 de ve Galatasaray'ın 2 gün sonra oynayacağı İzmirdeki maç 20:00 de????

Bu düzenlemeyi yapan bütün yetkilileri alkışlıyor, bu rezalet karara ses çıkarmayan yöneticilerimizi ayakta alkışlıyorum...

Altuğ AKTAŞ

17. Hafta ne olacak?

Evet arkadaşlar.
Ligimizin devre arası olarak tabir ettiğimiz, lig maçlarının oynanmadığı, yaklaşık 1 aylık periyodun içine girdi. Aynı zamanda yeni transferlerin yapılacağı ve ligin ikinci yarısında forma giyecek oyuncuların belirleneceği süreçte başlamış oldu.

Peki arkadaşlar bir sorum olacak;
Zaten sağ üst köşede ankette açtım.
Eskişehirspor-Gaziantepspor ile oynuyor ve Bursaspor-İBB ile.
Peki 16. hafta ne oldu? Gaziantepspor-Bursaspor maçı 2-0 bitti.
Eskişehir, yeni yaptığı transferler ile Gaziantepspor'u yendiğini düşünürsek ve Bursaspor'da Ertuğrul Sağlam ile İBB yi yenerse o zaman peşpeşe olan bu 4 takım arasında birbirleriyle karşılaşan takımlar arasında bir haksızlık olmuş olmayacak mı?
Eskişehir, İBB'nin üzerine çıkacak ama yeni transferleri Batuhan, Emre, El Saka yokken oynadığı Bursa ve Antep maçlarına göre bir haksızlık olmayacak mı?

Ya da daha yukarıdan söz edelim
Misal; Mehmet Yıldız Galatasaray ile anlaştı ve transfer oldu. Sivasspor, Galatasaray ile 17. hafta maçını oynarken Mehmet Yıldız Galatasaray forması giyer ve Sivasspor yenilirse o zaman Trabzon, Feenrbahçe ve Beşiktaş'ın oynadığı Sivasspor ile Galatasaray'ın oynadığı Sivasspor arasında bir güç farkı olmayacak mı?

Aynı şekilde Fenerbahçe-Trabzon maçını düşünerek, Sivasspor, Beşiktaş ve Galatasaray'a bir haksızlık yapılmış olmayacak mı?

Acaba Federasyon ligi hangi mantıkla olduğunu anlamadığım şekilde 16. haftada bitirirken bunları düşündü mü?

34 hafta süren bir ligin devre arası 16. hafta da olmalıdır.
Aksi taktirde 17. hafta müsabakalarından çıkan sonuçlar belkide düşme potasını ve şampiyonluğu etkileyebilecek sonuçlar olabilecektir.
Kimse sezon bittiğinde bu yükün altından kalkamaz.
En kısa sürede bu karmaşıklığa bir çözüm bulunmalıdır.

Başka bir pencerede bakmak gerekirse;
Hiçbir kulüp yetkilisi bukarmaşıklık için acaba federasyona bir resmi başvuruda bulundu muçok merak ediyorum. Diyelim ki başvuru oldu. PEki cevap ne oldu???

Anket'e oy verirseniz sevinirim.

Altuğ AKTAŞ.

24.12.2008

Yetkililere sesleniyorum.

Evet, hakem hatalarından Beşiktaş çok çekmiştir.
Evet, puanlarımız çalınmıştır.
Evet, takım kötü durumdadır.
Evet, yabancılarımız rakiplerimizden kötü.
Evet, işi olmayan yöneticilerimiz saha içine girmekte.
Evet, tribünlerimizde bilinmeyen şeyler dönüyor.
Hepsine evet, herşeye evet...
Ama kulübü kendi çöplüğü gibi yönetmeye çalışan insanlara HAYIR...
Tarih 2008'in Eylül ayı.
Yıldırım Demirören'e TFF ve mensuplarına sözle hakaret ederek kişilik haklarına ağır şekilde saldırıda bulunmaktan 3 ay hak mahrumiyeti ve 15 bin ytl para cezası verilmiştir.
Tarih 21 Aralık 2008 ve Yıldırım Demirören bu sefer MHK Başkanı'na ulu orta küfürler sıralayarak yeni bir cezanın eşiğine gelmiştir ve 1 yıl gibi büyük bir cezadan söz edilmektedir.

Beşiktaş'ın başkanı her ne olursa olsun aynı davranıştan ikinci cezayı almak üzere.

Her ne olursa olsun biz Beşiktaş taraftarı ve Beşiktaş camiasının fertleriyiz.
Aileniz her kim olursa olsun, bağlı olmuş olduğunuz camianın saygınlığına yakışır hareket etmek zorundasınız.
Bizler Siyah Beyaz renklerin gölgesinde ayakta durabiliyor ve bu sancağı taşıyorsak saygınlığımızı yitirmeden yolumuza devam etmeliyiz.
Yönetim'in göreve başladığı ilk günden beri söylüyoruz;
"Küfür ile gelen, küfür ile gider"
Sayın Serdar Bilgili, bu camianın başkanıyken statta kimlerin kendisine küfür ettiği ve sonrasında bu küfürlere dayanamayıp istifa ettiği ortadadır.
Daha o günlerden baktığımızda bugünlerin geleceği belli değilmiydi?

Sportif başarısızlıklar, maddi başarısızlıklar hepsi bir yana ama saygısızlık, terbiyesizlik, Beşiktaşlılığa yakışmayacak hareketler, hazmedilemeyecek hareketlerdir.

Ben kongre üyesi değilim, ben yönetim kurulu üyesi değilim, ben hiçbir derneğin üyesi değilim...
Ben Beşiktaşlıyım...
ve UTANIYORUM...

Yetkililere sesleniyorum;
Başarısızlıklarından dolayı her zaman eleştirdiğimiz ama bir türlü istifa ettiremediğimiz ve artık sayın diye bile hitap edemediğim Yıldırım Demirören'e verilebilecek en yüksek cezanın verilmesini talep ediyorum ve belki bu sayede 1 yıl hatta daha fazla bir süre kulübü başkansız bırakacağını göreceğinden istifa edebileceği düşüncesindeyim.

Başta camiamız olmak üzere Türk Futbolu için hayırlısı olanın bu olacağı kanaatindeyim.

Bizler, taraftarıyla, yöneticisiyle Beşiktaş Jimnastik Kulübünü temsil ediyoruz, mahalle takımını değil... Herkes bunun farkına varmalı.

Saygılarımla

Altuğ AKTAŞ

22.12.2008

İki resim arasında ki farkı bulalım...

Kural der ki:
Bir kaleci 6 pas içinde topa hakim olmak için sıçrıyorsa o kaleciye dokunduğun anda foul olur.
Bir kaleci topu iki eliyle tutması ile topu bir eli ile kavrayıp topun diğer tarafını baldırı, kafası, kalçası vs... vücudunun her hangi bir yeri ile tutmasının hiçbir farkı yoktur.
Bir kaleci topu iki eli ile tutmasıyla topu bir eliyle tutup kale direğinde sabitlemesi, yerde çimin üzerinde sabitlemesi ile arasında hiçbir fark yoktur.

27 Eylül 2008 tarihinde oynanan İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Beşiktaş maçında da Nobre'nin attığı gol aynı nedenle sayılmamıştı. Hakem Bülent Yıldırım, kaleci topun üzerine elini koyduğu için foul vermişti.
O maç sonrası yayıncı kuruluşta ki ilgili program da konuşan eski hakem Sayın Erman Toroğlu, kuralı hatırlatarak kaleci topa elini koyduktan sonra dokunduğu anda yapılan hareket fouldür demişti.

21 Aralık 2008 akşamı Galatasaray maçında önce kaleci Rüştü'nün topa elini koyup hakim olması sonrasında Servetin topa vurmasıyla ağlara giden top için ise gol kararının doğru olduğunu söyleyen Toroğlu devamında da "Sen kaliteli bir kalecisin Rüştü ve bu topu sektirmemen gerekiyor. Sevgilini kavrar gibi topun üstüne atlaman gerekiyor" dedi. Ayrıca bu top'un gol olarak sayılmasının da hem Rüştü hem Servet'in aynı anda topa hamle yaptıkları için gibi saçma bir nedende sunuyor.

İki resim ortada dır. Nobre, kaleci'den sonra mı hamle yapıyor? O da kaleci ile aynı anda ayağını uzatıyor.
Servet, Rüştü'den önce mi hamle yapıyor? O da Rüştü topun üzerine elini koyduktan sonra topa vuruyor.

İki resim arasında hiçbir şekilde fark yoktur ve Erman Toroğlu'da, alkollü-alkolsüz (!) bütün objektifliğini (ne kadar objektif ise...) kaybetmiştir.

1 Aralık günü bütün Lig TV aboneliklerimizi iptal edeceğiz diyen Fenerbahçe taraftarları her nedense bu tarihi, Beşiktaş ile oynayacakları maç sonrası belirlemişlerdir sonuç olarak bakıldığında da hakem'in bir kaç hatası sonrası yine 10 kişi kalan bir Beşiktaş ve kaybedilen puanlar...

İki resim arasında ki fark ap açık ortadadır...

Altuğ AKTAŞ

Cüneyt Çakır efsanesi. Değil ingilizce bilmeyen, sağır olan anlar...

Cüneyt Çakır hakkında maç öncesi yapmış olduğum ufak bir araştırmayı yayınlamıştım. BKNZ.
Sayın Cüneyt Çakır,
Bundan daha 2-3 sene öncesine kadar Federasyon'a FİFA ve UEFA tarafından gelmiş olan bildirileri Türkçeye çevirip Federasyon'a sunmak ile görevli olabilecek kadar iyi bir İngilizce'ye sahip bir insan fakat Delgado'nun, İngilizce sözlerle yapmış olduğu itirazı anlayamadı.
Aslında bu itirazı anlamamak için değil İngilizce bilmek, sağır bile olsak anlamak gerekirdi.
10 saniye içinde 2 kere faul ile karşı karşıya kalan Delgado, "Ben bir faul yaptım kart gösterdin burada ikinci kez faul'e maruz kalıyorum" demeye çalışırken ikinci sarı'dan kırmızı kart görüyordu.
Acaba FİFA'nın hakem listesinde B Klasmanında olan Çakır'ı izlemek için gelen yetkililerin kalabalıklığımı kendisini etkilemişti.
Bu pozisyonda sarı kartı göstermek mi daha kolaydı yoksa Holosko'nun Servet ile girdiği nizami bir ikili mücadelede Beşiktaş alehine faul çalmak mı?

Bu maç veya diğer maçlar hakem kim olursa olsun, sesinizi çıkaramadığınız sürece bu tarz ezilmeye devam edersiniz.

Altuğ AKTAŞ

Organize İşler...


16.12.2008

Derbi Cüneyt Çakır'ın

Galatasaray, Besiktas maçı Cüneyt Çakır'ın
İstanbul bölgesinden Fifa hakemi olan Cüneyt Çakır'ın asıl mesleği Sigortacılık.
Bu sezon 1 maç Bank Asya olmak üzere toplam 10 maç yönetti.

24 Ağustos 2008 Trabzonspor-Ankaraspor 2-0
2 sarı 1 kırmızı kart
14 Eylül 2008 Gaziantepspor-Ankaragücü 2-2
6 sarı 4 kırmızı kart
27 Eylül 2008 Diyarbakırspor-Rizespor 1-2
4 sarı kart
4 Ekim 2008 Ankaraspor-Sivasspor 2-0
4 sarı 1 kırmızı kart
18 Ekim 2008 Bursaspor-Eskişehirspor 1-2
7 sarı 1 kırmızı kart
1 Kasım 2008 İBB-Trabzonspor 0-4
5 sarı kart
15 Kasım 2008 Kocaelispor-Denizlispor 3-2
8 sarı kart
23 Kasım 2008 Konyaspor-Kayserispor 0-0
2 sarı kart
29 Kasım 2008 Sivasspor-Gaziantepspor 3-0
6 sarı kart
14 Aralık 2008 Eskişehirspor-Konyaspor 0-0
4 sarı 2 kırmızı kart

27 Şubat 2008 tarihinde Galatasaray'ın Fenerbahçe'yi 2-1 yendiği maçı yönetti.
Bu maçta 8 sarı ve toplam 4 kırmızı kart göstermişti.
26 Ocak 2008 tarihinde Beşiktaş'ın Gaziantepspor'u 3-1 yendiği maçı yönetti.
5 sarı kart gösterdi.

17 Eylül 2006 tarihinde Galatasaray ile Beşiktaş arasındaki maçı yönetmiş ve Galatasaray 31. dakikada kazandığı penaltı sonucunda Ümit Karanın golüyle 1-0 kazanmıştı. 7 sarı kart gösterdi.

Özellikle büyük maçlarda kartlarına hiç çekinmeden başvuran bir hakem.
Sertliğe yerinde izin verirken alakasız sertliklerde ve özellikle itirazlarda kartını hemen gösteriyor.

Altuğ AKTAŞ
alıntı değil kendi araştırmalarımdır

Türkiye de İkinci transfer dönemi 5 Ocak'ta başlayacak

2008-2009 futbol sezonunda ikinci transfer ve tescil dönemi 5 Ocak 2009 Pazartesi günü başlıyor. Buna göre 2008-2009 futbol sezonunda ikinci transfer ve tescil dönemi 2 Şubat 2009 günü mesai bitiminde sona erecek.

TFF Yönetim Kurulu 02.06.2008 tarih ve 16 sayılı toplantısında görüşülerek kabul edilen "Profesyonel Futbolcuların Statüsü ve Transferleri Talimatı" şöyle;

PROFESYONEL FUTBOLCULARIN STATÜSÜ ve TRANSFERLERİ TALİMATI

Hakan Yemişken, sezon sonuna kadar tatile çıkıyor!

Bursaspor-Trabzonspor mücadelesinde ev sahibi ekip adına Sercan’ın attığı goldeki net ofsaytı tespit edemeyerek tepkilere neden olan yardımcı hakem Hakan Yemişken’in Süper Lig’de sezon sonuna kadar dinlendirileceği ortaya çıktı.

Çok uzakta olursun golü görmezsin, ikili mücadele olur insiyatifinle karar verirsin ama sadece 4-5 oyuncunun olduğu bir karede eğer bu 2 metrelik ofsaytı göremiyorsan o zaman oturup biraz düşünmek gerekir.

Biraz daha dikkatli kararlar verilmelidir.

Altuğ AKTAŞ

Yan hakemlere DİKKAT... Turgay Demir yazıyor

Fotomaç Gazetesi yazarlarından Turgay Demir'in yazısından alıntıdır.
Yazının tamamı için aşağıdaki linke tıklayınız.

MHK Başkanı Bülent Yavuz'du ve hakem atamalarında da ilk söz sahibiydi. İşte o MHK, Beşiktaş'ın sahada hakemler tarafından kıtır kıtır doğrandığı sezonda ne yapıyor biliyor musunuz, bir yardımcı hakemi, Beşiktaş'ın tam 10 maçında görevlendiriyor.
Dahası bu yardımcı, Beşiktaş'ın iki hafta üst üste oynadığı Konya ve Fenerbahçe maçlarında da (Sanırım tarihimizde böyle bir şey de yok) görev yapıyor. Tesadüfün kare kökü bu olsa gerek!
Gaziantep-Beşiktaş: 0-3 Selçuk Kaya
Beşiktaş-G.Saray: 0-0 Selçuk Kaya
Fener-Beşiktaş: 2-2 Selçuk Kaya
Beşiktaş-Rize: 5-3 Selçuk Kaya
Beşiktaş-Samsun: 0-4 Selçuk Kaya
Malatya-Beşiktaş: 0-0 Selçuk Kaya
Trabzon-Beşiktaş: 3-0 Selçuk Kaya
Diyarbakır-Beşiktaş: 3-1 Selçuk Kaya
Konya-Beşiktaş: 2-2 Selçuk Kaya
Beşiktaş-Fener: 1-3 Selçuk Kaya
bu 10 maçın sadece ikisini kazanıyor ve sekiz maçta tam 20 puan kaybediyor.

Tamamını oku

15.12.2008

Mesut Özil hangi milli takımı seçecek?

Mesut, Fifa kurallarına göre Ekim 2009'a kadar hangi milli takımda oynayacağını seçecek. Daha önce Almanya U21 de forma giyen oyuncu hep Türk Milli takımı yetkililerinin ilgisizliğinden şikayet etmişti fakat şimdi ise önce davranan beni oynatır elimde olsa ikisinde oynasam gibi açıklamalarda bulunuyor.
Mesut'un ne kadar gelecek vaad eden bir oyuncu olduğunu her hafta sonu bundesliga maçlarını izlerken görüyoruz umarım Milli takım ve Federasyon yetkililerimiz bu çağrıyı görür ve Mesut'un üzerine düşerler.

Altuğ AKTAŞ

26.11.2008

Fatih Terim kadroyu oturtmaya başladı.

Milli Takımlar sorumlusu Fatih Terim'in daha önceden açıkladığı kafasındaki yeni yapılanmaya geçmeye başladı.
A Milli Takım’da yardımcılığını yapan Oğuz Çetin’i U-21, Müfit Erkasap’ı U-19, Metin Tekin’i U-17 Milli Takımları’nın başına koordinatör olarak atayan Terim, Hami ile yaşadığı bazı sorunlara rağmen onun görevine dokunmadı ve Ümit Milli Takımda kalmasına izin verdi.
Abdullah Ercan’ı ise 16 yaşaltı milli takım'ına gönderen Fatih Terim bunun yanı sıra eski Beşiktaşlı Zeki Önatlı ile Ümit Milli Takım Antrenörü olarak sözleşme imzaladı.
Bu gelişmelerden sonra Fatih Terim'in, yeni yapılanma ile ilgili 1 ay sonra yeniden bir değerlendirme yapacağı açıklandı.


Altuğ AKTAŞ