Global Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Global Spor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.09.2015

Önemli olan hatice değil netice!



Önemli olan hatice değil netice!

28 Eylül 2015 13:00

Bir süredir derbi kazanamayan Beşiktaş, Fenerbahçe’yi 3-2 yendi.

Geçen hafta orta sahada oynayan Sosa’nın bir adım daha ileriye atılması konuşulurken, kötü oynayan Quaresma ve Olcay çok eleştiriliyordu. Sonuç olarak Fenerbahçe karşısında Quaresma kulübede, Sosa ise forvet arkasına geçmişti. Oğuzhan’ın sakatlıktan çıkıp takıma dönmesi de ayrı bir avantaj oldu.
Haftalardır yazıyorduk. Quaresma bu şekilde oynamaya, daha doğrusu oynamamaya devam ederse Şenol Güneş’in yanında oturacaktır diye ve nitekim Fenerbahçe maçında da bu oldu. Geçmişine baktığımızda genelde derbi maçlarda ya cezalı olduğu için oynamamış ya da laubaliliği yüzünden puan kaybedilmişti. Demek ki bu tarz maçlarda ve bu disiplin ile oynadığı sürece Quaresma sadece hamle oyuncusu olacaktır.
Bu karşılaşmada ben yine Atiba’yı çok beğendim. Fakat Tosic, Gençlerbirliği maçındaki hatalarının bir maça ait olmadığını bu karşılaşmada da gösterdi. Acaba gerçekten bizlere verebileceği, gösterebileceği yeteneği bu mu? Yoksa kendi içinde bazı sorunlar mı yaşıyor? Özel hayatı olabilir, takım uyumu olabilir, İstanbul’a uyum olabilir bir problemi mi var?
Maç esnasında bakıyorsunuz bir anda kopmuş gitmiş. Top önünden geçiyor bizim Tosic ise adeta gökyüzü ne kadar güzel, yıldızlar, ay, uçaklar diye manzaraya bakıyor… Belki de Olimpiyattan eve nasıl döneceğini de düşünüyor olabilir…
ŞENOL GÜNEŞ’in OLDUĞU YERDE BU OLMAZ
Karşılaşma 2-2 devam ederken taraftarlar bir ağızdan “Quaresma… Quaresma…” diye bağırmaya başladı. Eğer kulübenin en önünde Şenol Güneş oturuyorsa, sen istediğin kadar bağır, hangi oyuncuya bağırırsan bağır, o oyuncu oyuna girmez… Şenol Güneş gibi bir insan asla ama asla taraftar istedi diye bir oyuncuyu oyuna almaz. Zaten almamalıdır da…
Öncelikle bu tarz bir tezahürat kesinlikle Şenol Güneş’e yapılmış bir ayıptır. Umarım tekrarı olmaz.
HAKEMİ DE YENMEYİ BİLECEKSİN
Maç bittiğinde tabelada 3-2 yazıyordu.
Bazı yöneticiler, taraftarlar, maçın skorunu hakemin belirlediğini söylüyor ve hatta seslerini yükselterek konuşuyorlardı.
Fakat insana sormazlar mı “arkadaş sen yıllardır benzer şekilde kazanırken iyiydi de şimdi ne oldu?”
Beşiktaş, taraftarıyla, futbolcusuyla, yöneticisiyle kısaca bütün camiasıyla yıllardır tek bir şeyi çok iyi öğrendi; “Yenebiliyorsan Hakemi de Yeneceksin ve önemli olan Hatice değil NETİCE…”
Uzun lafın kısası maç bittiğinde tabelada 3-2 yazıyordu…
Bayram trafiği, tatil vs demeden tribünleri dolduran herkesi tebrik ediyorum…

Altuğ AKTAŞ
28.09.2015
http://www.fotospor.com/yazi-onemli-olan-hatice-degil-netice-196178

17.08.2015

1000 DEFA TEBRİKLER!

1000 defa tebrikler!

17 Ağustos 2015 11:36








Mersin deplasmanında 5 gollü galibiyet alan Beşiktaş, lig tarihinde 1.000. galibiyetini aldı.




Beşiktaş, daha maçın 10. saniyesinde Cenk ile pozisyona girerek aslında oyunun nasıl olacağını bizlere anlatmaya başlamıştı.
3. dakikada Oğuzhan sahneye çıktı ve çektiği şut korner olmuştu. Korner ise Atiba’nın kafa vuruşu sonrası direkte sonlandı.
Dakikalar 5’i gösterirken yayın sol köşesinden kaleyi yoklayan Cenk, tribünlere “gözünüzü açık tutun” mesajını yollamıştı.
Daha 9. dakikaya geldiğimizde Atiba’nın yüksek mücadelesi sonrasında topu Oğuzhan’a kazandırması ve akıl dolu bir pas ile topun Cenk’le buluşması sadece saniyeler içerisinde olmuş ve Cenk’te önce savunmayı önünden kaydırıp sonrada topu yumuşak bir şekilde kaleye yollayarak artık skoru değiştirmişti.
Buraya kadar anlatılanların tamamı bir kurgudan ibaret değildir. Tamamen dün Beşiktaş’ın ilk 9 dakika içerisinde yaptıklarıdır. Geride bıraktığımız sezon maç başına 5 isabetli şut çeken Beşiktaş, bu sezonun ilk karşılaşmasında daha 9. dakikada 5 şut çekti ve 1’i gol oldu. Özellikle kendi sahasında oynayacağı futbol ile hem seyir zevki yüksek hem de tabelada birden fazla rakamın yazılacağı bir oyun oynayacağının ışığını gösterdi.
ŞENOL GÜNEŞ FARKINI GÖSTERDİ
Kadroya baktığımızda Atiba’nın tek ön libero olması ve hazırlık döneminin yıldızı Oğuzhan ile Cenk’in 11’de olması aslında bir çok şeyi gösterdi. Öncelikle rakibe göre kadro ve taktik kurgusunu sahaya yansıtacağını görüyoruz. Necip ve Atiba ikilisi yerine bu maçta Atiba tek başına yeter ve onun önüne sürekli yer değiştiren Olcay, Gökhan Töre ve Quaresma’yı yerleştirip bir de son 1 aydır çok iyi performans gösteren Oğuzhan’ın sahada olması, aslında Şenol Güneş’in kafasındaki taktiği anlatır gibi oldu.
Önümüzdeki hafta Trabzonspor karşısında benzer bir kadroyla veya taktik ile çıkmayabilir. O maç çift ön liberoya dönebilir. Eleştirilmemelidir.
TÖRE KALDIĞI YERDEN DEVAM EDİYOR
Futbol bir takım oyunu ve o takım 11 kişilik bir takımdır. Taraftar şovu sever, şov yapanı el üstünde tutar. Fakat Gökhan Töre bunu biraz abartıyor veya yanlış anlıyor. Maç sonunda tabelada yazan skoru düşünmeyin ve maç içerisinde Gökhan Töre’nin, top ayağına gelmediği sürece koşmadığı, pozisyon almadığı, rakibini kovalamadığı ve topu kaptırdığında bile oyuna küsmesini görmeye bakın. Hatta yanında rakip olmadığı zamanlarda bu sefer kendi kendini çalımlamaya çalıştığını da unutmayalım.
Yenilen ilk golde Rhodolfo rakibini ofsayta düşürmek için hamle yaptı ve pozisyonu bozdu fakat 1-2 saniye daha öncesine bakalım; taç çizgisinin orada Gökhan Töre topu kafayla indirmeye çalıştı ve rakibine çarpan top için tekrar müdahale etmek yerine elini kaldırıp hakeme itiraz etti. Halbuki sadece 1 metre önünde duran topa hamle yapsa, rakibini bozsa Rhodolfo’nun rakibini nasıl kaçırdığını konuşmayacaktık. İlk yarıda ceza sahası içerisinde ayağına pas atılmadı diye küsüp, arkadaşına el kol hareketi yaparken aslında top 2 metre ötesinden boş bir şekilde geçiyordu.
Orta saha’da Olcay, Oğuzhan, Quaresma, Gökhan Töre, Sosa hatta Kerim ile 6 yetenekli oyuncuya sahip olan Şenol Güneş, bu davranışları devam ederse Gökhan Töre’yi bence ara ara kulübeye çekmelidir. Çift ön libero ve tek forvet ile kurulacak bir kadro düşündüğümüzde sadece bu 6 oyuncunun 3’ü ilk 11 oynayacak…
Sonuç olarak baktığımızda Şenol Güneş ile çehresi değişen bir Beşiktaş görüyoruz. Daha çok kaleyi düşünen ama bunu paslar ile en garanti noktaya ulaşmaya çalışan bir oyun sahaya yansıyor. Bakalım bunu kaç hafta veya kaç rakibe karşı yapabilecekler. Tek ön libero çıkılması, rakibe göre kadro ve taktik anlayışını izleyeceğimizi gösterdi.
Bunların hepsini bir yana bırakırsak, bitmiş olan sezonu 7. sırada tamamlayan ve 90. yılını kutlayan bir rakibe karşı ağır hava şartları altında 5 gol ile alınan 1.000. resmi galibiyetten dolayı bütün kafileyi tek tek tebrik etmek gereklidir…

8.05.2009

2009 UEFA Kupası Finalinin adı belli oldu


2009 UEFA Kupası Finalinin adı belli oldu

2009 UEFA Kupası Finalinin adı belli oldu




SHAKHTAR DONETSK - WERDER BREMEN 20 Mayıs 2009 İSTANBUL FENERBAHCE ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU STADI TÜRKİYE




Hafta sonu NTV ekranı

Hafta sonu NTV ekranı Futbol

Hafta sonu NTV ekranı




NTV ve NTV Spor ekranı hafta sonu yine dopdolu. İşte hafta sonu yayınlanacak olan karşılaşmaların listesi�




09 Mayıs Cumartesi
02.00 Boston Celtics-Orlando Magic (NTV)
23.00 Valencia-Real Madrid (NTV)



10 Mayıs Pazar
00.00 Dallas Mavericks-Dnever Nuggets (NTV Spor)
16.00 Chievo-İnter (NTV Spor)
20.00 Barcelona-Villarreal (NTV Spor)
21.30 Milan-Juventus (NTV)
22.30 Houston Rockets-L.A Lakers (NTV Spor)



11 Mayıs Pazartesi
01.30 River Plate-Lanus (NTV Spor)


http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12451

7.05.2009

31. hafta maçlar aynı gün aynı saatte... Peki Haftaya???


Türkiye Futbol Federasyonu, ligde herhangi bir şike söylentilerine yer vermemek için hem düşme hattını ilgilendiren hem de Şampiyonluğu ilgilendiren bütün maçları aynı saatte başlatma kararı aldı.

31. Hafta oynanacak olan Kayserispor Gaziantepspor arasında oynanacak maç dışında bütün maçlar aynı gün ve aynı saatte başlıyor.
Buraya kadar herşey çok doğal ve normal.
Maçlar oynanacak ve bitecek.
ve sonra 32. hafta maçları gelecek....
Federasyon hafta içinde maçların saatlerini ve günlerini duyuracak. Her sene olduğu gibi bu senede Şampiyonluk yolunda ki takımlar aynı saat ve günde oynamaya devam edecekler.
Bakalım 32. Hafta fikstüründe hangi takım nerede kimle oynuyor:

32. haftada Beşiktaş, Ankaragücü’ne, Sivasspor ise Hacettepe’ye konuk olacak. Hem Hacettepe hem de Ankaragücü’nün maçlarını suni çimle kaplı olan 19 Mayıs stadında oynuyor.
Bitmedi,
15-17 Mayıs tarihleri arasında Bank Asya 1. Lig'de play-off maçlarının Ankara Yenikent ASAŞ Stadı'nda oynanacak olması da aslında Futbol Federasyonu'nunu karar almakta epey zorlayacak gibi gözüküyor.
Sanırım önümüzde iki seçenek yer alacak;
İlk seçenek Bank Asya 1. Lig play-off maçlarını hafta içine kaydıracak.
Diğer seçenek de Beşiktaş ve Sivasspor'un maçlarının cumartesi ve pazara bölünmesi, yani farklı günlerde, aynı statta oynatılması...

13 Mayıs Çarşamba İzmir'de Fortis Türkiye Kupası Finali olduğu için muhtemelen Beşiktaş'ın lig maçı pazar olacaktır. Bu durumda da Sivasspor Cumartesi oynayacak gibi gözüküyor.

Acaba o zaman Şaibe olmayacak mı?
Stat değişikliği de yapılabilir ama o zaman da ev sahibi takımlardan birinin avantajı elinden alınmış ve deplasman takımına verilmiş olacak. Sonuç olarak suni çime oynamakta alışık olan takım ev sahibi takımlar...

Ben Futbol Federasyonu görevlilerinin yerinde olmayı hiç istemezdim. Çünkü ne karar alırlarsa alsınlar diğer taraf eleştirecektir...

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12386

Avrupa Ligine kaç takımımız gidecek?


UEFA Kupası yerine seneye başlayacak olan Avrupa Ligine gidecek takımlarımız yavaş yavaş belirlenecek ama Fortis Türkiye Kupasında Final oynayan Fenerbahçe kesin gidecek mi yoksa lig statüsüne mi bakılacak?




Fenerbahçenin, Beşiktaş ile final oynadığı için kupayı alsada almasada kesinlikle bu kupaya katılacağı açıklanıyor ama aslında bazı eksik açıklamalar yapılıyor.

UEFA'nın bu konuda kesin maddeleri var yani Türkiye Futbol Federasyonu'nun bu konu hakkında bir yaptırımı olamaz.
Beşiktaş, ligi ilk iki sırada tamamlarsa Fenerbahçe kesin olarak Avrupa Ligi'ne katılacak ama eğer Türkiye Kupasını kazanırsa bir tane ön eleme oynayacak. Eğer kupayı kazanamazsa o zaman Avrupa Ligi'nin ilk turundan itibaren mücadele edecek.

Beşiktaş eğer kupayı kazanır ve ligi ilk iki sırada tamamlayamaz ise o zaman Beşiktaş Kupa Galibi olarak Avrupa Ligi'ne gidecek bu durumda ligden de 2 takım Avrupa Ligi'ne katılacak.
Ama Beşiktaş hem kupayı kazanamaz hem de ligi ilk ikide bitiremez ise o zaman Fenerbahçe Kupa galibi olarak Avrupa Ligine gidecek bunun dışında ligden 2 takım Avrupa ligine gidecek.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12380

Lig TV 31. Hafta tam 6 maçı CANLI yayınlayacak

Ligde son viraja girmek üzereyken hem ligin dibi hemde zirvesi kaynıyor. Bunun üzerine Lig TV de canlı yayın sayısını arttırdı.

Şansal Büyüka, Salı günleri yayınlanan Dobra Dobra programında bile kaç maçı canlı yayınlayacaklarını net olarak açıklayamıyorken ilerleyen haftalarda maçların önemine göre 8 maç bile canlı yayınlayacaklarını üstü kapalı olarak söylemişti.
Son dakika gelişmesi olarak yapılan açıklamada Turkcell Süper Lig de 31. hafta oynanacak tam 6 maç canlı yayınlanacağı duyuruldu.
Bunun yanı sıra maçların başlama saatinden 2 saat önce maç önü programı başlayacak ve stüdyoda Teknik Direktörler ile birlikte 8 stattan canlı yayın yapılacak.

İşte Canlı yayınlanacak maçlar:

GENÇLERBİRLİĞİ - HACETTEPE
SİVASSPOR - BÜYÜKŞEHİR BLD
ANKARASPOR - BEŞİKTAŞ
FENERBAHÇE - DENİZLİSPOR
GALATASARAY - ANKARAGÜCÜ
KOCAELİSPOR - TRABZONSPOR

Ayrıca 8 maçta Lig Radyo ve Alem FM'den canlı yayınlanacak.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=12374

30.04.2009

Bir Spor Kulübü, taraftarlarını nasıl düzer?

Evet, bu yazımın konusu biraz cinsel içerikli gibi ama daha edebiyle yazabileceğim kelimeleri bulamadım..





Şampiyonluk yolunda Beşiktaş camiası tamamıyla bütünleşmiş durumda. Üstelik taraftarlarının bir çoğunun sevmediği Sayın Demirören ve ekibine rağmen…

Bu kulvarda baktığımızda iki takım var. Uzun süredir tepede olan bir Sivasspor ve rakiplerinin sayesinde diyebileceğimiz şekilde bir Beşiktaş.

Rakiplerinin sayesinde derken Beşiktaş’ın başarısını küçümsemiyorum ama rakamlar ortada;
Geçen sezon Fenerbahçe 66 puan ile liderken bu sezon 18 puan daha az alarak 48 puanla 5. sırada. Galatasaray ise 64 puan ile ikinci sırada yer alırken bu sezon 12 puan daha az alarak 52 puan ile 4. sırada. Trabzonspor, 41 puan ile 5. sırada yer alırken bu sezon 53 puan ile 3. sırada. Sivasspor ise 61 puan ile 3. sırada yer alırken şuan 60 puan ile lider.
Beşiktaş ise 61 puan ile 4. sırada yer alırken şuan 59 puan ile ikinci sırada.
Rakiplerinin başarısızlıklarından kastım budur.

Fenerbahçe ve Galatasaray geçen seneki puanlarına göre bu sezon 10 küsür daha az puan toplamışlardır. Şuan ki puan tablosunda ki Galatasaray ve Fenerbahçeye 10 puan daha eklediğimizde Beşiktaş 3. lüğe düşmektedir.

Bu sezon çok büyük bir şanstır.
Kim ne derse desin bu kadar az puan toplayan rakiplerinin karşısında Beşiktaş, bu sezon bu şansı iyi değerlendirmelidir.

Şampiyonluğun bir diper adayı Sivasspor cephesine baktığımızda müthiş bir istikrar gözükmektedir. Geçen sezon topladıkları puanın aynısını toplamış fakat onlarda rakiplerinin puan kayıplarını iyi değerlendirmiştir.

Türkiye Turkcell Süper Lig’de bulunan takımlar arasında sadece bir tek SEMT takımı vardır.
Avrupa’da bu semt takımı kavramı çok daha fazla oturmuştur. En önemli örneği de Borussia Dortmund’dur. Ülkemizde ise tam anlamıyla göründüğü kadarıyla bu semt takımı kimliği sadece Beşiktaş üzerinde gözükmektedir.

Bu kavramı neden yazdığımı hemen fark edeceksiniz.

Sivasspor, Şampiyonluk yolunda gitmektedir ve gerçekten taktiri hak etmektedir. Zaten şehre baktığımızda da önemli noktalar Kırmızı-Beyaz bayraklar ve balonlar ile süslenmiştir.
İşte hemen dönelim semt takımı olan Beşiktaş’a…
Beşiktaş, Şampiyonluk yolunda en büyük adaydır. Peki, Beşiktaş Semtinde bir hazırlık yada bir süsleme var mıdır?
Bunlar bir şey ifade etmeyebilir ama takımı havaya sokmak için yeterlidir. Özellikle Sivasspor için.
Beşiktaş, şampiyon olabileceğine inanıyorsa Fenerbahçe ve Galatasarayı da yeneceğine inanıyor demektir. O zaman taraftarında bunu göstermesi ve inanmışlığı göstermelidir. Sadece takımı stada maça giderken karşılamak ile olmuyordur diye düşünüyorum.

Şimdi şu +18 ve Cinsel içeriğine gelelim…

Sizce bir spor kulübü yönetimi taraftarlarını nasıl düzebilir?
Şampiyonluk yolunda desteğe ihtiyacı olduğu dönemde, çok önemli bir maça, Fenerbahçe karşısına çıkarken, Şampiyonluk yarışında ki rakibinden sonrada maçının başlamış olmasının bir avantaj olduğu dönemde satışa çıkardığı biletlerin fiyatları…

Bir kapalı tribün bileti 200 lira olabilir midir?
Normal maçlarda sadece 80 lira olan kapalı tribün biletinden bahsediyoruz.
Tabi aslında normal maçta 80, Trabzonspor maçında 100 lira olan bilet fiyatı Şampiyonluğa ramak kala neden 200 liradır?
Bu sizce fırsatçılık yada taraftarı düzmek değil midir?
İşte +18 ve cinsellik konumuzun burasındadır.
18 – 20 yaşlarında bir taraftar bu parayı verip maça gidemez ve parayı verende açıkçası benim gözümde düzülmüş konumuna gelir…

Acaba Galatasaray maçına 33. haftaya geldiğimizde de takımın desteğe ihtiyacı varken puan eşitliği var ise bilet fiyatları 400 lira mı olacaktır?

Fırsatçılık yapılmamalıdır.
Bilet fiyatlarında bir standart olmalıdır.
Beşiktaş, 20. hafta Trabzonspor ile maç yapacağı zaman, Trabzonspor’un 6 puan arkasından 4. sırada bulunmaktaydı.
Demek ki takım liderin arkasındayken büyük maç diye tabir edilen maçlar 100 lira.
Ama 11 puan önünde olduğu rakibiyle oynarken ve Şampiyonluğun ciddi adayı olurken bilet fiyatı 200 liradır…

Fırsatçılık yapılmamalıdır.
Taraftar ile oynanmamalıdır.

Zaten biletler her nedense satışa çıkar çıkmaz 15 dakikada bitmiştir. Daha sıranın 3. sırasında olan insanlar bilet alamamıştır. Bu biletlerin nereye gittiği zaten bilinmemektedir birde üstüne böyle bir rezalet ile karşılaşılmaktadır.

Darısı Galatasaray maçının başına…

Altuğ AKTAŞ

Avrupanın en değerli ligleri açıklandı Türkiye geriledi

Avrupanın en değerli ligleri açıklandı Türkiye geriledi
Türkiye Süper Ligi Avrupada En Değerli Ligler Sıralamasında Altıncılıktan Yedinci Sıraya İndi. Son Yıllarda Futbola Büyük Yatırım Yapan Rusya Sıralamada Türkiyenin Yerini Aldı.


Daha önce yazmış olduğum bir yazıda Rus Futbolu Avrupa'ya göz mü kırpıyor? demiştim. İşte bunun cevabını yavaş yavaş almaya başlıyoruz.
Türkiye Turkcell Süper Lig Avrupa'da en değerli ligler arasında 6. sıradayken şimdi 7. oldu.
Rusya 6. lığa oturdu.
Haziran 2007 rakamlarına göre Türkiye Süper Ligi'nde yer alan 18 ayrı takımın toplam değeri 692 milyon 745 Euro idi. Bu rakam Nisan 2009'da 666 milyon 800 bine düştü. Bu yaklaşık 26 milyon Euro'luk düşüş olmasaydı bile Rusya son yıllarda futbola yaptığı yatırımlar ile Türkiye'yi yine geçecekti. Çünkü Haziran 2007'de Rusya Ligi'nde yer alan 16 takımın toplam değeri 440 milyon Euro iken, bu sayı Nisan 2009'da 710 milyon Euro'ya yaklaştı. Böylece Rusya Avrupa'daki ligler sıralamasında Fransa'nın ardından altıncılığa yükseldi.

Avrupa'da her belirli aralıklarla yapılan değerlendirmelerde lig takımlarında yer alan futbolcuların performansları, yaşları, oynadıkları milli maçlar ve transfer olurken kazandıkları dikkate alınıyor. En değerli ligler sıralamasında 2007'den buyana ilk beş sıradaki yer değişmedi.

Buna göre Nisan 2009 rakamları dikkate alındığında 3 milyar 123 milyon Euro değeri ile İngiltere birinci, 2 milyar 536 milyon Euro değeri ile İspanya ikinci ve 2 milyar 284 milyon Euro değeri ile İtalya ilk üç sırada yer alıyor.

Liginde yer alan takımların değeri 1 milyar 516 milyon Euro olan Almanya Avrupa dördüncülüğündeki yerini korudu. Bu ülkeyi Fransa 1 milyar 325 milyon Euro değerle takip ediyor. Fransa'nın ardından Rusya altıncılığı yakaladı.

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=11710


27.04.2009

Utanıyorum...-2-

Evet evet bu sefer gerçekten utanıyorum.. 13 Nisan da Utanıyorum başlığı ile bir yazı yazmıştım. Maalesef bu yazıma da aynı başlığı koyacağım..

Evet evet bu sefer gerçekten utanıyorum…
12 Nisan Pazar akşamı Türk Futbol tarihine kara bir leke gibi yapışacak bir maç oynanmıştı.
Galatasaray ile Fenerbahçe arasında.
Bu maç hakkında ki görüşlerimi 13 Nisan da “Utanıyorum” başlığı ile yazmıştım.
Maalesef bu yazıma da aynı başlığı koyacağım…

UTANIYORUM – 2 –

Evet gerçekten utanıyorum…
Türk futbolunun gelmiş olduğu noktadan utanıyorum…
12 Nisan akşamı Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcular birbiriyle tekme tokat yumruklaşıyor, Galatasaray Spor Kulübünün başkanı Sayın Adnan Polat çıkıp başta Federasyon başkanımız Sayın Mahmut Özgener’i küçük düşürücü harekette bulunuyor ve sözlü açıklamalar yapıyordu…
Bunun sonucu Türkiye Futbol Federasyonu bir çok ismi PFDK’ya sevk etmişti. PFDK’dan başta Adnan Polat olmak üzere olaylara karışan isimlere cezalar yağdırmıştı.
Buraya kadar her şey normaldi.
Asıl utanılacak nokta 26 Nisan akşamı yaşandı…
Tribünler bomboş, maç izlemek isteyen taraftarlar çevredeki binaların çatısına çıkmışlardı.
Peki suçlu bu taraftar mıydı?
Yoksa birbiriyle yumruklaşan futbolcular mı?
Yoksa maç sonunda düzeysiz açıklamalar yapan Sayın Adnan Polat mı?

Kameralar Tribünleri gösteriyordu
Oda ne….?
Sayın Adnan Polat ve Sayın Arda Turan tribünde yerlerini almışlardı…
45 gün hak mahrumiyeti alan Adnan Polat nasıl tribünde yer almaktaydı?
Protokolde yer almadığı için extra ceza almayacağı açıklandı. Peki sorarım sizlere hak mahrumiyeti alan bir kişi SEYİRCİYE KAPALI bir maçı nasıl başka tribünden izleyebiliyor????
O zaman biz taraftarların ne günahı var?
O zaman bende o tribünde maçı izleseydim…
Peki ya Arda Turan…
Sen değil misin o statta rakiplerine yumruk atan, maç sonrası Liseli çocuklar gibi “gel dışarıda kavga edelim” tarzı açıklamalarda bulunan ve o tribünlerin boş olmasını sağlayan?
Hatta bir önceki Belediye maçında güvenlik görevlileriyle kavga eden sen değil misin?
Nasıl oluyor da taraftarların olmadığı bir maçta sizler maçı tribünlerden izleyebiliyorsunuz???
Öncelikle hangi yüzle???

Utanıyorum dedim ya
İşte bizim cezai yaptırımları adam akıllı uygulayamayan görevlilerimizden Utanıyorum…

Sayın Adnan Polat’a ve Sayın Arda Turan’a “siz cezalısınız, stada giriş yapamazsınız” diye uyarmayanlardan utanıyorum….

Takımına ceza aldıran ve üstüne güvenlik güçleriyle tartıştığı için extradan da ceza alan Arda Turan utanmadığı için onların adına ben utanıyorum…

Ayıptır…Yazıktır…Günahtır…

Cebinde ki son parasıyla yemek yemek yerine maç bileti alıp tribüne giden taraftara ayıptır, yazıktır, günahtır…

Hangi yüzle, senin yüzünden taraftarın olmadığı bir maçta tribünde bulunuyorsun derler adama… tabi diyecek birini ve utanmadan konuşabilecek birini bulursak….

Ben utanıyorum… Onlar utanmasın…

Altuğ AKTAŞ

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=11362







Resimler Ajansspor.com dan alıntıdır.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=11362

Şeref Bey Ödülleri, sahiplerini buluyor



Serencebey Gazetesi tarafından düzenlenen ve bu yıl 3.sü verilecek olan Şeref Bey Ödüllerinin sahipleri belirlendi. 18 Nisan Cumartesi günü Microsoft Türkiye Ofisinde toplanan Şeref Bey Ödül Jürisi, Beşiktaşa katkı sağlayan dernekleri belirledi. Sonuçlar 02 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00te Swissotel İstanbulda yapılacak Şeref Bey Ödül Töreninde açıklanacak.




Aktif Beşiktaşlılar Oluşumu tarafından yayınlanan Serencebey Gazetesi, başta Beşiktaş Jimnastik Kulübü olmak üzere Türk sporuna katma değer sağlayan isimlere ve kurumlara hem hizmetlerinden dolayı, hem de teşvik amacıyla düzenlediği "Şeref Bey Ödülleri'nin üçüncüsünde, "Beşiktaş'a Katkı Sağlayan Dernek"leri ödüllendiriyor. Serencebey Gazetesi, Hollanda'dan Bandırma'ya, Hatay'dan Mardin'e kadar; Beşiktaş için kurulmuş 116 derneğe çağrı yaptı.

3. Şeref Bey Ödülleri'ni belirleyecek jüri üyeleri ilk önce 17 Mart saat 19.03'te, Etiler Set Kebap'ta düzenlenen tanışma yemeğinde bir araya geldiler. Daha sonra nihai kararı vermek için 18 Nisan Cumartesi günü Microsoft Türkiye Ofisi'nde toplanan Şeref Bey Ödül Jürisi, Beşiktaş derneklerinin, kuruldukları günden bugüne kadar BJK'ye yaptıkları katkıları değerlendirdi. Ödüle aday olan 22 derneğin sunumlarını tek tek inceleyen Jüri heyeti, ilk 10'u belirledikten sonra gizli oylama yaptı ve sonuçlar Jüri Başkanı Prof. Dr. Mesut Parlak'ta toplandı. "Beşiktaş'a Katkı Sağlayan Dernekler" 02 Mayıs Cumartesi günü saat 15.00'te Swissotel İstanbul'da düzenlenecek Şeref Bey Ödül Töreni'nde açıklanacak. "Beşiktaş'a Katkı Sağlayan Dernek" ödüllerinin yanı sıra, yine Jüri heyeti tarafından belirlenen Şeref Bey "Özel" Ödülü ve Şeref Bey "Onur" Ödülü de sahiplerine takdim edilecek.

Adını Beşiktaş Futbol Şubesi kurucularından Ahmet Şerafettin Bey'den alan "3. Şeref Bey Ödülleri"nin sahiplerini, başkanlığını İstanbul Üniversitesi eski rektörü Mesut Parlak'ın yaptığı bir jüri saptadı. TMSF Başkanı Ahmet Ertürk, Garanti Bankası Yönetim Kurulu Üyesi Cüneyt Sezgin, Milliyet Gazetesi Spor Yazarı Attila Gökçe, BDDK Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Al, BJK Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Yücel, Altın Borsası Başkan Yardımcısı Oğuzhan Aloğlu, Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çağan gibi isimlerden oluşan jüri tarafından saptanan ödüller, 02 Mayıs Cumartesi günü Swissotel İstanbul'da düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=11356

HT İddaa - Altuğ Aktaş Kazandırmaya devam ediyor.


Haber Türk HT İddaa okuyan, Globaliddaa.com takip eden kazanıyor

24 Nisan 2009 Cuma günü çıkan Haber Türk HT İddaa ekinde ve 25 Nisan 2009 Cumartesi günü çıkan Haber Türk HT Spor ekinde Altuğ Aktaş hazırladığı 2 kupon ile takip eden okuyucularına kazandırdı.
İşte o kuponlar;
24 Nisan - Altuğ Aktaş İdeal
224 Manchester Utd-Tottenham Üst 1.70
158 Stutgart-Eintracht Frankfurt 1 1.20
239 Fiorentina-Roma üst 1.70
422 Atletico Madrid-Gijon Üst 1.40
Oran: 4.85

25 Nisan - Altuğ Aktaş İdeal
155 Dortmund-Hamburg 1 2.00

163 Hull-Liverpool üst 1.65

236 Almeira-Numancia 1 1.55
Oran: 5.11

16.04.2009

Turkcell Süper Lig 28. hafta cezalı listesi

Turkcell Süper Lig 28. hafta cezalı listesi Türkcell Süper Lig de 17-18-19 Nisanda oynanacak olan maçların cezalı listesini hazırladık.
KIRMIZI KARTLAR
Meye (Ankara)
Ali Zitouni (Antalya)
Semih Şentürk, Lugano (F.Bahçe)
Arda Turan, Emre Aşık (G.Saray)
Selçuk Şahin (Hacettepe)

SARI KART CEZALILARI
Sercan Yıldırım (Bursa)
Koray Avcı (G.Birliği)

NOT: Galatasaray-Fenerbahçe maçı sonrasında PFDK'ya sevk edilen 6 oyuncunun durumu daha netleşmemiştir.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10244

Marsilya Schaktar Donetsk maçının muhtemel kadroları



Marsilya Schaktar Donetsk maçının muhtemel kadroları




16 Nisan 2009 Perşembe akşamı oynanacak ve ilk maçı 2-0 Schaktar Donetsk galibiyetiyle biten maçın rövanşına takımların bu 11ler ile çıkmasını bekliyoruz.





Udinese Werder Bremen maçının muhtemel kadroları


16 Nisan 2009 Perşembe akşamı oynanacak ve ilk maçı 3-1 Werder Bremenin galibiyetiyle biten maçın rövanşına takımların bu 11ler ile çıkmasını bekliyoruz.





Manchester City Hamburg maçının muhtemel kadroları

16 Nisan 2009 Perşembe akşamı oynanacak ve ilk maçı 3-1 Hamburg gailibiyetiyle biten maçın rövanşına takımların bu 11ler ile çıkmasını bekliyoruz.






http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10249

1989-2009 Baba Hakkı - Hakkı Yetenin ölümünün 20.yılı


Beşiktaş a yaptığı hizmetlere her zaman minnettar olduğu Baba Hakkı Yeten in anma töreni 16 Nisan Perşembe günü saat 11.00 de, Zincirlikuyu mezarlığındaki kabri başında yapılacaktır.







HAKKI YETEN (BABA HAKKI) KİMDİR?

Beşiktaş’ın sembolü Baba Hakkı, 1910 yılında Vodina’da doğdu. Henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul’a yerleşti. Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’te Çanakkale’de şehit düştü.

5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. Bu dönemde Beşiktaş Muradiye semtinde futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey tarafından Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak avukat oldu.

17 yıl Beşiktaş forvetinde özellikle sağ iç olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi.

1945’te futbolu bırakana kadar, 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli Küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası şampiyonluğu yaşadı. 17 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta 439 maçta 382 gol kaydederek inanılması güç bir sayıya erişti. Derbilere de damgasını vuran Baba Hakkı, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’ye 30’ar gol atarak tarihe geçti.

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. 27 Eylül 1931’de Bulgaristan’a 5-1 yenildiğimiz maçta tek golümüzü Baba Hakkı atmıştı.

Futbolu bıraktıktan sonra Futbol Federasyonu’nda Asbaşkanlık yaptı. Beşiktaş’ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. Hakkı Yeten, 16 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti.

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10235

15 Nisan 1989 Hillsborough faciası

15 Nisan 1989 Hillsbrough faciası








15 Nisan 1989... Liverpool ile Nottingham Forest arasında FA Cup yarı final maçı oynanacak...
Yer Sheffield-Hillsborough stadı...
Stat tıklım tıklım dolu...



Stadın dışında neredeyse bir tribün dolusu taraftar dışarıda...
Aslında bunun nedenide o yılların efsane takımı Liverpool taraftarlarına 14.600 bilet, Nottingham taraftarlarına ise 21.000 bilet ayrılmasıydı...
Bütün gün basın organlarından biletsiz taraftarların stada gelmemesi için uyarılar yapılıyordu.
Ve maçın başlamasına son 30 dakika kalmıştı... Biletsiz taraftarlar stada akın etmiş, tribünün kapısında içeriye girmeyi bekliyor, kapılara, tellere tırmanıyorlardı...
Maça 10 dakika kaldığında içeri girmek için baskı artmış ve şarkılar söylenmeye başlamıştı...
Yetkililer dışarıda kalan Liverpool taraftarlarına hoş gözükmek için kapıları açıyor ve işte olan o zaman oluyor...

Maç başlamış ve dakikalar 6'yı gösteriyordu...
Hakem bir anda ne olduğunu anlayamadı ve kale arkasındaki tribünün tellerine doğru yürümeye başladı...
O anda herşey koptu ve artık tellere tırmanan taraftarlar bile saha içine düşmeye başlamıştı.
Maç 6. dakikada durmuştu...







Bir çok taraftarın bir anda tribüne girmesi sonrası içeride bulunan bir çok kişinin izdiham sonrası yaralanmasına ve hatta ölmesine neden oluyorlardı...
Bilanço 96 ölü 766 yaralıydı...





Ertesi gün çıkan The Sun gazetesinde ise olaylar daha bir dramatize edilmişti...
Ölen insanların cüzdanlarının çalındığı, polisin tribüne girmesine ve yardım etmesine bazı sarhoş Liverpool taraftarlarının engel olduğu yazılmıştı...
The Sun çok büyük bir gazeteydi o zamanlarda da...
Liverpool'da 200 bin tiraja sahip olan gazete artık Liverpool'da sadece 10 bin adet satılıyordu...
Habere duyulan öfke ve insanların tepkileri açık açık görülüyordu...


Liverpool taraftarları bu faciayı asla unutmadı...
Üstelik ölen 96 taraftarın içinde en dokunaklısıda en küçük yaştaki taraftardı...
10 yaşındaki Jon-Paul Gilhooley de bu faciada vefat etmişti ve o şuan Liverpool takımının kaptanı Gerard'ın kuzeniydi...

Liverpool, bu faciadan sonra ki sene ligde Şampiyon olmuş fakat o gün bugündür ligde Şampiyon olamıyor.

Aslında bu facia bir milat oldu İngiliz futbolu için ve o günden sonra statlarda ki tel örgüler kalktı, statlara ayakta taraftar alınmamaya başlandı. Yetkililerin neden o facia sırasında statın sahaya açılan kapılarını açmadıkları ve o insanların hayatlarını kurtarmadıkları hala kocaman bir soru işareti...

Başka bir küçük ayrıntı ise faciada ölenlerin anısına Hillsborough'da ki stadın kapısında "You'll Never Walk Alone" (Asla Yalnız Yürümeyeceksiniz) yazıyor...

Tarih 15 Nisan 1989... Milan ve Real Madrid Şampiyon Kulüpler kupasında yarı final mücadelesi verecekler... Hakem maçı 6. dakikada durdurup saygı duruşu yapacağını bildirmişti... Ve Futbol kardeşliği, Tribün kardeşliği orada ortaya çıkmıştı... Saygı duruşunun bitmesini beklemeyen Milan taraftarları hep bir ağızdan "You'll Never Walk Alone" (Asla Yalnız Yürümeyeceksiniz) diye bağırmaya ve marşın tamamını hep bir ağızdan söylemeye başlamış statta göz yaşı sel olup akmaya başlamıştı...

Ve o 96 taraftar ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKLER...









http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=10232

13.04.2009

Utanıyorum...

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=9999


Utanıyorum…

Evet utanıyorum…
Tabi ki kendimden değil…
12 Nisan Pazar akşamı oynanan bir maçın benim ülkemde oynanmasından ve bizlerin yıldız diye tabir ettiğimiz insanların affedersiniz ama kahve ağzı ile beyanatlar vermesinden utanıyorum…
Evet utanıyorum… ama kendimden değil…
İspanya’da bir televizyon kanalı (Canal+) yabancı bir maçı canlı yayınlanıyor ve o maçı yöneten hakem bitiş düdüğünü çalmadan bu televizyon kanalının spikeri yayını kesip “artık sonuç değişmeyecek” diyip yayını kesiyor ve devamını yayınlamıyor…
Neden mi? Çünkü sahada “KAN” akıyor…
İspanya’da maçı canlı yayınlayan televizyon kanalı bir anda kavga çıkınca yayını kesip, “biz futbol izlettirmek isterdik ve şuan sahada futbol yok. Zaten maç bitti. Hakem muhtemelen oyunu başlattığı gibi bitirecek ve sonuç değişmeyecektir bu nedenle biz futbol yayınlamak istediğimizden sizlere bu görüntüleri izlettirmemek için yayını kesiyoruz” diyip yayını kesiyor.
İşte bu maç benim ülkemde ve benim futbolcularımla oynandığı için utanıyorum…

Bir tribünün üst katında kendilerine ayrılan yerden ayrılıp alt kattaki tribünün çatısına insanlar çıkıyor ve alt kattaki tribünde bulunanlarda açık bir tarafa kaçmıyor… “Çatı yıkılacak lütfen çıkmayın çatıya” diye anons yapılıyor ama (doğrumu bilmiyorum sadece 1-2 dostumdan gelen bilgi) numaralı tribünde bu anonsçulara yakın olan taraftarlar bu sefer “neden anons yapıyorsun bırak tepki göstersinler” diye bağırıyor.
Peki ya çatı yıkılsaydı o küfür edenler ne yapacaktı?

Evet utanıyorum…
Dünyanın sayılı derbisi diye tanıtılan bir derbinin oynandığı statta, Federasyon Başkanı olmadığı için… Maç sonunda toplum içinde bir sınıfı olduğu (!) düşünülen ve insanlara örnek olması gereken bir Başkan’ın Futbol Federasyonu Başkanı için küçük düşürücü sözler sarf ettiği için utanıyorum…
Liverpool, önce Real Madrid’e ve 4 gün sonra Manchester United’a Old Trafford da 4 atıyor ama hiçbir yönetici ne bu tarz bir açıklamada bulunuyor ne de taraftarlar sahaya atlıyor…
Fenerbahçe, Galatasaray arasında oynanan bir maç acaba Manchester’ın Liverpool’dan 4 yemesinden daha mı önemliydi? Yada B.Münih’in Barcelona’ya ezilerek 4 gol yemesi ve sonra evine dönmesinden daha mı önemliydi???

Evet utanıyorum…
Ama Milli takımda aynı odada yatan, hafta arasında Play Station partileri veren futbolcuların birbirlerine sahanın içinde yumruk atmasından utanmıyorum. Sahada olan sahada kalır mantığını unutup duşunu alıp, soyunma odasından çıkıp mikrofonların karşısına geçip bu sefer sözleriyle hala kendine hakim olamayan futbolcuları bundan 8 ay önce alkışladığım için utanıyorum…

Ben utanıyorum… Ya onlar???

Altuğ AKTAŞ
GlobalSpor.com

http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=9999

HT İddaa - Altuğ Aktaş Kazandırmaya devam ediyor.

Haber Türk HT İddaa okuyan, Globaliddaa.com takip eden kazanıyor

10 Nisan 2009 Cuma günü çıkan Haber Türk HT İddaa ekinde Altuğ Aktaş hazırladığı 2 kupon ile takip eden okuyucularına kazandırdı.
İşte o kuponlar;
10 Nisan - ALTUĞ AKTAŞ SİSTEM 2-3-4
Kocaelispor-Beşiktaş ½ 22.00 +
Chievo-Milan 0/2 4.00 +
M’boro-Hull City 0/1 4.00 -
M’Gladbach-Wolfsburg ½ 25.00 -
Maliyet 11 TL
Kazanç 88 TL
Oran: 8.00

10 Nisan - Altuğ Aktaş TSL Kuponu
Kocaelispor-Beşiktaş 2 1.40
Hacettepe-Trabzonspor Üst 1.50
Kayserispor-Denizlispor 1 1.75
Oran: 3.67