Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Basketbol etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.03.2009



Olympiacos vs. Real Madrid, Regal FCB vs. Tau Ceramica, Panathinaikos vs. Montepaschi, CSKA Moscow vs. Partizan eşleşmeleri ile ilgili Tanju Çiçekin yorumları...

Olympiacos vs. Real Madrid

Yunanistan Milli Takımı koçu Giannakis göreve geldiğinden beri Avrupa Basketbolu'nda tekrar söz sahibi olan Olympiacos özlemini çektiği lig ve avrupa şampiyonluklarına uzun süre sonrasında kendisini bu kadar iddialı görüyor.Normal sezon maçlarında deplasmanlarda çok iyi görüntü vermediler, bunda yeni transferlerin takıma geç adapte olması ve sezon içinde yaşadıkları sakatlıkların çokluğu baya etkili oldu. Top 16'da ise Tau Ceramica'yı 2 maçta da yenip ne kadar iddialı olduklarını gösterdiler. Son maçtaki galibiyeti almasalar Barcelona ile eşleşeceklerdi ve saha avantajı da rakipte olacaktı. Şimdi ise hem saha avantajını aldılar hem de daha zayıf bir takımla eşleştiler. Takımın ilk 5'i Halperin-Pargo-Childress-Vujcic-Bourousis'ten oluşuyor. Papaloukas, Greer ve Vasilopoulos da ilk 5 oyuncuları kadar süre alıyorlar nerdeyse. Oldukça zengin kadroları var ve çok tecrübeli bir koça sahipler.

Real Madrid ise zayıf gruptan rahatlıkla çıkmasını bildi ama esas iş bundan sonra başlayacak. Savunma anlamında çok kötü görüntü çizen Real Madrid deplasmanlardaki kötü görüntüsüyle dikkat çekiyor. Raul Lopez-Bullock-Winston-Hervelle-Van Der Spiegel 5'iyle başlıyorlar son maçlarda. Sergio Lull, Massey, Pepe Sanchez , Felipe Reyes, Marko Tomas ve Mumru gibi katkı yapan oyunculara da sahipler. Kadrolarının geniş olduğu söylenebilir ama özellikle pota altında çok iyi savunma yapamıyorlar. Guard konusunda da Pepe Sanchez buraya geldiğinden beri çok iyi performans gösteremediği için Lopez,Lull 2'lisi daha çok süre alıyor. O bölgede de sıkıntı yaşıyorlar kısacası.

2 takımı da karşılaştırdığımda Olympiakos'un pota altında çok önemli yıldızlara sahip olmasıyla o bölgede Real Madrid uzunlarına üstünlük sağlayacağını düşünüyorum. Guard bölgesinde de Halperin, Papaloukas, Greer gibi isimlerin karşısında duramaz Real Madrid kısaları. En azından sene içerisinde bu bölgelerde savunma anlamında çok sıkıntı yaşadılar, final-foura çıkma maçlarında da durumun farklı olacağını düşünmüyorum. Olympiacos iç saha avantajına sahip, kritik bölgelerde daha iyi oyuncuları var ve çok da tecrübeli bir koçları var. Real Madrid'in ise hiçbir avantajı yok bana göre.Dolayısıyla Olympiacos'un turu geçeceğini düşünüyorum. Deplasmanlarda kaybetseler bile kendi evlerinde rakiplerine hiç şans vermeyeceklerdir.


Regal FCB vs. Tau Ceramica

Barcelona Euroleague'de bu sene sadece 2 yenilgi aldı, Siena ve Real Madrid'e deplasmanlarda yenildiler. Real Madrid'e son saniyelerde yenildiklerini de hatırlatayım. Panathinaikos'u bile 2 maçta da yenmeleri etkileyiciydi. Euroleague'de müthiş savunma yapan Barcelona hücumda da özellikle Navarro'nun yükselen formuyla skor üretmekte de pek zorlanmıyor. Son maçlarda Sada-Navarro-Barton-Andersen-Santiago 5'iyle maçlara çıksalar da Basile, Ersan İlyasova ve Fran Vazquez ilk 5 oyuncularından daha çok süre alıyorlar. Barcelona'nın hücumda anahtarı dış şutlardan geçiyor genellikle, çünkü Andersen ve Ersan gibi uzunlar bile dışarıdan yüzdeli atabiliyorlar. Bu da rakibinin pota altı savunmasına çok önlem alamamasına neden oluyor. Pota altına da rahatlıkla girebiliyorlar Barcelona kısaları ve sayı üretmekte zorlanmıyorlar böylece. Tabi dış şutlar girmezse işte o zaman Barcelona'nın o maçta işi çok zor olacak demektir.

Tau Ceramica ise etkileyici bir sezon geçiriyor hem ligde hem de Euroleague'de. Prigioni-Rakocevic-Mickeal-McDonald-Splitter 5'iyle son maçlara çıkan Tau'da yedeklerde İlievski, Vidal, Teletovic gibi çok önemli isimler var. Kadro olarak baktığımızda bu 8 oyuncu dışındaki isimler pek süre alamıyorlar, dolayısıyla rotasyon olarak diğer takımlardan daha az seçeneklere sahip Tau Ceramica. Rakocevic'in muhteşem sezon geçirmesi ve gününde olduğu zaman durdurulamaması, Splitter'in pota altındaki etkinliği ve oyuna sonradan giren Teletovic'in bir uzuna göre inanılmaz bir dış şutu olması en büyük avantajları.

Barcelona'nın Tau'ya göre en büyük avantajı kadrolarının daha geniş olması ve iç saha avantajı olacak kuşkusuz. Tau'nun ise en büyük avantaj yaratacağı bölge Splitter olacak. Eğer Splitter maçlarda faul problemine girmezse Barcelona'nın bana göre çok da güçlü olmayan pota altında baya etkili olacaktır. Tau'nun bir başka özelliği de Barcelona'ya inanılmaz ters geliyor olması. Son senelerdeki maçlarda büyük üstünlüğü var Tau'nun rakibine karşı. Çok zor bir seri geçeceği kesin ama iç saha avantajını elinde bulunduran ve iç sahada Avrupa'da maç kaybetmeyen Barcelona'nın kadro genişliğinin avantajlarını da kullanıp bu seriyi zor da olsa kazanmasını bekliyorum, 5 maçlık bir seri olası.


Panathinaikos vs. Montepaschi


Panathinaikos da Euroleague'de beklentilerin altında sonuçlar almasına rağmen geçen gruplarda 1.liği yakalayıp saha avantajına sahip oldu.İlk gruplarda 2 zorlu rakibinden birisi Siena'ydı, diğeri de Barcelona'ydı ve oynadığı 4 maçın 3'ünü kaybetti bu takımlara karşı. Siena'yla oynadıkları maçlarda 1'er galibiyetleri var 2 takımın da. 2 maç da son saniyeye kadar çekişmeli geçen maçlardı. Daha sonraki grup ise kolay bir gruptu beklenildiği gibi lider çıktılar. Orada da Partizan deplasmanında aldıkları yenilgi kafalarda soru işareti bırakıyor. Maçtan maça göre kadroları değişiyor Spanoulis, Perperoğlu, Batiste, Fotsis, Nicholas, Diamantidis, Pekovic ve Jasikevicius takımda en çok süre alan isimler olup takımlarını taşıyan oyuncular olarak göze çarpıyor. Kısa rotasyonu olarak çok önemli oyunculara sahip Panathinaikos ama 3 numara pozisyonunda sıkıntı çekiyorlar. Bir diğer sıkıntıları da pota altında takımın en önemli ismi olan Pekovic'in hemen hemen her maç faul problemine girmesi. O oyunda olmadığı zaman pota altında hücum anlamında çok sıkıntı çekiyor Yunan takımı. Uzunları Fotsis ve Tsartaris daha çok dış şutu olan isimler olup, Batiste de Pekovic kadar sırtı dönük oynayamıyor. Panathinaikos'un rakipleri de fazlasıyla içeri gömülüyorlar bu yüzden Panathinaikos'un da anahtarı dışarıdan atılan boş şutlardaki isabet yüzdesi olacak. Özellikle Pekovic oyundayken ona sürekli sıkıştırma getiriyor rakipler.

Siena ise kaldığı yerden devam ediyor. Ligdeki başarısını son senelerde Avrupa'ya da taşımayı başardılar. Gösterişli kadroları yok, onların başarısının anahtarı çok baskılı savunma yapmaları. Rakiplerinin pas vermesini bile zorluyorlar, sürekli top çalıp hızlı hücumlarla skor üretmeye çalışıyorlar. Euroleague'de oynadıkları 4 güçlü deplasmanı da kaybetmeleri bu seri öncesi en olumsuz yönleri. Mcıntyre-Domercant-Sato-Eze-Stonerook ilk 5'leri olup Kaukenas da benchten gelen en önemli isim olacak. Lavrinovic'in sakatlığı vardı ve onu fazlasıyla arıyorlar. Şu anda maçlara yetişmesi zor gözüküyor, yetişmezse de işte o zaman daha da zor seri bekliyor Siena'yı. Kadroları geniş değil 5maçlık serilerde kadro genişliği oldukça önemli yer kaplıyor.

Panathinaikos sahasında çok iyi oynuyor seyircisiyle bütünleşip. Saha avantajı da onlarda, ayrıca kadro genişliği olarak rakibinden üstün durumda. Siena'nın en önemli ismi Mcıntyre olup karşısında Diamantidis gibi Avrupa'nın en önemli guard savunmacısı olacağından Siena'nın eli kolu da bağlanabilir. Siena için anahtar isimler başta Sato olmak üzere, Stonerook ve Eze olacak. Sato'yu savunabilecek bir adam yok Panathinaikos'ta, Yunan takımının en büyük zorunu o bölgede. Ayrıca Stonerook pota altında Pekovic'in başına bela açabilir. Dışarıdan da yüksek yüzdeyle attığı zaman çok etkili oluyor Stonerook. Panathinaikos tura çok yakın gözüküyor, Siena'nın sürpriz yapabilmesi için Mcıntyre ve Kaukenas dışındaki isimlerin fazlasıyla katkı yapması gerekecek.


CSKA Moscow vs. Partizan

Cska Avrupa'nın en iyi kadrosuna sahip takımı, Top 16'da zor grupta oynamalarına rağmen iç sahada farklı galibiyetler aldılar. Zaten muhteşem savunma yapıyorlar, içeride seyircisinin de desteğiyle hücumda da çok etkili olan bir takım Cska. Holden-Langdon-Siskauskas-Smodis-Lorbek son maçlarda maça başlayan isimler oluyor. Zisis, Planicic, Khryapa, Morris de fazla süre alan diğer isimler. Takımdaki herkes dışarıdan yüzdeli şut atabiliyorlar, çok da tecrübeli isimlere sahip Cska sadece bu turun değil Euroleague'in de favorisi konumunda.

Partizan ise saygıyı hakeden bir takım. Çok ucuza kurulmuş bir kadro, zaten takımın geneli Sırp oyunculardan kurulu. Kendi sahalarında 20 bin seyircinin önünde maçlarını oynuyorlar. Muhteşem savunma yapıyorlar içerde ve oldukça da başarılı oluyorlar. Ama deplasmanlarda aynı başarıdan söz edilemez. Oynadıkları 8 deplasman maçının sadece 2'sini kazanabildiler. Bu maçlardan birisi Cska'ya karşı ama Cska o maça gruptan lider olarak çıkmayı garantilediği için rahat çıkmıştı. Kadroları geniş değil, deplasmanlarda da başarısız olan genç bir takım olduğu için şansları az gözüküyor.

Cska final-fourun en önemli adayı, en iyi kadro da onlarda. Partizan ise genç bir takım ve deplasmanlarda başarısız olan, kadrosu da sınırlı bir takım. Cska çok rahat bir şekilde final-foura çıkacaktır, fazla analize gerek görmüyorum bu seri için.

Tanju ÇİÇEK (Dixon)
http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=6790

16.03.2009

Wuoowwww

Yumruk gibi...

10.03.2009

Türkiye Basketbol Liginde 21. Haftanın değerlendirmesi


Tanju Çiçek, Türkiye Basketbol Liginde 7-8 Martta oynanan 21. Haftayı değerlendirdi.

Beko Basketbol Ligi'nde müthiş bir hafta geride kaldı.Aliağa Petkim-Beşiktaş Cola Turka maçı hariç tüm maçlar nefes kesti,kazanan takımlar son saniyelere kadar belli değildi.

Haftanın en çok merak edilen maçı kuşkusuz Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen maçıydı.Taraftarıyla bütünleştiği zaman kendi sahasında Avrupa'da bile her takımı zorlayacak kaliteye sahip olan Fenerbahçe çok hızlı başladı.Seyirciyle coşan oyuncuların çok olması sebebiyle bir ara 16-0'lık bir seri bile yakaladı ilk devre.Devrenin son 5dakikasında sayı yemeyen Efes Pilsen 2.devreye umutlu girdi.40-33 biten devrede oyuna göre fark daha çok olmalıydı bence.Maçın 2.devresine de iyi başlayan Fenerbahçe Ülker'di.3.periyotta da bir ara farkı 15'e kadar çıkardı Fenerbahçe ve son periyota 65-55'lik skorla girildi.Maçın bitimine 5dakika kala skor 70-60'dı ve bundan sonra gene Efes Pilsen müthiş savunma direnci gösterip maça ortak oldu.Kalan 5dakikada sadece 2sayı yiyen Efes Pilsen maçı uzatmaya taşıdı.Uzatmaya iyi başlayan Efes Pilsen olsa da son 1dakikada Efes Pilsen kötü hücum edince Fenerbahçe 84-80 galip gelmeyi başardı.Efes Pilsen'in 2. geri dönüşünde Tanjevic'in rolü çok etkili oldu.Tek uzun oynayıp adeta intihar etti Fenerbahçe ve Efes Pilsen hücum ribaundlarındaki üstünlükle maça ortak oldu.Çok iyi bir maç çıkaran Semih'i fazla kenarda unuttu.Fenerbahçe'de uzun süredir kötü oynayan Devin Smith de çok iyi bir maç çıkardı.Ömer Onan,Rasim Başak,Semih ve Smith Fenerbahçe adına takımın iyileri olurken Mrsic ile Preldzic çok kötülerdi.Efes Pilsen'de ise Kerem Tunçeri hücumda çok iyi bir maç çıkardı ona Thornton,Kaya ve Kerem 3'lüsü iyi oyunlarıyla eşlik ederlerken büyük umutlarla alınan Kasun maçın en kötüsüydü.Zaten bir süre sonra oyuna bile almadı Ergin Ataman,bunda da haklıydı sonuna kadar.Charles Smith de kendisinden beklenen oyunu ortaya koyamadı.Olası bir playoff eşleşmesinde Efes Pilsen'in avantajını ortadan kaldırmış oldu bu galibiyetle Fenerbahçe Ülker,çok önemli bir galibiyetti onlar adına.

Ligin 2.sırasındaki Galatasaray Cafe Crown da Türkiye Kupası'nda yenildiği Erdemir karşısında gene çok zor anlar yaşadı.Graves,Milojevic,Gurovic ve Cüneyt'ten yoksun oynayan Galatasaray'ın zorlanması da bekleniyordu açıkcası.3lük bölgesinden de 19'da 2 gibi çok düşük yüzdeyle atan Galatasaray'da en etkili isim gene Hüseyin Beşok'tu.Yeni transferlerden Hosley çok iyi bir maç çıkardı ama faul çizgisinden geçen hafta olduğu gibi çok düşük yüzdeyle attı.Erdemir'in 18 top kaybı yapması da Galatasaray'ın galibiyetinde etkili oldu.Erdemir'de ise James Thomas çok etkili maç çıkardı Funk ve Burgess de dışarıdan yüzdeli atarak takımlarını oyunda tuttu.

Türk Telekom da zorlu maçın ardından Oyak Renault'u mağlup etmeyi başardı.Maçın genelinde Oyak üstündü,son 40 saniye kala 75-74 öne geçen Telekom maçı 79-75 kazandı.Ribaundlarda 40-31'lik üstünlük kurdu Türk Telekom.Galibiyetin en önemli faktörü ribaundlardaki üstünlüktü.Pota altında Bajramovic ve Dudley ile rakibine üstünlük kurdu Türk Telekom,Bekir ve Tutku da dışarıdan attıkları basketlerle takımlarını galibiyete taşıdılar.Oyak ise maçın içinde dış şutlardaki başarısıyla kaldı.Gordon,Alper ve Jones 3'lüsü 20'de 9'la attılar dışarıdan ve takımlarını son ana kadar oyunda tuttular.

Hoca değişikliğinden sonra Fenerbahçe karşısındaki gibi Aliağa maçında da 100'leri geçen bir Beşiktaş vardı sahada.Hem de Chatman yoktu sahada,ona rağmen skorer oyunu devam etti Beşiktaş'ın.Çok rahat kazandılar,Cevher ve Baxter'ın çıkışı devam ederken pota altındaki Wesson da geldiğinden beri etkili oynuyor.Mehmet Yağmur da Chatman'in yoklugunda 24 sayı atıp takımının en skorer ismi oldu.Aliağa'da ise oyuncuların para alamama sorunu devam ettiği sürece bu kötü oyun devam edecek gibi.Gene savunma yapamadılar,hücumda zaten Reese ve Davis'e bakıyolar,bu gidişat sürerse kümeye gidebilirler.

Antalya derbisinde ise gülen taraf Antalya BŞB oldu.3 maçtır maçın sonunu iyi oynayan Antalya BŞB kazanmayı sürdürdü Can Akın ve Mims takımlarının skor gücünü üstlenen isimler oldu.Aslında Kepez'in en iyi oyuncusu Gerald Fitch maçın bitimine 5 dakika kala 5.faulunu almasa belki de Kepez kazanırdı maçı.O ana kadar tamamen onun eline baktı Kepez ve o çıkınca da çok aradılar hücumda Fitch'i.Maçın sonlarında öne geçme şansı gene geldi Kepez'in eline ama faul çizgisinden başarısız oldular ve fırsatı değerlendiremeyip tehlike hattında kaldılar.Kepez belki şu an 15.sırada ama düşmeyeceklerinden kuşkum yok,iyi basketbol oynuyorlar kadroları da oldukça iyi.

Son ana kadar çekişmeli geçen maçta ise kazanan taraf Mersin BŞB oldu.Playoff yolunda çok önemli galibiyet aldı Mersin.Pota altında Kimani çok etkili olurken Daçka'da ise Banks ve Hammonds 2'lisi yenilgiye engel olamadı.Mersin'in playoffa gitmesini çok istiyorum,ligin en renkli takımlarından birisi ve çok güzel basketbol oynuyorlar ama özellikle serbest atıs çizgisinden çok kötü attıkları için birçok maçı son saniyelerde kaybettiler.Şu an en azından ligin 5.sırasında olmayı hakediyordu Mersin.Daçka ise genç kadrosuyla ligin güzel basketbol oynayan takımlarından birisi konumunda.Playoff'a giden takımla aralarında 1 galibiyet fark var sadece,oldukça rahat konumdalar ligde ama sanmıyorum playoff yapacaklarını.

Banvit ise ligden düşmesi hemen hemen kesinleşen Ted Kolej'e karşı çok zorlandı.İlk devreyi geride kapadıkları maçı 2.devrede kazanmasını bildiler.Bu maçta zorlanmaları bile oyunlarındaki düşüşü gösteriyor.Son 12 maçta sadece 3 galibiyetleri var birisi maçın sonlarında Selçuk'a,biri dünkü maçta sonuncu Ted'e karşı.Gidişatları pek iyi değil,yaptıkları yatırımın karşılıgını veremiyor bu kaliteli kadro.

Mutlu Akü Selçuk için çok önemli bir maçtı ve İbekwe'den yoksun çıktılar.Onun yoklugunda pota altında Alex Dunn müthiş oynadı 16'da 10 isabetle 21 sayı atıp 11'de ribaund alıp maçı domine etti.Karşıyaka ise deplasmanlardaki kötü gidişatını sürdürüyor.Kadro olarak ligin en kötü takımlarından birisine sahip olan Karşıyaka içerde seyircisiyle bütünleşip maçlarını kazanıyor.Normalde küme hattında olabilirlerdi ama onlar su an playoff yarısının içindeler ve Banvit'le aynı puandalar.

Haftanın Takımı: Fenerbahçe Ülker
Haftanın Oyuncusu: Alex Dunn
Haftanın ilk 5'i: Mehmet Yağmur-Gerald Fitch-Devin Smith--Alex Dunn-Hüseyin Beşok

Kaynak: http://www.globalspor.com/haber/haberdetay.asp?ID=5813
Yazan: Tanju ÇİÇEK

25.12.2008

Beşiktaş Jimnastik Kulübü sadece Futbol kulübü mü?

Günümüz endüstriyel futbol kavramı içerisinde aslında kulüpleri futbol ağırlıklı bir yapı altında olduğunu düşünmek hiç yanlış olmaz ama özellikle Basketbol'un da ileri düzeyde bir yeri olduğunu düşünürsek Beşiktaş bu konuda çok ama çok geridedir.
Kulübün, özellikle Başkan Yıldırım Demirören göreve geldikden sonra yüksek borçlanmaya gitmesi ve hiçbir spor dalında başarı yakalayamamış olmasını düşünürsek belki de diğer sporları unuttuğumuz gibi Futbol'u da mı unutmalıyız?
Yöneticiler sadece Futbol takımının yöneticisi olduklarını düşünüyorlar ama halbuki kulübün yöneticisi olduklarını unutuyorlar.
Beşiktaş Jimnastik Kulübü taraftarları, daha doğrusu Futbol takımının taraftarları artık Başkan ve yöneticilerin dikkatini çekmek için maçlarda bile "Yönetim Basketbola Sahip Çık" şeklinde sloganlar atmaya başladı.
Kulüp takımları arasında salonu olan nadir takımlardan biri Beşiktaş ama maalesef başarıyı yakalayamıyorlar.
Son 2 yıldır yaşanan sıkıntılar her ne kadar yalanlansa da son olanlara baktığımızda aslında işin çok kötüye gittiğini görmekteyiz.
Stonajevic, Marcus Faison ve Mario Austin gibi üst düzey oyuncuları kadrosuna dahil etmesine rağmen paralarını ödeyemediği için bu oyuncular takımı terk etti.
Paralarını alamayan sporcular geçen gün idman salonuna gelmelerine rağmen parkelere çıkmayıp idman yapmadılar. Bununlada yetinmeyip 24 Aralık günü Efes Pilsen ile yapılması gereken hazırlık maçınada çıkmadılar.
Hafta sonu Galatasaray ile bir derbi mücadelesi olacak ama o güne kadar hangi sporcular takımda kalır, kimler parkelere çıkar bilinmiyor.
Ya da kulüp bir ödeme yapar mı bilinmiyor.
Peki, yöneticiler ne yapıyor?
Bildiğiniz gibi Sayın Başkan Demirören ve ekibi Perşembe'den Cuma'ya kaydırdıkları basın toplantısına hazırlanıyorlar...
Gün gelir futbol takımınında oyuncuları idmana çıkmaz, hazırlık maçına çıkmaz ise hiç şaşırmayalım.
Allah sonumuzu hayır etsin...

Altuğ AKTAŞ